Bir şeyler yazardım bazen… Kalemimin yettiği kadar… Ve kalemimin yetmediği yeri, kelamın bittiği yer sanırdım çoğu zaman. Ama yazamadıklarım zihnimde cirit attıkça daha iyi anlıyorum: İnsan, en çok da susarken konuşurmuş.

Bir şeyler yazabilmek için ne gerekir? Bir kalem, birkaç kâğıt, bir tutam yürek, bir büyük yetmişlik ve belki biraz da gözyaşı… Sizce bunlar yeterli midir? Sanmıyorum: Bir şeyler eksik gibi…

Çok iyi hatırlıyorum: Kâğıtsız kalemsiz, kendi yüreğime siktir çekip, gram içmeden ve gözyaşı dökmeden yazdıklarımı. Ve benden okuduğunuz ne varsa bir parçasıdır sustuklarımın. Dedim ya; sustuğunda çok başka konuşur insan.

“Yazmak” dediğim şey de, kaleme seni sormaktır benim için. O da senden bahsetmek için kâğıda ihtiyaç duyar bilirsin. Çünkü kalemin yoldaşı, sırdaşıdır kâğıt. Bu yüzden, yazmak dediğim şey aslında susmaktan geçer benim için.

Şimdi sana yazılmış,
daha doğrusu,
sana susulmuş o cümlelerin,
Gürültüsünü düşünebiliyor musun?

Selim Tuncay

9 YORUMLAR

  1. Selim , seninle bir kez daha gurur duyuyorum.Bu başarınla daha büyük yerlere geleceğine inanıyorum. Senin herzaman arkadandayım , yanındayım. Senin yazılarını , şiirlerini okumak benim için büyük bi şeref. Başarılarının devamını bekliyorum 🌹💕💕

  2. Çok güzel olmuş harika bir yazı yazarısın ve kitap yazarısın seninle gurur duyuyorum iyiki abimsin öz olmasada abimsin yeteneyini iyi kulanıyosun unutmaki seviliyosun unutulamasın 😇😉😍😍

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.