Felsefi Alıntılar kategorimiz, insan doğasının en yalın ama en derin gerçeklerini Denemeler’in babası Montaigne ile keşfetmeye devam ediyor. Bir Düşünce Platformu olarak, dış dünyadaki abartılı mucizeler yerine insanın kendi varoluşundaki gizeme odaklanıyoruz. Bu hafta, Denemeler kitabından seçtiğimiz bu felsefi alıntılar pasajında; babadan oğula geçen mirasın bir damla tohumda nasıl saklandığına dair çarpıcı bir sorgulamaya tanıklık ediyoruz. Montaigne, insanın dış dünyadaki mucizelere duyduğu hayranlığı bir tür “entelektüel kibir” olarak görürken, asıl mucizenin genetik ve ruhsal aktarımda saklı olduğunu söyler. İşte derinliğiyle sarsan o felsefi alıntılar seçkisi:
Alçakgönüllülüğünün başka bir çeşidi vardır ki; kendini yüksek görmekten gelir. Birçok şeyde bilgisizliğimizi kabul ederiz, akıl erdiremediğimiz taraflar olduğunu edebimizle açığa vururuz. İsteriz ki bizi dürüst namuslu adam bilsinler ve başka şeyleri bildiğimizi ileri sürdüğümüz zaman inansınlar bize. Anlaşılmaz şeyleri, mucizeleri uzakta aramaya ne gerek var? Her gün gördüğümüz şeyler arasında öyle anlaşılmaz gariplikler var ki; mucizeler oyuncak kalır onların yanında. Bizi dünyaya getiren tohum, o bir damla akıt ne müthiş şeydir. İçinde babamızın yalnız beden biçimi değil, duyguları, düşünceleri, eğilimleri bile var. Bu bir damla su bunca halleri neresinde saklıyor?
(Kitap 2, bölüm 37)
Montaigne; Denemeler‘den…





