Maraş ve Urfa Olaylarının Felsefi Analizi: Dünyanın Kendi Hakikatinde Açılmasına İzin Ver!

Gerçekliğin tek ve ortak bir dünya olduğu unutulduğunda, insan yalnızca doğaya değil, insana (yaşama) da hükmetme vehmine kapılmaktadır. Kendini hakikatin sahibi sanan her ideoloji, kısa sürede ötekini susturulması gereken bir varlık olarak görmeye başlamaktadır. Türkiye’nin yakın tarihinde derin yaralar açan Maraş Katliamı ve Şanlıurfa/Olayları gibi acı hadiseler, ortak dünyanın mülk gibi paylaşılmak istendiğinde nasıl bir yıkımın ortaya çıkabildiğini göstermektedir. Çünkü bir arada yaşam fikri zayıfladığında, yerini korku, nefret ve tahakküm almaktadır. Tam da bu nedenle bugün yeniden hatırlanması gereken en temel ilke şu olmaktadır:

Dünya tektir ve hiç kimsenin malı değildir.

Gerçeklik, yani Dünya, tektir; hiçbir öznenin mülkü değildir. Bu hakikatin terk edildiği yerde, mantık da ahlak da çözülmeye başlamaktadır. İnsan, teknolojik dünyanın dayatmaları altında kıvranırken, en temel düsturunu yitirmiştir: Dünyanın kendi hakikatinde açılmasına izin ver!

Teknolojik dünyanın dayatmaları içinde kıvranan toplum, aile ve birey; yine bu dünyanın içinden türeyen “-e bilirsin” kipinin mantığıyla hareket etmektedir. Bu kip, kişiye her şeyin mümkün olduğu yanılsamasını sunmaktadır. Başka bir deyişle burada söz konusu olan şey, “mahrumiyetsizliğin sıkıntısı” olmaktadır. Her şey—doğa, insan ve hayvan—insanın emrine, kullanımına ve keyfine hazır hâle getirilmektedir.

Böylesi bir dünyada hiçbir yaşam biçimi gerçek anlamda değer taşımamaktadır. Çünkü kişi, dünyanın ontolojik sınırlarını ve yaşam tarzlarını kendi iradesiyle belirlediğini varsaymaktadır. Bu nedenle diğer türlere, başka varoluş biçimlerine ve yaşam alanlarına yönelik etik sorumluluk da silinmektedir. Tıpkı bir simülasyonda ya da dijital oyunda olduğu gibi, varlık yalnızca müdahale edilebilir bir nesneye indirgenmektedir.

Sonuç olarak ortaya, hastalıklı bir gerçeklik ve bozulmuş bir değerler düzlemi çıkmaktadır. Sınırların ortadan kalktığı bu gerçeklikte ise “öteki” yitirilmektedir; dünyasal varoluş, karşılaşma ve sorumluluk zeminini kaybetmektedir.

Can Murat Demir

başka yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.