3 günlük hastalığım gibisin.
ilk gün haber veriyorsun geleceğini..
ikinci gün ağırlaşıyorsun bende, bedenimde..
ateşim çıkıyor,
gözlerim doluyor.
'sen hastalığındandır' diyorum.
üçüncü ve son gün uzaklaşıyorsun bedenden..
ilacım oluyor 'başka tenler'
atlatıyorum...
Rakıda nöbet tutuyorum dönersen sohbetim ol
Hatırladığım her gün sevgilim
Unuttuğum her gece dayanılmaz ağrılar ol.
Dudaklarım titrerse sevgilim
İçimde bir avuç mutluluk ol.
Kederlenirsem, sevgilim
Canıma tak ederse dumanım...
Yıllar sonra sana yazıyorum.
Sessizliğine, özgürlüğüne
Özgür sandığını tutsak bedenine.
Çok uzun süre zindanda kalışına,
Nefes alamayışına.
Yıllar sonra hala sana yazıyorum.
Yaralarına, içine, ölenlerine
Saygıyla ama sevgisizce.
Yanında olamayanlara, asla olamayacaklara.
Kinim...
Peki ya bağımlı olmak.
Bu bir hastalık.
Bağımlı olmak kendi varlığını reddetmek, kendini yok saymak. “Onsuz yaşayamam” tümcesi de bu durumun iğrenç yansıması. Kişi kendini sevemediğinde...
Kapanmayan bir kaç yaram var.
Tekrar tekrar kanayan,
Ve inançla, aylarca,
Evet tam 10 ay önce girdiğim ve
son kez dediğim bu savaştan,
Tekrar yalnız ve mağlup çıkıyorum.
Bunca yıl...