Nicedir “insan”ın ne olması gerektiği üzerine düşünmüyoruz. Ne edebi, ne sanatsal, ne ruhani olarak onu konu edinmedik, onu kendi kaderine terkettik. Onun hangi virüslerle...
Yazmak çok asık suratlı bir iştir. Bunu ispatlayamam. Çünkü yazarken aynaya bakabilen kişi sayısı çok azdır ya da hiç yoktur. Kendi mimiklerimize dikkat ettik...
Sessiz ruhlar... Onlar kendi içlerinde besledikleri karanlıkta yaşarlar. Çok derindedirler, şiirin ve kadının en hassas organlarına dokunmayı severler. Bu yüzden bir sokakta ya da caddede...
Bana göre fantastik bir eziyet tanımı var. Güldüren şeylerden korkmak, ya da bunun gibi bir şey... Hiçlik, yıkıcılık delilikle örtüşür mü bilmem ama bazen...
Göz kamaştırıcı ışınların tinsel tuzaklara boyun eğdirerek ve bir görkemli esrimenin karanlıklarını delerek geldiği atmosferde ansızın beliren yedi kafalı yılanlar, kendi şarkılarını söyleyen yunuslar,...