Ölümsüzlüğü değil, ben sadece seni istedim. Şimdilerde ölümü dileniyor ruhum ve her yanımdan sarkan yalnızlık buzulları, üşütüyor kimsesiz bedenimi... İşte sana bir erkeğin yalnızlık...
bir zaman yolcusudur acı
onunla her karşılaşma garipliklerle doludur
hiç tanımadığını zannedersin
o ise inadına seni bekler
aileden biriymiş gibi
bir zaman yolcusudur acı
gündüzden yorgun gece hep onu düşler
eskilerden...
Kalbine dokunabilmeme bile ihtimal vermiyorken, daha fazlasını yaptın; beni kalbine aldın. Bu da yetmezmiş gibi aşkı yaşatıyorsun. Sadece elinden tutmak isterken ben, yüreğini açtın...
isa kimsesiz bir çocuktu
yusuf marangozun meryeminden doğma
önceden müjdelendi doğumu
kızıl venüsün şefkatli kucağında
isa hayaller gören bir çocuktu
beşiğinde konuşan tanrı
çoban değil koyundu
sürüsünü çakallara sattı
isa acı çeken...
küçük günışığım
sensiz ruhsuzum
gölgem bile yok
sokaklarda
küçük günışığım
aşkımın bekçisi
varoluşum
sensiz anlamsızım
nefes alamam tenin yokken
küçük günışığım
hayatım ellerinde
ben seninim o yataktayken
gezinen dudaklarım
dokunan ellerim
cennetini ararken
ben hep seni düşlerim
küçük günışığım
bırakma sakın
sensizken...