işgal ettiğim bu beden gereksiz bir sızı içinde
çarpık organların kusursuz cinayetleri
güneşten kaçan bir hayvanın vahşiliğinde
yıldızların ağıtlarını yazdım
yüzyılların üstüne
onursuz mevsimleri geride bırakarak
ortak oldum
kralların üzüntüsüne
kitaplar rüzgârın...
...
her öptüğümde rengi değişen havanın ardından
yolculuğum başlıyor
tüysüz ve dikenli bir tarla kuşu misali
aşkımın hasadı gökyüzüne sığmıyor
bana bir şey söyle içinde hiçbir şey olmasın
o kadar...
kupkuru bir ağacım sen yokken
ne bir meyvem var ne de bir gölgem
yine de sarılıyorum bana bıraktığın cılız dallara
ve her gece kendi hayaletimden korkarak
tekrar tekrar...
gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme
söz vermiştin hatırlıyorum
bütün benliğinle
içmemeliyim demiştin
gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme
dudaklarının dumanla sevişmesini
kıskanıyorum
gözlerimi kapatıyorum
kovalarken ölüm bizi
nikotin cennetinde
her yerini arzuluyorum
gözlerimi kapatıyorum sakın sigara...
serserilerin bir kavanozdan çektiği
sakız kıvamındaki tırnak boyası kadar
kırmızı bir yok oluştur kader çelimsiz ve içten pazarlıklı
öldürecek veya yaşatacaktır seni
sakin bir karının sıcacık koynunda
şarapçı aylak...