James Joyce’un Ulysses’te “mitsel yöntem” (mythical method) kullanımı, modern edebiyatın çehresini değiştiren ve sanatı kaotik bir çağda yeniden olanaklı kılan en radikal yapısal devrimlerden biridir. Ünlü şair ve eleştirmen T. S. Eliot’un 1923 tarihli o meşhur “Ulysses, Order and Myth” makalesinde belirttiği gibi, Joyce miti alelade bir süs olarak kullanmaz. O, Antik Çağ ile modern dünya arasında kesintisiz, organik ve sarsıcı bir paralellik kurar. Homeros’un Odysseia destanını modern Dublin’in sokaklarına, sıradan insanların sıradan günlerine (16 Haziran 1904) uyarlayan Joyce, kendisinden sonraki kuşakların da izlemesi gereken devrimci bir metodolojinin öncülüğünü yapmıştır.
Joyce, miti kullanırken, çağdaş dünya ile antik çağ arasında kesintisiz bir paralellik kurup onu işleyerek, kendisinden sonra başkalarının da izlemesi gereken bir yöntem geliştirmektedir. […] Bu yöntem, özünde, çağdaş tarihin oluşturduğu o engin boşunalık ve anarşi panoramasına düzen vermenin, onu denetim altına almanın, ona biçim ve anlam kazandırmanın bir yoludur. […] Artık anlatısal yöntemin yerine mitsel yöntemi kullanabilmekteyiz. Bana göre bu yöntem, modern dünyayı sanat için olanaklı kılmaya yönelik önemli bir adımdır […].
T. S. Eliot, “Ulysses, Order and Myth” (1923), içinde Modernism: An Anthology, ed. Lawrence Rainey (Oxford: Blackwell, 2005), s. 165.




