Özlemiştim baharı, çok iyi oldu tekrar yola çıkmak. Trende eve dönerken henüz çiçeklenen her bir ağaca selam veriyordum sanki. Çok da hızlı değildi tren....
Ne sağlam bir pabuç kalır yarına,
Ne de kokuşmamış bir çorap
Taşıyorsa eğer koca bir insanın yükünü.
Ağzımdan dökülen ilk cümlemin mısraları oldukça şaşkınlık yarattı Jerzy’de. Kayalıkları...
Kaotik cümlelerime gölge düşmeye başladı. Beslendiğim ışığın üzerimde bıraktığı gölgenin eseri bu. Var olmanın dansını sadece gözler izleyebiliyorken, beni sadece gölgem koklayabiliyor. Ensemdeki nefes...
Jerzy efsanelerde yaşamaz. O da tıpkı bizim gibi düşünmeyi sever. Şüphecilik. Önce şüphe etmeniz gerekir öğrenme sürecinde. Sonra başka bir el gelir sanki sizleri...
İnsanlar doğada geçirdikleri zaman boyunca huzur duyar, yenilenir; kötü enerjilerinden arınmış hissederler. Çünkü bizlerin yaratabileceği en etkili sanatsal öğeler bile doğada bir şekilde/bir düşünce...
1. Kendini Serimleme: Politik Bir Ölüşün Retoriği
Belagat, bir kendinden geçişin haklı bildirgesidir. Bir kendini serimleme, bir politik ölüş, bir hezeyanın...
Kazanç ve zarar, toplumsal düzenin ve doğanın işleyişinde birbirini besleyen ayrılmaz bir ikilidir. Montaigne, Denemeler eserinde Atinalı Demades’in bir cenazeciyi...
Mitoloji ve mitolojik öğeler insanlar için geçmişten günümüze hep merak konusu olmuştur. Sinema filmlerinde, kitaplarda, müzelerde, antik figürasyonların bulunduğu çeşitli...
bazen
aşık olmadığım zamanlarda adamlığımdan bile şüpheleniyorum.
içimden konuşuyorum kendimle,
"aşk yoksa adamlık neye yarar ki?"
adam olabilmenin tadını en çok aşk'la çıkarabildiğimi farkettim.
aşk...
Mantıksal Atomculuk, 20.yy’da ortaya çıkmış modern mantık ve dil felsefesinin önemli bir uzantısıdır. Bertrand Russell ve Ludwig Wittgenstein gibi filozoflar...
Ben sadece seni özlemiyorum.
Ciğerimi deşiyorlar, gölgeler geçiyor ruhumdan, tenim tenine sesleniyor.
Ben sadece seni özlemiyorum.
Biraz hoş sohbet oluyoruz göğe, biraz kana...
Karanlığa aldanan bir şey barındırıyordu iradesinde. Belki de sürekli korkuyla dolaşan, asla mutluluğu tatmamış biriydi. Karamsarlığını çok iyi saklamış olan...
Nietzsche önermiş olduğu bu seçkinler toplumunun sürekli rekabet ve savaş durumunda, yani toplumun her bakımdan hep gerginlik halinde örgütlenmesi sonucu...
Montaigne’in bu pasajda ulaştığı en sarsıcı gerçeklik, insanın boynundaki zinciri koparsa bile halkalarını yanında taşıdığıdır. İçsel özgürlük, dış dünyadaki bağları...