Aylak İşte…

Aylak figürü, modern yaşamın hızına karşı direnemeyen ya da bilinçli olarak dışına çıkan bir varoluş biçimi olarak belirir. Bu metin, aylaklık hâlini yalnızlık, yabancılaşma ve sokak deneyimi üzerinden ele alarak bireyin şehir içindeki konumunu şiirsel bir dille tartışmaktadır. Aylaklık burada bir eksiklik değil, varoluşun kendi içine kapanan özgül bir ritmi olarak okunmaktadır.

aylak
elleri cebinde yürür
aklında sürekli tüten bir izmarit yalnızlığı
o sadece kendisini düşünür

aylak işte
diline eski bir melodiyi dolar
tek yoldaşıdır
esmer kaldırımlar

aylak
gezinir hayatın terasında
hoyratça saldırır

kendisi gibi olmayanlara

aylak işte
tek derdi yaşamaktır
nefes alıp vermek için
ekmek ve sigara tek sırdaşıdır

aylak
sokakları arşınlayan tek adamdır
yırtık gömleğine benzer hayalleri
bu yüzden aşıktır gökyüzüne

aylak işte
ne yapsa yeridir
kimseye güvenmeyen sokak lambaları
onun tek mabedidir

aylak
umutsuzluğun bir bedendeki en güzel halidir
ve bunu bilir bunu söyler
her keresinde
acısını böyle dindirir

aylak işte
o hayatın sıradan bir tekrarıdır
hastalığını yalnızca kendisi bilir

Can Murat Demir

Bu metin “aylak” figürü üzerinden modern öznenin hem sosyolojik hem de varoluşsal bir çözülüşünü kurmaktadır. Aylak, burada yalnızca toplumsal işlevden düşmüş bir beden değil, aynı zamanda anlam üretim mekanizmalarının dışına itilmiş bir bilinç formu olarak belirir.

ötekilerden

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.