Yalnızlık çok konuşmak mıdır? Çok susmak mı?
Kendi başına çok konuşmaktır bazen.
Ve belki hep çok susmak.
Öyleyse Tanrı bize sesini duyuramadığı için mi yalnız?
Yalnızlık Tanrılaşmak mıdır?
Tanrı...
Göz bebeklerimden kalbime düştün. Orada kal! Kal ki; oksijenim ol. Kal ki; tanrım yapayım seni. Sen kokayım buram buram. En acımasız zamanlarda sana sığınayım....
Kalp bakireliğinin yanında seri bir cinsellikle bir kez daha kırılmıştı kalbi. Her ilişkisini piyanonun tuşlarına benzetiyordu. Her ilişkisini aşk sandığında daha sert notayla karşılaşıyordu....
Bir Tanrı,
Bir Sen..
Yalnızlıklar kumpanyası.
Gökyüzü mavi, biz griydik.
Aşkın toz pembe, ihanetin kan kırmızı,
Gidişin ceset laciverti.
Gökyüzü kana bulandı şimdi, Tanrı merhametini çekti üzerimizden,
Mahalle abilerinin raconlarına ters...
Yoksulluğumun sesiydi. Solunda gelen ses, benimdi.
Bazen çırpınışımdı belki, bazen egoydu biraz.
Hep yoktun ama, hiç olamamıştın ya da.
Eksik bir şeyler vardı hep, ellerin miydi sahi?
Ya...