saçların
bir uzun yoldur tenime
dokundukça esmerleşir
acıyan yerlerime
ama yine de isterim kokusunu
uçuşmasını
rüzgarla savaşmasını
saçların
erkekliğimin sığ sularında yüzen
yelkensiz bir gemidir
nefesim olmadan
hiçbir yere gidemeyen
saçların
kaosun ortasında beni saran
amansız bir tanrıdır
saçların
saçların...
o gün gözyaşlarım kristalleşti
ve avuçlarına düştü
hesaplamadığım bir anda
karıştı tenine
gözyaşlarımın prensesi
bir adamın çırpınışı gibi
son sözleri
sonra yine ağladım sessizce
korkma benimsin
ayrılsak bile dedi
gözyaşlarımın prensesi
oysa beni ağlatan şey
saflığının...
dağılmış zerreler haneler sessiz
viran bakışlar korkak gözler çaresiz
büyük gelir olmuş üzerimizde durmaz insanlık
yaşamak zor artık inandıklarından kaçarak
ödünç nefesler pay edilememiş
hiç kimse kendinden önce ölmemiş
sevgiye...
Ölümsüzlüğü değil, ben sadece seni istedim. Şimdilerde ölümü dileniyor ruhum ve her yanımdan sarkan yalnızlık buzulları, üşütüyor kimsesiz bedenimi... İşte sana bir erkeğin yalnızlık...
Felsefi şiir dünyasında bazı duygular, biyolojik sınırların ötesine geçerek varlığın temel bir parçasına dönüşür. Can Murat Demir’in "Bir Zaman Yolcusudur Acı" adlı eseri, acıyı...