saçların
bir uzun yoldur tenime
dokundukça esmerleşir
acıyan yerlerime
ama yine de isterim kokusunu
uçuşmasını
rüzgarla savaşmasını
saçların
erkekliğimin sığ sularında yüzen
yelkensiz bir gemidir
nefesim olmadan
hiçbir yere gidemeyen
saçların
kaosun ortasında beni saran
amansız bir tanrıdır
saçların
saçların...
o gün gözyaşlarım kristalleşti
ve avuçlarına düştü
hesaplamadığım bir anda
karıştı tenine
gözyaşlarımın prensesi
bir adamın çırpınışı gibi
son sözleri
sonra yine ağladım sessizce
korkma benimsin
ayrılsak bile dedi
gözyaşlarımın prensesi
oysa beni ağlatan şey
saflığının...
dağılmış zerreler haneler sessiz
viran bakışlar korkak gözler çaresiz
büyük gelir olmuş üzerimizde durmaz insanlık
yaşamak zor artık inandıklarından kaçarak
ödünç nefesler pay edilememiş
hiç kimse kendinden önce ölmemiş
sevgiye...
Kalbine dokunabilmeme bile ihtimal vermiyorken, daha fazlasını yaptın; beni kalbine aldın. Bu da yetmezmiş gibi aşkı yaşatıyorsun. Sadece elinden tutmak isterken ben, yüreğini açtın...
her zaman yağmur yağmaz
sözcükler ıslanmadıkça
güneş kendiliğinden doğmaz
her zaman yağmur yağmaz
ruhunun konçertosu yükselirken
mevsimler içine sığmaz
her zaman yağmur yağmaz
ateşin yakarken gökyüzünü
tanrının adı bile duyulmaz
her zaman yağmur...