Bir Cinnetin Ürünü: Antonin Artaud

Artaud özgün ve estetik bir cinnetin ürünüdür. Felsefe yapmaz, zira düşünceleri bir filozofunkinden daha tehlikelidir. Saldırganlık ete ve bedene olan düşkünlüğünden kaynaklanır. Beden karşısında akıttığı onto-erotik salyalarını sanatçı görünümlü Tanrı’dan başkası silemez.

Nihai ürün olması onu oluşum sürecinin dışında tutamamıştır. Sesi ve tavrı ölümcül bir melodramın içinde yankılanır. Bu bir rol değil, bir dıştalamadır; yanıltıcı bir işaret fişeği gibidir, onun üzerimizde oynadığı küçük bir oyundur. Artaud’un “kimliksiz ve renksizdir” söylemlerinin ayak izlerini takip ettiğinizde cehennemin ateşini hissedersiniz. Bir acı simsarının sefil ruhuna neyi yaftalayabilirsiniz ki? O sadece bedenini –bedenleri arar, bir vahşetin tiyatrosunu kurgular, oynar ve sonlandırır. Hayatı bedenler üzerinden kazanan bir şair: Artaud. –Acı ile iç çeken bir hokkabaz.

Bir anti-varlık/düzenbaz.

Bir uyaran/bir akıl hastası olarak insanlığa faydası bir sineğin bok üzerindeki rolü kadar yapmacıklıdır. Yapışkanlığı ve hamlığı buradan gelir. Şiiri pislik, felsefesi pür nefret kokar. O samimi olan kötülüğün sözcülüğünü cehennemin kapılarını tırmalayarak yapar. Artaud İsa’nın sol kaburgasına eşdeğerdir. Artaud bir işkencecinin en zorlu sınavı olabilir, zira bilinçsiz olana acı çektiremezsin. Evet, bedenini uluyan her akıl hastası tanrısal özü çirkefe batmış bir düzlemde hissetmek, tatmak ister. Tipik bir beden mucidinin hareket tarzı. Akıbeti kestirilemeyen Artaud, ölüm ve varlıktan irkilmeyen bedbaht bir felsefe yapar. Yaptıkça sesi daha da yükselir ve ilahi olana sırnaşır — onu dürter.

Tükenmek nedir bilmeyen saldırı planlarının ardında bir “varlık” düşmanlığı yatar — sefil ve huzursuz. Artaud sinsi ve kirli bir beden taşır. Uzuvları bayattır ve kokar. Nefret kokar tüm delikleri. Ahlak ona göre bu ıslaklıkla baş etmekle mümkündür. Uzar gider/Pisliğin hiyerarşisi, yazık. Asla alttaki üsttekine tecavüz etmez. Alttaki, üsttekine küfür eder ve onu alaşağı etmek için fırsat kollar. Arzularını yakar.

Saldırı planı: Küfür ve Şiddet

Her küfrü bir saldırı planına, her planı bir üretime gebedir. Onun sanatsal küfürlerinin toplamında şu telkin olabilir: Toplumsal olan hastalıklıdır/Artaud umutsuzdur: “Dünyada acıdan ya da umutsuzluktan başka duygu var mıydı?” tümcesi onun peygamberliğini müjdeler. Bu saatten sonra Artaud bir elçidir, bir cinnet elçisi.

Mutlak olana ulaşma arzusu onu da zehirler ve zamanla bir hayalet haline gelir. Artaud intihara ve akıl hastalığına meyilli bir budala olarak tıp için bir faciadır. Bir psikiyatrik müdahalenin boşunalığını en estetik şekilde ispatlamıştır. Onun ağzından iyiniyetli bir temenni:

Anti-insan olarak beni kabullenin ve bağrınıza basın;  ben öz evladınızım.

Can Murat Demir

patika-yollar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.