Stirner, BvM'nde etik olgusunu sorgularken, etik kapsamında var edilen cinselliği dönemin hoşgörülü liberalleri bile provoke edecek kadar rahatca eleştirir. Törenin cinsellik üzerindeki baskısını eleştiren...
Yazılı ve sözlü ifade ettiğim her düşüncem daha iç dünyamda kaosun sisli ve bulanık resminde adlanırken, ben'den uzaklaşmaktadır. Kendimle yaşadığım bu içsel deprem, kendimi...
Dil felsefesi tarihinde en sarsıcı kırılmalardan biri, Max Stirner’in "Biricik" kavramıyla gerçekleşir. Stirner’e göre "Biricik", bir sözcük olarak telaffuz edilse de aslında hiçbir kavramı...
"Şiirimle, bütün olanakları kullanarak, insan denen bu yırtıcı hayvanın ve böyle bir haşaratı yaratmaması gereken Tanrı'nın canına okuyacağım."
Lautréamont, binbir metamorfozlarla insan adını taşıyan yaratığa...
Bugün “Hingabe” sözcüğü üzerine düşünürken, sözlük karıştırdım. Türkçe’de “terk”, “feda” ile karşılanıyor. “Hingeben” terk etmek ise, sevgi bağlamında kendini terk etme(k)’dir, kendinden vazgeçme, kendini...
Kilisenin (feodal skolastik sistemin) egemenliğinde kasıp kavrulan Avrupa insanının var olma sorunlarının artık dünyevileştiği, özgürleştiği bir evredir Rönesans Dönemi. Bu...
Felsefi öykü kategorisinde varoluşçu bir başkaldırı sunan bu anlatı, bir bitirme tezinin ötesine geçerek insanlık tanımını yeniden yapmaya yelteniyor. Can...
Nekrofiliyi, ölü-sevicilik olarak olarak tanımlayabiliriz, bunu hemen hemen herkes bilir. Nekrofili olan kişi, cinsel ihtiyaçlarını ve fantezilerini ölü bedenler üzerinden...
İhanet ve Kendini Bulma, Mine Saka’nın satırlarında bir son değil, sarsıcı bir başlangıca dönüşüyor. Bir zamanlar asla kapanmayacağı sanılan yaraların,...
Yazar Dücane Cündioğlu, son kitabı ‘Motto’yu, bir tür çatı arası metrukatı, evrak-ı perişan olarak tanımlıyor. Çünkü Kapı Yayınları’ndan çıkan kitap,...
yalnızlık
"seni seviyorum"lu cümleleri
fahişenin göğüslerinde öldürecek kadar ağır
ve
sevişirken tanrının adını anacak kadar asidir...
Beni neden hiç aramıyorsun? Gerçi arasan da ne konuşacağımı...
Derrida: "Stirner’le birlikte şöyle bağırabiliriz pekâlâ: ‘Evet, tüm dünyada hayaletler kol geziyor!"
Bu tümceyle Marx’a bir gönderme yapıyor. Marx’ın komünizme dair...
Ricoeur için "sonsuzluk", yaşamın ötesinde bir yer değil, anlatının (story) kendi içindeki anlam yoğunluğudur. Yaşamımızı "doğdu, düşündü, öldü" gibi lineer...
Paris sevgisi, felsefe tarihinin en büyük denemecisi Montaigne için yalnızca bir yerleşim yerine duyulan bağlılık değil, aynı zamanda kişisel kimliğinin...