Nietzsche, bir uç-istencidir. Her iki uçta aynı anda olabilendir. Bu, ona özgüdür.
Stirner, üst-uçtur. Stirner, dip-uçtur. Üst ile dibin Bir oldukları bir an vardır. O...
Toplum felsefesi, bireyin içine doğduğu yapıların (aile, okul, devlet) ruh üzerindeki inşa sürecini ve bu sürecin yarattığı yabancılaşmayı sorgular. Bir Düşünce Platformu olarak, bazen...
Gözler büyüleyicidir, ağız baştan çıkarır, göğüs ve kalçalar heyecanlandırır, ama saçlar, evet, saçlar! Güzelliğin asıl yeridir şeytani güzelliğin kökeni! Bir şair yoktur ki saçlardan...
Bu gezegende doğdukları günden bu yana bağlandıkları bir öğreti için cinayeti mantıkla ya da âhlâkla meşrulaştırmaya çalışan milyonların benim ruhumda bir sineğin vızıltısı kadar...
Her kim tin, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve daha nice kavramlar üzerine yaşamını kuruyor ve o çizgide yaşıyorsa, dindar olandır hatta sabit fikirlidir. Ben’i dışında...
İdeoloji, bir insan hastalığıdır. Sözde bir kurtuluşu (selameti) müjdeleyen fikirler manzumesidir. Dünyevileşen insanın -içgüdüsel olarak- toplumun diğer katmanlarına hükmetmek üzere...
"Nasıl Okumalıyız?" sorusunun yaşantımızla ontolojik bir ilgisi olsa gerek. Bu soru üzerinde biraz düşündüüğümüzde karşımıza şu sav çıkar: Nasıl yaşıyorsak...
Gidiyordu..
Kalbinden gidiyordu.
Yavaş yavaş farkettirmeden,
Yaşanacak onca şey varken..
Buse biliyordu, farkındaydı.
Sesini çıkarmıyor, sadece seviyordu.
Yaşanacak şeyleri yaşamaya çalışıyor.
Çabalıyordu..
Önceki filmi Buse bitirmişti, bu sefer...
Felsefi öykü kategorisinde varoluşçu bir başkaldırı sunan bu anlatı, bir bitirme tezinin ötesine geçerek insanlık tanımını yeniden yapmaya yelteniyor. Can...
Felsefi öykü kategorisinde, bir ormanın derinliklerinde insan avlayan Rose’un hikâyesi, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil, aynı zamanda bastırılmış anıların...
Max Stirner'in Biricik ve Mülkiyeti adlı eserini Türk felsefeseverleriyle buluşturan Halil İbrahim Türkdoğan ile birlikteyiz. Hocam öncelikle bizi kabul ettiğiniz...
Teolojik felsefe ve Levinascı Etik perspektifinden bu metin, felsefeyi bir "tanınma" çabası değil, tanınmamanın yarattığı o derin "Ara-Hâl" olarak tanımlar....
Fikri yalnızlık —ya da yalnızlığın metafiziği— insanı acımasızca ezen, tek başınalığa iten, melankolinin dar boğazlarında dolaştıran bir tür kötü huylu...
Felsefe Hayat'ın 4. yılına ithaf edilen bu özel metin; zamanı yok edenlerin, ölümü yeniden tanımlayanların ve ruhun derinliklerindeki gerçekleri kağıda...