yazar profil sayfası

50 YAZI YAZDI
0 YORUM YAPTI

Düşüş

Tek, kendini atılmış hisseder önce. Sonra kendini atılmış düşünür – bu gücü Hiç’ten alır. Bu güç vardır zaten, bu güç varoluştur. Varoluş, Hiç’in bilincidir....

Max Scheler ve Hiç

Max Scheler (1874-1928), insanın düşüşten kurtuluşunu birincisi dogmayla ikincisi tinle aşılabileceğini ileri sürer. Şöyle der: hiççiliğin aşılması aşamasında tanrılar yaratılır. Scheler, tanrıların karşısına tini...

Ego ve Kendi

Ben, halklar ve insanlık ölünce doğarım Sen ey çilekeş Alman halkım Nedir acın, ıstırabın? Canlanamayan bir düşüncenin acısıdır seninkisi. Daha horoz ötmeden kaybolan hayaletin acısıdır. Yine de kurtuluşun ve...

Vinterriket

Anlamsızlığın çalkalanan düşüncelerinde hapsolmak, sonsuz gecenin azap saçan örtüleri tarafından ezilmek. Ormanın karanlık kıyısında çürüyen tek başına duran bir ağaç, sonsuzluğa dikmiş gözlerini, son nefesini veriyor. Bulanıklığın örtüleri...

Ben/Sen

BEN Kendi’mi özlediğim anlarda gölgem olduğumu biliyorum. Kendimi özlemek değil, kendimi tüketmektir ruhumun istemi. Ben ruhumu yaşayarak ölüyorum her gün biraz daha ve bundan haz alıyorum, bazen...

DÜŞÜNME yolları

Filozofça Olanın Ölümü Üzerine: Kavramlara Olan Faydalı Bir Düşmanlık Öğretisi

İçimde taşıdığım varlık kırıntılarının ayak izlerini takip ederek tüm filozofça söylentilerin üstüne basıyorum, kendimi ve egomu hiçe sayarak karanlığın zehirli...

Saatli Gecekondu Bir Gerçek Doğurdu: Acı, Babadan Oğula Geçer

Bizim oralarda ve zamanımızda (yani babamın babasının babası zamanında) babadan oğula geçermiş acı: kısa günün karı,  “kolay kazandım” diyebilirim, hiç...

Tabula Rasa II

Ludus Başlarken başlangıcı kaybeden ve durmaksızın kendini tekrarlayan, kesintisiz bir devinimin sonu çağrıştıran fakat asla sonlanmayan ve sonlanamayan bir buradalık; buradasın...

The 39 Steps

Bay Hafıza’nın (Wylie Watson) gösterisini izleyen Richard Hannay (Robert Donat), salondaki kargaşadan kaçarken, çıkış kapısına Annabella (Lucie Mannheim) adlı genç...

Toplumsal Kurallar Ahlakın Ölçüsü müdür?

Montaigne’in kendisi bir hukukçu olmasına rağmen, yerleşik yasaların insan ruhunu kavramaktaki yetersizliğini büyük bir açık yüreklilikle dile getirir: İnsanların düşüncelerinin çoğu,...

Demir Can ve Ruh-eşi Yeter Bayram’a İthafen

Karanlık ufkun ardından güneşin altın şafağı doğmaktaydı... Karanlıklarda var olan sevginin ölümsüzlüğü kaybettiği son zerresini aramaktaydı. Uzun ince acı dolu yollardı...

Serdar Bayraktar’ın İlk Kitabı Görücüye Çıktı!

felsefehayat.net yazar kadrosunun başarıları bitmek bilmiyor. Bu kez Serdar Bayraktar ...Ve Siyahtı ile karşımızda...  Yaklaşık 1 senedir yazar kadromuzda yer alan yazarın ilk...

Tavşan Yahnisi

Bu gün Jerzy ile karşılaşmak için dereye gittim. Malum, bizim yerleşke yeşillik. Açık golf sahasının içinden dereye ulaşıyorsunuz. Bizim golfçüler...

Kitap ve Yaşam

Ne yaparsınız bu adamlara: yazılı olmayan lafı dinlemezler, kitaba geçmedikçe sözlere inanmazlar, gerçeğe sakallı olmadıkça kulak vermezler. Budalalıklar yazı kalıbına...

Dönüşüm’e Ontolojik Özne Değerlendirmesi

A) ÖZET Dönüşüm, Franz Kafka’nın 1915’te yayımladığı öykü türündeki eseridir. Edebiyat dünyası tarafından kabul edilmiş bu eser, sadece edebi anlamda hayat...

Daha Sonra‏

Sigaraların birini söndürüp diğerini yakınca, zamanın çoğaldığı, uzadığı filan yok. Yazmam gereken makaleyi yazmak için sahip olduğum zamandan daha fazlası...

Merhaba

Merhaba, Ben bendim biraz, kırılmadan önce. Gökyüzü maviydi ve uçurtmam beyaz. En büyük hayalimizdi sevda. Merhaba, Ben bendim biraz, senden önce. Tanrı sadece vermişti gökyüzünü, Ben boyadım...

Ve “O”

akşamım, sabahım günüm,  günlerim var. ve “O” acıkan, doyan ama acısı duyulan anlarım var. ve “O” yollarım, yolcularım hallerinden memnun cam kenarındakiler, arta kalan camda gördüklerim var. ve “O” uzak,...

Acılar Masal Olsun

Küfür gibi terk ettin. Karakterine yakıştı sevgilim. Kimse senin kadar ana avrat düz gidemezdi. Benden sonraki durakların kimler acaba? Kiminle...

Bir Mistiğin Yol Haritası: Simone Weil ve “Tanrı Aşkı”

Bazı yazarların üretimleri birbirini tamamlar ya da ikame edecek niteliktedir. Bu nitelik aslında daha çok sosyal bilimler alanında geçerlidir: yani...

Can’ın Cevheri

gece ki, uyandığı uykusuyla kapımda, beden uyusa ne çare? görmeye yetenekli gözler, Işığın karşısında yitirir lütfunu açık dursalar ne çare? duydukların ile şekil bulan sözler yer...