Yüzleşme

Hafıza Metafiziği, zihnin kendi yarattığı hayaletlerle kurduğu o tehlikeli ve yaratıcı ilişkiyi mercek altına alırken, insanın varoluşsal senaryosuna duyduğu yabancılaşmayı ifşa eder. Çiğdem’in bipolar döngüsünde “yeni bir yüz” arayışına girmesi, aslında Hafıza Metafiziği bağlamında bir kimlik inşası çabasıdır. Jerzy’nin bu arayışa verdiği devrimci cevap; korkuları yok etmek yerine, onlara vücut bulma ve birer karakter olarak “karizma kazanma” şansı tanımaktır. Bu metin, şarlatanların gürültüsünü susturup maskelerin altındaki o sancılı hakikatle, yani Hafıza Metafiziğinin en çıplak haliyle yüzleşme öyküsüdür.

Yüzleşme!
Tam da korktuğun an,
Şu an karşında işte.
İnanma gerçekliğine!
Yok et zihninde,
Ki
Gerçekte de yok olsun.
**
**
Bu sesler geçiyordu zihninde, fakat farkında değildi Cigdem. Bipolar hastası ve tam da depresyon zamanlarıyken. Manik ataklarında annesi başta olmak üzere cinci hocalar gezdirilmiş, kurşunlar döktürülmüş, şarlatanlar tarafından tacizlere uğramıştı. Zaim’le karşılaştıklarında Gudubet annesi de yanındaydı. Köye kesin dönüş yapmışlar. Pazarda domates tezgahında denk geldiler. Jerzy bana sordu, ben de “iyi napsın” dedim. Annesi de çok selam söyledi, kekik istedi, her zamanki gibi. Ayrılmak üzereyken yavaşça yanıma sokulup “Ben annemi ikna ederim, Jerz’den kekik almaya diye çıkar, beraber oturur takılırız.”

***

“Yeni yüz istiyorum,” dedi Jerzy’ye. Ardından Jerzy mikrofonu bir eline aldı!
” Nedenini bir türlü anlayamadığım şey, insanoğlunun hayat oyununu oynarken hep senaryoyu baştan bilme isteğidir. Onun bir tık üstünde insanlar var, onlar da kendi maskeleri ve kalın duvarları içerisinde senaryoya bağlı kalarak yaşamak isteyenler. Bir tık daha iyisi tarih yazanlardır zaten. Kalın duvarlar kolay oluşmuyor, emeklere saygı göstermek gerekebilir.
Yeni bir yüz istemiyorsun, Çiğdem; bana senaryoyu soruyorsun. Senaryoyu bildiğinde en iyi hazırlanacaksın çünkü. Sadece sensin. Çevreni gücünün tümünü kullanarak hazırlanacaksın. Elinde olan imkânlarla en iyi kostümünü giyeceksin. Kimseyi de istemezsin, sonra o da hikâyenin başka bir boyutu zaten.

Bu senin arada halüsinasyon olarak gördüğün nesnelere ya da enerjilere fırsat versen, onlar da hazırlanıp gelecekler zaten. Hiç kimse hayat oyununa kötü çıkmak istemez. En karizma hallerine girmek isterler. Sen onları yok etmek isterken ben sana nasıl senaryodan bahsedeyim?

***

Güzel gördüğün, aklına yatan, gıcık olduğun ama kafandan atamadığın, korkuların olarak zihnine yerleşenler, sevinçli hikayelerin hepsi vücut bulmak isterler. Canlanmak, dünyayla bir arada olmak, her zaman seninle olmak isterler. Onlara fırsat ver ya da kafandan çıkartma yollarını arama. Kendileri geldikleri gibi giderler zaten.”

K. Jerzy

başka yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.