Montaigne, Denemeler’de yasa ve ahlak felsefesinde bireyin içsel vicdanı ile dışsal toplumsal mekanizmalar (yasalar, dinler, gelenekler) arasındaki uzlaşmaz çatışmayı en çıplak haliyle ortaya koyar. Michel de Montaigne, eserinin farklı bölümlerinde (Kitap 1, Bölüm 2 ve Kitap 3, Bölüm 9) insan zihninin nasıl çocukluktan itibaren dogmalarla örüldüğünü ve kurumsal yasaların “iyi insan” olmayı tanımlamadaki acizliğini sarsıcı aforizmalarla gözler önüne serer.
İnsanların düşüncelerinin çoğu dinler ve yasalar gibi, eskiden beri süregelen inanışlara dayanır. Herkesin konuştuğu gibi konuşmayı öğreniriz, herkesin düşündüğü gibi düşünmeyi de tanıtma örgüsü ile birlikte benimseriz; içimize yerleşen bu sağlam örgüyü artık sarsamayız, doğruluğundan kuşku duyamayız. Tersine, herkes bu dışarıdan gelme inanışı elinden geldiğince pekiştirmeye çabalar.
(Kitap 1, bölüm 2)
Hiçbir iyi insan yoktur ki bütün yaptıkları ve düşündükleri yasalara vurulursa hayatında on kez idamlık suç işlememiş olsun, hem de ceza görmeleri ve yitirilmeleri çok yazık ve çok haksız da olsa. Öyle insan da vardır ki yasalara uymayan hiçbir şey yapmamış da olsa iyi insan diye övülmeyi hak etmez; filozof da onu haklı olarak kırbaçlar.
(Kitap 3, bölüm 9)
Montaigne; Denemeler‘den…
Montaigne’ye göre ahlak, devletin ceza yasalarıyla ya da toplumun ezbere dayalı inanç sistemleriyle ölçülebilecek kadar sığ bir olgu değildir. Montaigne, Kitap 1, Bölüm 2’de insan zihninin toplumsallaşma adı altında erken yaşta nasıl sömürgeleştirildiğini anlatır. Ona göre insanların düşüncelerinin ezici bir çoğunluğu, kaynağını kendi özgür akıllarından değil, dinler ve yasalar gibi eskiden beri süregelen, sorgulanmayan inanışlardan alır.





kitap 1 bölüm 2 ‘den bahsedilen aslında herkesin düşünme biçimleri aynı dogmatik belli kurallar içinde oluşmuş ve bilinç altına yerleşmiş ve insanlık bu bilinç altını yıkmak için çaba gösteriyor.
kitap 3 bölüm 9 ‘dan bahsedilen insanların geleneksel düşüncelere bağlı kalmadan kendi düşüncelerini özgürce söylemelidir. Bu düşünceler yaslara aykırı bile olsa.İnsanın iyi yada kötü olduğu düşüncesine veya yasalara uyup uymadığını bakarak karar verilemez.
Peki sence geleneksel düşünme -senin tabirinle dogmatik- tarzlarını aşmak için ne yapmalıyız Berk?
Açıklar mısın? Aklına ilk geleni yamanı istiyorum
Öncelikle herhangi bir görüşe dine topluma bağlı kalmamalıyız kendimiz düşüncelerimizi oluştururken
dünyaya yeni gelmiş gibi olmalı sorgulamalıyız bütün düşünceleri.Hatta en çok benimsediğimiz görüşlerin düşüncelerini, kendi dinimizin görüşlerin zıttı gibi düşünerek başlaya biliriz.
Berk aferin iyi gidiyoruz. Sadece yazı dilini biraz daha geliştireceğiz. Biraz daha yazarken dikkat et, yoksa ki hiç bir sıkıntı yok, bunları bir yerden kopyalamıyorsan bence iyi gidiyorsun.