Bilmemek En Güzeli: Varoluşun Kördüğümünde Kendini Bulmak
Bilmemek en güzeli olmaktadır. Çünkü insan, acıyı dindirmek için yola çıktığında benliği artık kendi mülkü olmaktan çıkmaktadır. O andan itibaren kişi, kayıtsız bir tanrının uğrak yeridir; kimliği, başkalaşmanın kıyısında erimektedir. Belki de en iyisi, biricik olanın içinde kaybolmak, kendine ait tek şeyin sınırlarında hapsolmaktır. Çünkü yalnızca o zaman insan gerçekten kendisi olmaktadır. Ne zaman boşluğa düşsen, bil ki seni iyileştiren tek şey hayatın ta kendisidir.
Tanrıya Şiirler Yazmak: Saflığın Koridorlarında Kaybolmak
Yazgı, senin ellerinde değildir. O yüzden Tanrıya şiirler yazmalısın. Israrla söylüyorum: Bilmemek en güzeli olmaktadır. Kendini bulmak için saflığın uzun koridorlarında kaybolman gerekmektedir. Gecikmiş bir sözün son dakikasında, kendi sıranı beklemelisin. İşte şimdi kendin olmuşsundur. Ya da yalnızca kendin gibisindir. Farkındalığın girdabında, çığlıklarınla yeniden doğarken ben seni —üstünkörü bir rastlantının kollarında— beklemekteyim. Büyümen için, bu kördüğümü çözmen için…
Şimdi hissettin mi yaşamının ne kadar senin olmadığını? Ve bu hengamenin ne kadarının senden koptuğunu? Sen, sana ait olmayan bir yolculuğun son vagonunda başkası gibi ölmeyi tercih ettin. Ve inadına, tekrar tekrar yaşamayı arzulamaktasın.
Körlük, Farkındalık ve Yokluğun Paslı İpi
Herkes dışarıya bakmaktadır ama herkes görememektedir. Körlük bazen doğuştan olmaktadır; çünkü çoğu kez hiç kimse sen olmayı becerememektedir. Evet, herkes bazen hiçliğine dokunmaktadır; yokluğun paslı ipini bir ucundan tutmaktadır. Ama kimse özünü merak etmemektedir.
Benliğin Çöküşü: Zihin, Sezgi ve Sahte Varlık
Bu yüzden;
Zihnin sana ait değildir,
Sezgilerin talan edilmektedir,
Varlığın sahte bir yankıya dönüşmektedir.
Ve sen…
Sen sen değilsin.
Hayatın baştan yalan olmaktadır.
Can Murat Demir






“senin olan tek şeyin içinde hapsolmaktır”
bana ait tek şey sigaram.ne kadar yakın olursam o kadar acı geliyor tadı…