akşamım, sabahım
günüm, günlerim var.
ve “O”
acıkan, doyan
ama acısı duyulan anlarım var.
ve “O”
yollarım, yolcularım
hallerinden memnun cam kenarındakiler,
arta kalan camda gördüklerim var.
ve “O”
uzak, yakın mesafelerim
sessiz, sedasız sohbetlerim...
haneler
yalnız, sessiz unutulmuş.
haneler,
adı bilinen sokaklarda yok olmuş.
suçluyu bulmak suç sayılırken
doğrularınca acılar doğurmuş
yılların, yolların sancağı
gönül kapılarında anlamsız kalmış.
aşlar pişerken aşkın açlığında
lokma lokma doyan beden
bir anda...