Gel ve Gör” (Zohar metinlerinde sıkça kullanılan Ta Haze kalıbı) çağrısıyla başlayan bu anlatı, insanın kendi sahte aydınlığından sıyrılıp “Kutsal Amaç” etrafında kenetlenmesini konu alır. 6000 yıllık özlem, toprağın suya, insanın ise kendine duyduğu yabancılaşmanın sona erişidir.
Bir bilgenin ağzından damlayan gerçekler,
Sonsuzluğun duvarlarında seğirterek,
Boşluğu doldurdu,
Sonra Şofarın derinden çığlığı: “Gel ve gör”
Çığlık, suyun ve toprağın kalbinden yükseliyordu,
Kardeşler uykularından uyandırıldı,
Kulak verildi Yukarının çağrısına,
Birleşip vazgeçtiler sıradanlığın türkülerinden,
Kutsal Amacın Yolcuları…
Kendilerinden geçerek, ışığa teslim oldular.
Gizlendiler, lakin… sır söylenmeyi bekliyordu.
6000 yıl böyle geçti…
İnsan kendine düşman oldu,
Toprak suya, su toprağa muhtaçtı,
Zamanı gelen Bilge, kulaklara tekrar fısıldadı:
-Gerçek…
-“O” çok güzel kardeşlerim,
-Ve sizi bekliyor!
-O’na hizmetkâr olun, bunun için yaratılmadınız mı?
-Sizler.. Kutsal Amacın Yolcuları.
-Kalkın yataklarınızdan, silkinin sahte aydınlığı…
Bilge, gördüğü manzara karşısında,
Bahşedilenin eşsiz güzelliğini bir kez daha hatırlattı:
-Her biriniz diğerini sevecek kardeşlerim!
-Her biriniz diğerini sevecek!
-Her biriniz diğerini…
-Her biriniz…
Öyle de yaptılar,
Şimdi kalpleri aynı gerçeğe bağlanmıştı.
Çünkü… Onlar… Kutsal Amacın Yolcuları
Can Murat Demir




