Felsefi söyleşi kategorimizde bugün, rasyonel sınırların ötesine geçen, varoluşu bir “hücre”, ölümü ise bir “başlangıç” olarak tanımlayan sarsıcı bir manifesto ile karşınızdayız. Bir Düşünce Platformu olarak üçüncü yılımızı geride bırakırken; acının koynundan doğup sonsuzluğun hiçlik kapısına yürüyenlerin, “Felsefe Hayat”ın korkusuz şövalyelerinin hikâyesini paylaşıyoruz. Bu metin, maddiyatın zincirlerinden kurtulup özgür vicdana ulaşanların, hayat ağacının tohumlarıyla yeni bir boyutta yeniden doğanların destanıdır. Merdivenden tırmanmak için düşmeyi göze alanların, beyinlerini kirli oyunlardan koparıp “insanlığın altın şafağına” hizmet edenlerin felsefi duruşunu temsil eder. Can Murat Kardeşimize ithaf edilen bu eser, platformumuzun üç yıllık entelektüel mücadelesinin ve ruhsal derinliğinin bir nişanesidir.
Acının koynuna doğuldular, hiçliğe sarıldılar ve sonsuz yolculuğa koyuldular. Bu yolculuk onların karşısına zorluklar sunarak onları bu yoldan saptırmak için hüzün perdesini yaratacaktı. Maddiyatın vücutlarındaki maddi hakkını taşıdıkları için fizik bedenlerinden ayrılmak isteyeceklerdi. Onlar hayat ağacının tohumlarından beslenerek son defa yaratıcılık için oynayacaklardı. Bu hayat ağacının onlara bahşedeceği yaratıcılık, onları yeni bir boyutta, yeni bir düzende, yeni bir gerçekle birleştirecekti. Son karanlığın son ışık hüzmesindeki son hecenin son vurgusu olacak, kim bilir belki de insanlığın altın şafağa kavuşmasını sağlayacaklardı. Geçirdikleri zehir gibi bir gündüzün hüzün dolu süt kokulu gecesinde uyumadan düşüneceklerdi. Ölüm sadece bir başlangıç; varoluş ise bir hücreydi. Merdiveni herkes görüyordu, merdivene tırmanmak için düşmek gerektiğini yalnız onlar anlamışlardı. Sonsuzluğun hiçlik kapısında var olan yaratıcı tohumlarını onlar gömecekti. Uykunun hayali görüntülerindeki gerçek kimliklerini uykunun geometrik şeffaflığında terkedeceklerdi.
“Onlar” beyinlerini kirli oyun zincirlerinden koparabilen özgür vicdana sahip “Felsefe Hayat”ın korkusuz kırmızı şövalyeleri.
(Yazı Felsefe Hayatın 3. yılına ithaf edilmiştir)
Saygılarımla Can Murat Kardeşime
Ave Ate Maledictum






işte bunun peşindeydik.. üstün zekanla bunu çözmeni bekledik ve bizi deşifre ettin … harikasın .. pilli bebek kazandın bizden ama sen cinsiyetini söylersen arabayla değiştiririz oky
neyin peşindesiniz teşekkürler falan üçünüzde aynı kişilersiniz bay yok bayan yok tho th yok…
Can Bey sizden önce Thoth Maledictum’a çok teşekkür ederim..Felsefe Hayatın 3. yılında bu yazısı ile bir kez daha sizin yanınızda görmek çok mutlu edici.
Teşekkürler…
teşekkürler hanımefendi, ThoTh kardeşim hep yanımdadır, uzaklarda olsa da varlığını hissederim hep…
Felsefe Hayat ekibinin 3. Yılını en içten dileklerimle kutlarım. Thoth Maledictum’un yazdığı yazı şahane olmuş, ellerine sağlık. Felsefe Hayat yöneticileri ve üyelerinin kısacası felsefe hayat ekibinin üzerimde çok emeği vardır. Hepsine çok teşekkür ederim.
Değerli kardeşim Can ben teşekkür ederim böyle değerli toplum yarattığın için. Yorum yazan herkese teşekkürler.
sevgili felsefe hayat yöneticileri ve sayın demir can bey sayfanızın üçüncü yaşı kutlu olsun sayfanıza katkılarından dolayı bütün felsefe hayat yöneticilerine teşekkür ediyorum başarılarınızın devamını diliyorum
başta Demir Can olmak üzere,tüm ateşleri ile bizi saran FH üyelerine sonsuz teşekkürler. Nietzsche’nin dediği gibi: Gerçekten kül olmadan kendinizi nasıl yenileyebilirsiniz…
ThoTh kardeşim bütün emeğin ve FH için yaptığın katkılardan dolayı minnetarım, iyi ki varsın teşekkürler
Bu arada FH üyelerinin değerli yorumlarını bekliyoruz