Yeraltı edebiyatı, toplumun kutsallaştırdığı kavramları (aile, aşk, tanrı) en alt perdeden, bazen tiksintiyle, bazen de çıplak bir gerçeklikle sorgular. Can Murat Demir’in bu şiiri, iki sineğin çiftleşmesini bir atom bombasının patlayışıyla eşleyerek, yaşamın ve ölümün tesadüfiliğine dikkat çeker. Bir Düşünce Platformu olarak; “larva takımı”ndan oluşan bir ailenin “ölümsüzlüğün kafiyesini” sineklerin vızıldayışında aramasını, şizofrenik bir farkındalığın ürünü olarak inceliyoruz. Bu yazı, yeraltı edebiyatı ve nihilizm süzgecinden geçerek, aşkın kızılötesinden kıyametin gürültüsüne uzanan o sarsıcı “akışkan seviyi” konu almaktadır.
iki sinek çiftleşti
ve atom bombası atıldı
hastalığın sükuneti
kurşundan çığlıklardı
şizofreni olmasaydı
yazamazdım bu satırları
ölümsüzlüğün kafiyesi
iki sineğin orgazmında saklı
iki sinek vızıldadı
kıyamet koptu sanki
döllenmenin heyecanıyla
havaya uçtu cenin
iki sinek sevişmeye başladı
çocukları larva takımındaydı
hayatın akışkan sevisi
aileyi ortadan kaldırdı
iki sinek bir maceraya atladı
istedikleri aşkın kızılötesiydi
iki sinek ölüverdi
yaşlanmalarına izin vermedi tanrı
Can Murat Demir






