Acının Ruhunu Vaftiz Etmesi

Acının ruhunu vaftiz etmesi için bir rehber ya da bir kurtuluş yoludur bu…

Öz’e ulaşmak, ruhu parçalamaktan geçer. Bu yüzden kaosa tapan müritler yaratmalısın! Yoksa sıradanlığın tuzlu sularında yok olur gidersin. Bu durumda sığ ve bir o kadar da zehirli sularda yüzmeyi göze almalısın. Eğer öz’e ulaşmak istiyorsan benliğininderinliklerini gözden geçirmelisin. Öyle ki hiçbir eksiklik ya da zayıflık emaresi bulunmamalı. Aksi taktirde sen yine sen olmaya devam edersin. Hiçbir zaman “O” olamazsın!

Cesaretin ve onurunla insanlığın mayasını yok edip, elinde kalan saf ruhunla yoluna devam etmelisin. Çünkü ruhun ölümsüzlüğü ancak “O” nun varlığını kabul etmekle mümkündür.

O, hiçbir zaman var olamamıştır.

Eylem: Ruhun rehabilitasyonu için gerekli olan karanlığın bilgisini edinme hareketi. Yüksek bilince erişmek için iradenin içine kötülüğün tohumlarını atmak. Bu, insanın kendiliğinden ışığa ve alacakaranlığın yüce bilincine ulaşması demektir. Bir diğer ifadeyle; diğer alemin iskeletini oluştururken tanrıların ölümsüzlüğünden tatmayı gerektirir.

Haz: En güzel kendinden geçişin anahtarı. Sıradanlıktan cayarak, meleklere aşık kalmanın adıdır. Söylenmemiş sözcükler kapıları açarken yaşanan saflık gibi. Bu aşamada her şey iradenin soyutlanmasıyla anlam kazanır ve maddi zevk zihinden uzaklaşır. Koşulsuz bir hayat, berrak bir sezgi bu sayede mümkün olur.

Haz, tanrısallığa ulaşan sanatçının simyasıdır.

Yaratmak: Benliğin bir mucizesi. Aşkın ve doğanın sevişmesinden doğan çocuk. Şerrin kaleme dolması, duaların değil, akışkan günahların kağıda dökülmesi… Kutsalın göklerden inmesini resmetmek ne kadar iyilikse, sanatta o derece ölümcüldür. Yıkıcıdır. Bu yüzdendir tanrının sanat düşmanlığı ve bu yüzdendir yaratılan her şeyin kaosa gebe olması…

Yaşamın mühendisini tanımak gerekir. O bir mucizedir. Kaya üzerine vurulan bir balyoz gibi naiftir. Kelimeler onun dilinde sonsuzluk yolcusudur ve evrenin yapı-taşlarını oluştururlar. Her kavram bir tuğla, her dua bir çağrı olur onun dünyasında. Zaman, bilinmeyene ve sonsuzluğun ışığına doğru bir yolculuktur. Tasarlanan mabedin bir kapısı yoktur, bu yüzden görünmeyen kapıları her anahtar açmaz.

Sessizlik: Hayaletlerle konuşmak. Karanlığa okunan şiirler gibi.

Ruhun kirlerinden arındırılması. Korkulardan kurtulmak, tarihsel arka planda insanın en ezeli düşmanıdır. Bir diğer hastalık ta bu insanın kendisini tanımamasıdır. Kendisinden korkmasıdır. Bu şey yıkılmalıdır, ölümsüzlüğü arayan bir insan yaratılmalıdır.

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikSanat ve Sanat Eseri
Sonraki İçerikKayıp Bilgeliğin Habercisi

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Şölen

Diyorum ki, göklerin sayısı ve konumu konusunda çok farklı fikirler mevcuttur, ama sonunda doğrusu bulunmuştur. Aristo (astrologların antik cehaletini izleyerek) sadece sekiz gök olduğuna...

Taştaki Dikiş İzi: İnsana Rağmen İnsanı Yazmak

Şiir meşakkatli uğraştır, imgelemin keskin virajlarında kelimeleri dizginlemek, duyguların özgürce dile gelmesi kolay iş değildir. Evet, şairin asıl ve tek meselesi budur: Hayatın keşmekeşinde,...

İyi Oldum Artık!

13 numara tekli koltuğumdan, gecenin karanlığında cama vuran siluetimi fark ettim. Süzülmüşüm bayağı. Kilo değil dert almışım sanki. Bir yandan daha fazla yol alıp...

O Gelince

O gelince şimşek çakar gül yüzüne Yağmur çiselemeye başlar mısralarıma. O gelince, Beni ne kadar çok tanıdığını Öyle bir hissettirir ki Sır gibi kendimden bile sakladığım alınganlıklarım Utanırlar. O gelince, Güzel bir...

12 Eylül’e Nasıl Geldik?

12 Eylül 1980 harekâtı, 20. yüzyıl Türkiye tarihindeki dördüncü askerî darbedir. Birincisi 1908 Temmuz'undaki, tarihimizde II. Meşrutiyet olarak bilinen ihtilâldi. Bu anayasal hareketin üzerinden...

D&R Kitap Sevgisini Tüm Türkiye ile Paylaşıyor

Kültür, sanat ve eğlence ürünleriyle okuyan ve keşfeden bir toplumun oluşumuna katkıda bulunan D&R, Herkese Kitap Vakfı işbirliğiyle ve kitap okumayı teşvik etmek ve...

Talihsiz Ağaçkakanın Devrimcilik Tarihi: 25 Ekim 1917

salim uzun bir aradan sonra sahnelere döndü ve tahrip edici olayı takiben bir ağaçkakan azmiyle sözlerini gelişigüzel sarf etmek ve karşısında umarsızca dikilen mahalle...

Beyti Dost Celse: 6

Doğru olunuz. Biz, her şeyi işiten ve bilenlerdeniz. Siz, sadece size söylenenleri, size öğretilenleri ve düşünerek bulduklarınızı bilirsiniz. Kazanmayı istiyorsanız, kazancı tevazuda arayınız. Mucize...

Düşerek Yükselmek‏

Burada kendi kararımla yazmıyorum ve yazmak fikrinde de değilim. Ben sadece bana aktarılanları sizlere aktarıyorum. Bana bilgi verenin varlığını göremeyebilirsiniz, duyamayabilirsiniz, hissetmeyebilirsiniz. Bu yazılarımın...