Bir Zaman Yolcusudur Acı

bir zaman yolcusudur acı
onunla her karşılaşma garipliklerle doludur
hiç tanımadığını zannedersin
o ise inadına seni bekler
aileden biriymiş gibi

bir zaman yolcusudur acı
gündüzden yorgun gece hep onu düşler
eskilerden ıtırlı bir melodi

bir zaman yolcusudur acı
bir sevgilinin ardından bakar gibi
ruhunu alır gider

bir zaman yolcusudur acı
yaramaz küçük bir çocuk gibi oynar dışarıda
kirletir yüreğini

bir zaman yolcusudur acı
onunla her karşılaşma garipliklerle doludur
hiç tanımadığını zannedersin
o ise inadına seni bekler
aileden biriymiş gibi

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

1 Yorum

  1. “Bir zaman yolcusudur acı” güzel bir tanımlama olmuş şairini tebrik ederim. Diğer taraftan zaman yolcusu acı kimi zaman da yol arkadaşı olur. Gittiğin her yere seninle gelir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Mutlu Yaşama Dair

Dördüncü yüzyılda Atina’da iki büyük felsefe okulu daha kuruldu: Adını Epikür’den alan Epikürcü okul ile kurucusu Zeno’nun öne çıktığı, adı Stoa’dan (sundurma) mülhem Stoacı okul. Ahlak felsefesi itibariyle bunlardan ilki haz arayışında ölçülülük/ılımlılık vazeden bir doktrini, ikincisi ise insanı hazzın ve acının üstüne çıkaracak olan ussal özdenetimi vazediyordu....

Felsefe Ders Notları: Estetik ve Sanat Felsefesi

Duyguya indirgenebilen bağımsız bilgi dalına estetik denir. Estetik “güzel” üzerine düşünme, onun ne olduğunu açıklamadır. Estetik suje ile estetik obje arasındaki ilgiyi gösterir. Estetiğin yöneldiği şey, güzelliktir; duyusal olanın güzellik ile olan  ilgisini ele alır. Güzelliğin felsefesi olarak ortaya çıkan estetik, insan tarafından yapılmış olan ya da doğada bulunan güzel...

Ölmek ya da Yürümek

Parlak bir ölümün eşiğindeyim. Her yanımı sarmış ölüler... Yürüyorum mezarıma zoraki adımlarla. Aklımda sadece sen ve küllerle kaplı mezar taşım... Gece yaratıklarının melodileri eşliğinde ağlamaktan vazgeçiyorum bir an. Anlıyorum ki zamanım gelmiş, anlıyorum ki bu hayat fazla artık bana. Yürüyorum... Yağmurdan çamurlaşmış toprak üstünde... Her yanımda sonsuzluğun hayaletleri fısıldaşıyor......

Yalnızlık ve Kefaret

Suskundu. Müzik, kulağına usulca ölmesi gerektiğini fısıldıyordu. Aldırmadı. Düşünmeye devam etti. Her zamanki gibi bir sigara yaktı. Dumanı içine çekti, sanki bir an olsun acısı dinmişti. Bu bir aldatmacaydı. Her acı çektiğinde aynı şey oluyordu. Bir fırt daha çekti. Bu kez içini dolduran duman değildi. Yalnızlığıydı. Kızgındı...

Hz. İsa ve Misyonu

Hz. İsa, Büyük Ruh’un yolunda bir vazifeyi (misyonu) yerine getirmek üzere yeryüzünde bedenlenmiş, Büyük Ruh’un bir elçisi idi. O, yeryüzündeki vazifesini yerine getirdi. Fakat vazifesinin geri kalan kısmı henüz tamamlanmış değildir. Bu vazife el’an ruh âleminden sevk ve idare edilmektedir. Hz. İsa’ya tapmak yanlış’tır. Çünkü ibadet yalnız...

Varoluş, Tanrı, Aşk ve Sen

Saçmalık nedir bilir misin? Kendinle kaldığında tanrıyla konuşmaktır... İşte aşk bu kendi kendine konuşmanın en garip ve meşrulaştırılmış halidir... Onu saçmalıktan kurtaran şeyse sadece varoluştur... Varoluş, aşkın içine anlam enjekte eden en güzel kendinden geçiştir... Bu bir tür hastalıktır... Eğer hastaysan ve kendini iyileştiremiyorsan o zaman tanrıya git...

Sis ve Hayat

Sis ve hayat neden hep aynı şeyleri hatırlatır? Neden bilinmezlik deyince aklıma hep bu ikili gelir? Çünkü sis ve hayat birbirinden doğan iki çocuk gibidir. Her ikisi de karanlıktan beslenir. Ağaçların her biri insandır, ve orman sanki hiç hareket etmiyormuş gibi durur karşınızda. Oysa ki doğa ne kadar...

İnsanlığa Çağrı: 25 Nisan 1950

Dünyanın yalnız maddî endişeler içinde büyük sür'aile korkunç bir karanlığa gitmekte olduğu asrımızda; maddeye, menfeate ve yokluğa tapan hotkâmca kör bir zihniyetin ilimden vicdanı ayırmayı ve vicdanın kontrolünden azade bir teknik hayatını ilâhlaştırmayı istihdaf ettiği asrımızda, insan ruhunun yaradılışında mevcut, bütün Kâinat’a şamil hakikat ve bilgi yolundaki şevki insiyakıma...

Platon: Hakikate Adanmış Bir Hayatın Mimarı

Philosophia’nın yani düşünmenin biricik gayesi nedir’ sorusuna, bir nebze olsun konuya ilgisi olanlar şu cevabı verecektir: Hakikat . Peki, nedir bu hakikat? Nasıl elde edilir? İnsan ruhu ve yaşamı “hakikat” karşısında nasıl bir pozisyon almalıdır? Grek dünyasında oldukça önemli “erdemlilik” ve düşünme faaliyeti arasında nasıl...