Musiki, her şeyden önce musiki;
Onun için tekli mısradan şaşma,
Kıvrak olur, erir havada sanki,
Ağır aksak söyleyişe yanaşma.

Kelime seçerken de meydan senin;
Bile bile bir nebze aldanmalı.
Dumanlısı güzeldir türkülerin;
Öyle hem seçik olsun, hem kapalı.

Güzel gözler tül altında görünsün
Gün ışığı titremeli şiirinde.
Ak yıldızlar maviliğe bürünsün
Ilgıt ılgıt sonbahar göklerinde.

Ara-rengin peşindeyiz çünkü biz;
Rengin değil ara-rengin sadece.
Ancak öyle sarmaş dolaş ederiz
Kavalı boruyla, hayali düşle.

Nükte belasından kurtulmaya bak;
Acı zeka, sulu gülüş neyine?
İşe karıştı mı bu cins sarmısak
Maviliğin yaş dolar gözlerine.

Tut belagatı boğazından sustur;
El vurmuşken bir zahmete de daha gir;
Kafiyenin ağzına da bir gem vur
Bırakırsan neler yapmaz kim bilir?

Nedir bu kafiyen çektiğimiz!
Hangi sağır çocuk, ya deli zenci
Sarmış başmıza bu meymenetsiz,
Kof sesler çıkaran sahte inciyi.

Hep musiki, biraz daha musiki
Havalanan bir şey olmalı mısra
Bir deli gönülden kalkıp gitmeli
Başka göklere, başka sevdalara.

Dağıtıp tozu sabah rüzgarına
Mısraların alsın başını gitsin
Kekik, nane kokaraktan dört yana…
Üst tarafı edebiyat bu işin.

Paul Verlaine

CEVAP VER

Yorumunuzu yazın
Buraya isim yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.