Gidiyordu..
Kalbinden gidiyordu.
Yavaş yavaş farkettirmeden,
Yaşanacak onca şey varken..
Buse biliyordu, farkındaydı.
Sesini çıkarmıyor, sadece seviyordu..
Yaşanacak şeyleri yaşamaya çalışıyor..
Çabalıyordu..
Önceki filmi Buse bitirmişti, bu sefer Güney'in bitireceğinden emindi ama...
Bir Tanrı,
Bir Sen..
Yalnızlıklar kumpanyası.
Gökyüzü mavi, biz griydik.
Aşkın toz pembe, ihanetin kan kırmızı,
Gidişin ceset laciverti.
Gökyüzü kana bulandı şimdi, Tanrı merhametini çekti üzerimizden,
Mahalle abilerinin raconlarına ters...
Göz bebeklerimden kalbime düştün. Orada kal! Kal ki; oksijenim ol. Kal ki; tanrım yapayım seni. Sen kokayım buram buram. En acımasız zamanlarda sana sığınayım....
Ben sadece seni özlemiyorum.
Ciğerimi deşiyorlar, gölgeler geçiyor ruhumdan, tenim tenine sesleniyor.
Ben sadece seni özlemiyorum.
Biraz hoş sohbet oluyoruz göğe, biraz kana karışan alkol..
Ben sadece seni...
Kapanmayan bir kaç yaram var.
Tekrar tekrar kanayan,
Ve inançla, aylarca,
Evet tam 10 ay önce girdiğim ve
son kez dediğim bu savaştan,
Tekrar yalnız ve mağlup çıkıyorum.
Bunca yıl...