Bende Her Şey Çok Güzel

Şimdilerde bu koku sana ait değil. Sana ait her şey senin ihanetinle gitti. Eksilmek miydi bu? Sanmıyorum. Acıtmıyor artık. Çok deniyorum, seni düşünüp hüzünlenmeyi… Ama yapamıyorum, gram kalmamışsın içimde. Hüzünlenemiyorum. Bil istiyorum sadece, seni asla affetmeyeceğim. Ama ihanetin yüzünden değil, seni bende bitirdiğin için.

Sen giderken aslında yaralarımı kapattın. Öyle bir kapattın ki, seneler boyunca asla kapatamadığın yaralardı. Giderken başardın. Bunun için sana minnettarım.

Tüm gökyüzü benim şimdi. Tüm bu şehir bana ait. Hepsinde sadece kendi izlerim var. Benim kokum, benim gülüşüm var hepsinde. Ve biliyorum ki sayende her şey daha güzel.. Müzik dinliyorum, dans ediyorum. Aklıma bile gelmiyorsun ya, en çok bunu seviyorum. Artık ayları ayırmıyorum. Artık paketten tek sigara çıkarıp yakıyorum. Artık sana değil kendime hediye alıyorum. Senin için değil, kendim için giyiniyorum. Ben de hayat çok güzel.

Sadece merak ediyorum bazen o kadar…

Bir kahve,
Bir kahve daha.
Sonra bir kahve, su bardağında bir kahve.
Zenci dudağı payı verilmiş bir kahve.
Ben kahveme zenci dudağı payı verdim sevgilim.
Hangi kadının gecesi oluyorsun sen?

.. Çünkü ben, affedilmesi güç hataları affetmeni sevdim.
Şimdi Tanrı affeylesin seni sevmemi.

Mine Saka

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikYalnızlık
Sonraki İçerikSenden Boğuluyordum

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Aydınlanmamış Şiir

Asabı bozuk gecenin içinde, günü hiç aydınlanmamış bir şair küfürler savuruyor duvarlara Kağıtları acı içinde, kalemi yorgun. Şiirler bir şey anlatamayacak kadar sarhoş Dili şişmiş kelimelerin... Akşamın hüznüne resmedilmiş yaşlı bir fahişe kahkalar bırakıyordu sokaklara. Ruju dağılmış, düşleri parlak. Gökyüzünde birbirine değmeyen bulutların altında, Unutulmaya yüz tutmuş bir şarapçı şiirler yazıyordu yalnızlıklara Dişleri çürük, kelimeleri müptela. Güneşin...

Hüzün

Soluyorsunuz, hoş güller, Sevdam sizi taşımadı; Açılın, ah! şu Umutsuza, Ruhumu gam sardı. Yasla anıyorum o günleri, Ben, Melek, sana aşık, Gizemli ilk Goncan teselli, Eren bahçemde alışık. Tüm Çiçekleri, tüm Meyveleri Ayağına taşıdığımda, Manzaranın karşısında beteri Kalbimde ümit bağladığımda. Soluyorsunuz, hoş güller, Sevdam sizi taşımadı; Açılın, ah! şu Umutsuza, Ruhumu gam sardı. Johann Wolfgang von Goethe

Seri Katillerde 3 Tipik Davranış

Seri katilleri (patolojik olarak) incelediğinizde çocukluklarına ait bazı ortak (tipik) davranışları görebilirsiniz. Bu davranışlar genelde diğer normal seyirdeki insanlarda da vuku bulan şeyler ancak burada önemli bir fark var, o da "bu davranışların sürekliliği..." Seri katillerdeki bu istikrar diğer insanlardan onları ayırıyor. Onlar hiçbir zaman sürprizlerle dolu değillerdir....

Hiç ile Onto-erotik Bir Dans

Sevgilimin, "Ruhun solucanlarla dolup taşan bir teknedir -senin. İstersem dilimle her birini çıkarır usuna serpiştiririm ve izlerim dehşetimin etkisinde gösterecekleri edimleri. Bu, haz verebilir bana. Ve istersem ardından güçlü pençelerimi düşlerine geçirir ve uzun tırnaklarımla yaşamın kutsallığını imha ederim, zira dişlerimi parçalamak için yeniden bilerim. Seni deforme...

Gerçeğin Algılanması

Karanlığı kendi güçsüz ışığıyla aydınlatmak isteyen sokak lambaları, yağan yağmurda bir kibrit çöpüne benziyordu. Kimsesiz sokakta yağmurun sükutu bozmasından başka sükutu bozmak isteyenlerin kaybolması şaşırtıcı değildi. İnsanlar kayıp ruhlarıyla yağmur damlalarından kaçarak eski nem kokan evlerine sığınmışlardı. Onlar çok eskiden ruhlarını kaybetmişlerdi, bu nem kokan harabelerde, yüzlerindeki korku...

Aşkınlık ve Aşırılık

Aşkınlık kavramı, insanın düşünce boyutunda genelde kabul edilmiş ölçütleri ve kuralları aşmasını içerir.  Toplumun ölçütlerine ve kurallarına “norm” denir ve bu kurallara uyan insanlar normal kabul edilir. Aşkınlık duruma geçen zihin için öğretilmiş olan gerçeklik tanımı sona erer ve insan bir tür “Kuantum sıçraması” yaşayarak farklı bir...

Parçalanmadan Yaşamak

parçalanmadan yaşamalı insan küçük atomlara ayrılmadan mesela korkmadan ölmeden dua etmeden örneğin kül olmadan gri toprakta parçalanmadan yaşamalı insan karanlıktan korkmadan insanlara değmeden usulca yağmur gibi kaçak parçalanmadan yaşamalı insan içindekileri döke saça zehir zemberek çığlık çığlığa dua etmeden örneğin kül olmadan gri toprakta insanlara değmeden tanrıya bulaşmadan parçalanmadan yaşamalı insan yalansız çırılçıplak sevdalanarak kimsesiz diyarlara Can Murat Demir

Gideceksin

Ve dökülecek içinde sakladığın her neyse Avucunda sakladığın her şeyi bırakıp gideceksin. Beyazı sileceksin hayatından Umudu yitireceksin cümlelerinden Hayırlar’ ı bileceksin evetlerden önce Tınlamayacaksın hiç kimseyi Susacaksın, ağlayacaksın, üzüleceksin Ve çekip gideceksin. Evet, aynen öyle, gideceksin. Yanına hiçbir şey almadan arkanı dönüp Sessizce, kimsesizce gideceksin. Hazmetmeyecek belki hayat, senin bu gidişini Hayatı çiğneyip, kurallarını yıkıp gideceksin. Bir bavula koyup bütün...

Gözlerimi Kapatıyorum

gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme söz vermiştin hatırlıyorum bütün benliğinle içmemeliyim demiştin gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme dudaklarının dumanla sevişmesini kıskanıyorum gözlerimi kapatıyorum kovalarken ölüm bizi nikotin cennetinde her yerini arzuluyorum gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme bazen uçuşuyor bazen öpüşüyorsun kanarken aşkımız ateşten ceplerimde gözlerimi kapatıyorum küfredip erkeklere içime üflediğin zehir beni öldürsün diye kayıp yatağa uzanıyorum saati kurup hüznü içime çekiyorum gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme her ayrılığın...