“Hakan Badik” ile Röportaj

“Hakan Badik” ile Röportaj

Felsefe Hayat’ ta Röportaj kategorisini açıyoruz ve ilk konuğumuz sitemiz yazarlarından biri olan “Hakan Badik“. Kendisi yaklaşık 2 yıldır FH’ de bizimle ve artık bambaşka bir kulvarda emin adımlarla yürüyor. Bu kez müzisyen kimliğiyle bize konuk olan “Hakan Badik” karşınızda..

“Hakan Badik” bir grubu mu yoksa kişisel bir projeyi mi temsil ediyor, biraz öykünüzden bahsedelim istiyorum.
Kendi içimizde çok sıkı bir arkadaşlığımız mevcut aslında. İçeriden bakıldığında çok iyi bir arkadaş grubuyuz ancak 2 sene önce bu işi kendi adımla yapmaya karar verdim. Daha öncesinde farklı projelerde gördüğüm bir çok sorun da beni buna itti diyebilirim.

2013’ün Haziran ayında adam gibi çalışabileceğim kimseyi bulamayınca daha önceden de beraber çalıştığım Sinan Çelik’i aradım, projeyi anlattım. Daha sonra buluştuk ve internet ilanlarından bulduğumuz kişilerle çok kötü, hatta çok çok kötü bir stüdyo aldık. Baktık ki bu böyle olmayacak, yine daha önceden Reborn adlı grupta çalıştığım Canberk Cebecioğlu’nu ikna çalışmalarından sonra güzel adımlar atmaya başladık.

Hakan Badik’ te kimler çalıyor, gördüğümüz kadarıyla bayağı genç bir kadro. Teker teker tanıyabilir miyiz?
Bass gitarda Sinan Çelik, davulda Canberk Cebecioğlu, lead gitarda Arda Ayar ve ritm gitarda Cem Akça var şuanda. Klavyeci arayışlarımız hâla devam ediyor. İlgilenenler iletişime geçmekte serbest :). Aramıza en son katılan Cem Akça.

Hakan Badik: 1993 doğumluyum. 15 yılı aşkın bir süredir, çocukluğumdan itibaren müziğin içindeyim. 9 yaşından 18 yaşına kadar gitar eğitimi aldım ve çaldım. Yaklaşık 3 senedir Yusuf Uğurer’den şan eğitimi alıyorum ve aktif olarak solistlik yapıyorum.
Sinan Çelik: 1992 doğumlu. 8 yıldır aktif olarak bass gitar çalıyor ve 2 senedir beraberiz. Şu anda İstanbul Üniversitesi’nde İktisat okuyor.
Caberk Cebecioğlu: 1994 doğumlu. 10 yılı aşkın bir süredir müziğin içerisinde ve aktif olarak 9 yıldır davul çalıyor. 2 senedir bizimle beraber çalıyor ve şu anda Gelişim Üniversitesi’nde Grafik Tasarım okuyor.
Arda Ayar: 1993 doğumlu. 6 yıldır aktif olarak gitar çalıyor ve 1 yıldır bizimle birlikte. Gelişim Üniversitesi’de Grafik ve Tasarım bölümünü bu yıl kazandı.
Cem Akça: 1993 doğumlu. 8 yıldır aktif olarak gitar çalıyor. Aramıza yeni katıldı. Kocaeli Üniversitesi’nde İktisat okuyor.

Hakan Badik” te bir görev dağılımı var mı? Örneğin besteler kimden çıkıyor? Ya da gitarları kim akort ediyor? Örneğin stüdyodasınız ve karnınız acıktı, kim yemeği ısmarlıyor?
Besteler herkesten çıkabiliyor o konuda bir kısıtlama asla yok. Düzenlemelerini 2MT yapımdan Tunç Korap ile birlikte ben yapıyorum. Genelde herkes kendi işini kendi görüyor ama acıkmak gibi önemli bir mevzuda genelde çalışmayı bırakıp yemek yiyoruz :) Bu kayıt sırasındaysa özellikle Adem Abi Tostu’nu da tek geçiyoruz :)

Albümün çıkış parçası olan “Kanser” adlı şarkınızın öyküsünden biraz bahseder misiniz? Neden bu parçaya klip çektiniz ve şarkının bir öyküsü var mıdır?
Aslında şarkı çok fazla melankolik ve akustik bir şarkıydı. Hem ilk beste çalışmamız hem de ilk kayıt tecrübemiz aslında o şarkı. Vokalleri bile mikrofon başındayken okundu. Yani çalışılmış vokaller değil, her şey doğaçlama.

Bir arkadaşımın kanser olması üzerine yazdım aslında bu şarkıyı. Tabi aşk şarkısı olarak algılayıp “yeter artık, bıktık be” diye hayıflananlar da olmadı değil ama işin güzel yanı da bu biraz. Anlaması gereken insanlar anlıyor zaten. Ama şarkı sözleri fazla amatör ve metafor geliyor tabi şimdi.

Konsept olarak sert bir duruşunuz var, Türkiye koşullarında düşündüğümüzde ticari anlamda bu bir risk değil mi?
Ticari anlamda çok büyük bir risk hatta. Yani, şuan yayında olan şarkımız hemen hemen en hafif şarkımız diyebilirim, ama pek umursadığımızı da söyleyemem. Bir dönem bunun kaygısına düşüp tarz değişikliğine gitmeye çalıştım ama olmuyor. Bizim söylemek istediklerimiz bağırarak söylenebilecek şeyler. Türkiye’de yapılan “ağlak rock” şarkılarından da bıkmış durumdayız zaten. Anlattığımız şeyler de farklı. Şuan kaydı biten bir bestemiz var ve orada ortaçağda geçen bir savaştan bahsediyoruz. Kitap okuma oranı %1’in üstünde olmayan bir ülkede fantastik köşelere de vurgu yapmak riskten öte manyaklık ama yapacak bir şey yok. İstiyoruz ve yapıyoruz.

Gelelim konserlere… Sizleri canlı olarak izleyebilecek miyiz? “Hakan Badik” in geleceğe dair projeleri nelerdir?
Bir konser trafiğimiz oldu ancak repertuarımızı tamamen değiştirdik. Hâla bunun üstünde çalışıyoruz. İsimleri açıklayamam ama önemli düet projeleri, klipler ve bir konser trafiği mevcut olacak yazın sonuna doğru. Amacımız şuanda bir albüm yapıp kitleye ulaşmaktan ziyade bir kitleye ulaşıp onlarla beraber bir albüm yapmak. Bu yüzden ilerde çok daha aktif bir “Hakan Badik” olacak diyebilirim.

Albüm aşamasında karşılaştığınız zorluklardan bahsedelim mi? “Hakan Badik” genç bir kadroya sahip, albüm yapım aşamasında kimlerden yardım aldınız?
Şuanda albüme dair çalışmalarımız var ama bu sürekli değişiyor, gelişiyor. Bahsettiğim gibi amacımız öncelikle albüm değil, dinleyici. Şuanda elimizde üç albümü dolduracak kadar beste mevcut ama daha zamanı değil açıkçası. Bir tarih vermem gerekirse sanırım 2015’in sonuna doğru istediğimiz yere gelmiş oluruz ve hikayemizi anlatırız.

Türkiye de sürekli dinlediğiniz isimler nelerdir? Bu isimler müziğinizi ne derecede etkilemiştir?
Aslında sürekli dinlediğim Cem Karaca ve Münir Nurettin Selçuk vardır. Eski 45’lik müzikleri severim; genelde Türkiye’de Ayten Alpman, Nil Burak, Ayla Dikmen, Sibel Egemen gibi sanatçıların yanı sıra Türk Sanat Müziği’ni de oldukça severim. Daha bugüne gelecek olursak Pentagram, Şebnem Ferah, Hayko Cepkin ve Teoman en çok dinlediğim sanatçılar diyebilirim.

Röportajımızın sonuna geldik… Albüm sonrası için en büyük hayaliniz nedir? En çok nerede/hangi festivalde, hangi grup/müzisyenlerle çalmak isterdiniz?
Beraber çalmak istediğim müzisyenlerin çoğu şu anda ölü. Bunlardan biri ve en önemlisi kesinlikle Ronnie James Dio. Hemen arkasından da Bruce Dickinson gelir ki bu sanırım olabilir. En çok istediğim şeyse -herkesin istediği gibi- bir stadyum konseri. Ama sanırım bunu yapacağız :)

Hakan Badik
Hakan Badik: Vokal
Arda Ayar: Lead Gitar
Cem Akça: Ritm Gitar
Sinan Çelik: Bass Gitar
Canberk Cebecioğlu: Davul

Hakan Badik Facebook Sayfası: https://www.facebook.com/HakanBadikOfficial
Hakan Badik – Kanser: https://www.youtube.com/watch?v=MuHeX54rDHM

İletişim: hakanbadik.official@gmail.com
Buğçe Ece Seber / 05345864842

Röportaj: Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Hegel: Diyalektik, Çelişki ve Bütünlük

Diyalektik düşünme tarzının merkezinde olan, kavrama anlam kazandıran ve böylece bir çerçeve çizen çelişki kavramıdır. Çelişki kavramı her durumda bütünlüğü düşünme ve kurma çabasından doğmuştur. Çelişkiyi düşünmek ve çelişkiyle düşünmek mümkün müdür? Soruyu daha keskin bir şekilde sormak da mümkündür: Diyalektik yöntemi kendisine temel edinen filozofların iddia...

Felsefe Yapmanın Engelleri

Tayyip Erdoğan Türkiye’de felsefe yapılmamasının (demek ki, kaydadeğer bir şey yapılmadığını kabul ediyor) sorumluluğunu, “Osmanlıca”nın terkedilmesine bağlıyor. Dün bu konuda kısaca bir şeyler yazmıştım. Bugün yeniden oralara girmeden çok daha temel bir konuya dikkat çekeyim. Onun için, en temel sorudan başlayalım: felsefe yapmak, yapamamak gibi konulardan söz...

Su Yolu

Tao’nun kurucusu Lao Tzu’nun bir heykeli vardı ve genç bir adam uzun yıllar dağlara gidip bu heykeli görmenin hayalini kurdu. Sözlerini, Lao Tzu’nun konuşma tarzını, sürdürdüğü yaşam tarzını çok sevdi, ama heykellerinden birini hiç görmemişti. Yıllar geçti ve hep genç adamın heykeli görme arzusuna engel olan bir...

“Duygular Yada Ruh Halleri” Bir ‘Katarsis’ Felsefesi

“Duygular ya da Ruh Halleri” Hakkında Duygular ya da Ruh Halleri, ilk başlarda okumakta zorlandığım sıkıcı bir metin gibi görünse de, metin ilerledikçe Descartes’in satır aralarına gizlediği amacını farkettim: (kitap bittiğinde ön yargımdan dolayı kendimden utandım): Descartes öncülleri gibi —Antik Yunan filozoflarda olduğu üzere— erdemli, daha doğrusu dengeli...

“Poetika” İnsan Yazgısının Sanattaki İzdüşümleri

Felsefenin biricik mesaisi insandır, diğer bir söylemle felsefe eylemelerimizin kaynağı da sonucu da insandır: Felsefe varsa insan oradadır ve işin başındadır, insan yoksa felsefe yoktur, hayatın içinde nefes alan her şey felsefenin radarına girmek zorundadır. Görüldüğü üzere felsefeden kurtuluş yok: o her yerde. Dokunduğumuz ve düşündüğümüz her...

Hz. Muhammed’e Hayran Bir Yazar: Tolstoy

Muhammed her zaman Evangelizm'in (Hıristiyanların) üstüne çıkıyor. O, insanı Allah saymıyor ve kendini de Allah ile bir tutmuyor. Müslümanların Allah'tan başka ilâhı yoktur ve Muhammed onun peygamberidir. Burada hiçbir muamma ve sır yoktur. Lev Nikolayeviç TOLSTOY Tolstoy'un Müslüman olarak son nefesini verme ihtimalini bilmek dahi bir Muhammedi olarak...

Ateş ve Karanlık

"soğuk bir gecenin içine oturdu, ve bir ateş yaktı karanlığın içinde, bir nefes çekti gecenin içinden acıları, etrafa dağıldı." düşünüyordu... neden bu karanlıkta olduğunu... ama yakalayamıyordu kafasından geçenleri... bir anda güneşi elleriyle tuttuğunu hayal etti, sonra bir anda kaybetti güneşi. gözleri birer yıldız gibi parlıyordu, belli ki düşünüyordu, neden ateşi varken karanlıkta olduğunu... kendini kurtaramıyordu karanlığın içinden, zihni renkli gölgelerle...

Nilgün Olsaydı Kuşlar Derdi Sadece

Nilgün, İnsan, hayatın neresinden dönerse dönsün bazen kâr etmiyor. Her insan kırılgan bir eşya gibi duruyor bu dünyada. Bende kırılıyorum işte. Kendimi boşlukla sınıyorum ve düşmek istiyorum kendi uçurumumdan. Her gece, yatağa bir daha uyanmayacak bir beden bırakıyorum. Uyuyorum. Uyuyorum. Bir daha uyanmamak için zorluyorum kendimi. Ama beni bir kâbusun ortasında uyandırmakla...

Asilzadeler Keranesi

Hoşgeldin asilzadeler keranesine. İlla öldür çocuksu cesedimi. Ve kralın fahişeleri dans etsin çıplaklığıma. Ama Troubadourlar lirleriyle beraber cenaze marşımı şehir şehir yayacak Ortadoğu'nun hanlarında. Efsaneleşeceğim! Nota nota büyüyecek her çocuk. Ben değil kadın, aşk ölecek. Hem de bahsine paha biçemediğin kadar çok kanla beraber. Neticede sarhoş olacaksın. Küfürlerimi üstüne...