Yazar Olmak

Ne yazacağımı kara kara düşünürken aklıma gelen ilk cümleleri sarf etmek daha cazip geldi. Ne olursa yani öyle gelişigüzel bir şekilde… Belki bir şiir yâda bir özdeyiş, yâda bir öykü… Derken aklıma yazarlık neydi sorusu takıldı. Yani ne içeriyordu ve hangi değerlere sahipti sorusu? Çünkü yazarlık denilen süreç sancılı bir seçimdi ve fazlasıyla acı doluydu. Ve beni meşgul eden de buydu sanırım. Yazar olmanın değerleri… Bu değerler için verilen mücadele…

Ve tabiî ki ödenen bedeller…

İsterseniz sayalım.

O öncü olandı. O farklı olandı. O taşıdığı kaygıyla ve düşüncelerle kutsal olmalıydı.

Unutmayalım ki kutsallık sadece tanrıdan gelmez, üstlenilen görevler ve bunlara atfedilen önemden, inançtan gelir, bunun uğruna feda edilenlerden gelir. Yazar hayatı yeni baştan yorumlayandı. Yazar sürekli düşünen, düşüncenin potasında erittikleriyle hayatı yeniden kurgulayandı. Yaratıcıydı, bu yönüyle sanatçıydı. İktidarla sürekli başı dertte olandı, aykırıydı, farklıydı. Kavgacıydı, bu onun uzlaşmaz kişiliğiyle bütünleşmişti. Mükemmeliyetçiydi, insanüstü bir çabayla bunu toplumsal-siyasal-kültürel hayatta sürekli zorlayandı.

Susmayan bir bilinçaltına sahipti ve unutkanlık onu öldürürdü. Bir çocuk edasıyla ve saflığıyla heyecanlı bir halde geleceği bekleyendi. Umut taşıyan bir çift gözdü. Fazlasıyla yalnız olandı bu dünyada. Fazlasıyla samimi ve fazlasıyla kendi topraklarına ait olandı.

Bu özellikler artırılabilir ama kesinlikle değiştirilemez.

Çünkü yazar olmak ilk önce insan olmaktı. Ve bu değerler aslında yazar değil insanı tarif etmekteydi. Kısacası, yazar olmanın zor yanı gerçekten insan olarak kalmanın ta kendisiydi.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Rüyalarda Bir Kuş Gibi Uçamamak

Keskin telaşlar yaşarsın, bu panik aşka düşmüşlükle ilintilidir... genelde ilk gençlikte. Ağız kurumaları, olur olmaz trabzanlardan kaymalar ve inatlı gece mastürbasyonları bilinçaltına itilmeye çabalanan sıradışı bir felaketin bilinen habercileridirler. Ahmaklığın ve yalnızlığın ilk tortuları başlamıştır çökelmeye, acının o çok az yakalanabilen lezzeti kulaklarını uğuldatır. Sakinlik artık faziletten...

Türküler

Öylesine geniş ki yüreğim bir deniz gibi, Güler yüzün bir güneş ışığınca Tatlı ve derin yalnızlığında, Dalganın dalgaya sessiz karıştığı yerde. Gece mi bastırdı? gün mü yoksa? bilmiyorum. Güler bana o tatlı o sevimli Güneş ışıltılı yüzün, Ben bir çocuk gibi mutluyum. Gece yarısı bir de rüzgar Yavaştan yavaştan pencereme çarpar. Bir sağnak başlamış inceden Damlar odama yavaşça. Mutluluğumun...

Puşkin ve Erzurum Yolculuğu

Rus Edebiyatı’nı yeni bir boyuta taşıması adına önemli bir isim olarak hatırlayabileceğimiz Alexandr Puşkin'in çalkantılı ve derbeder bir yaşamı olmuştur. O dönemin imparatoru Nikolay devletinin her türlü yeniliğe kapılarını kapatması, eskimiş usulleri kaldırmaması, sefer hariç dışarıya çıkışın kat'i olarak yasaklanması o dönemin yazarlarını, aydın takımını ve en...

İnancın Derinliği‏

Üzerinde durulması gereken önemli konulardan biri de "İnanç"tır. İnanç konusunu herkesle tartışmazsınız. Çünkü karşınızdaki yeterli bilgiye ve anlayış, hoşgörüye sahip değilse siz suçlanırsınız. İnanç Türkçe olan bir sözcük ve inanmaktan geliyor. Kişinin inanılana olan kanıtı yine kendi inancına olan inancıdır. "Ben biliyorum çünkü ben inanıyorum" (Tersi de...

Lamentate: Bir Topyekûn Çözülüş

Sükûnette bir feryat. Geçicilik sözcüğünün düşünceden koparak duyuda vücutlaşması. Varoluş çığlıklarının ölümsüzleşmesi –sükunette. Ötekine yakınmaksızın kendinde çözülmek. Ve: Çözüşen zaman algısı. Ve: Belleğin sabit mekandan zamansızlığa akışı. Bellek kaybı yaşadığı kendi ekseninde dönmesinden anlaşılıyor; bir tinsel sarhoş gibi Lamentate ekseninde dönmekte, ekseni terk etme şansı yok, bedensel olarak uzaklaşsa...

Un Chien Andalou

Un Chien Andalou, Luis Buñuel ve Dali’nin 1929′da senaryosunu yazdığı sürrealist bir film. Film de tamamen olmasa da çok büyük bir Dali kompozisyonu yer almakla beraber, bazı sahnelerde tıpatıp Dali resimlerini de yakalayabilirsiniz. Dali resimlerinin tozlu bir slaydı gibi sanki… Sürrealizmin işlendiği filmde bazı bazı rüyalara, bazı bazı...

Abraham Lincoln’ün Mektubu

ABD'nin eski ve ünlü başkanlarından Abraham Lincoln'ün oğlunun hocasına hitaben yazdığı mektuptur: Öğret ona ki... "Öğrenmesi gerekli, biliyorum; tüm insanların dürüst ve adil olmadığını... Fakat şunu da öğret ona; her alçağa karşılık bir kahraman, her bencil politikacıya karşılık kendini adamış bir lider vardır. " Her düşmana karşılık bir...

Eleştirmen: Yapıt Yaşayan, Anlam İşleyen

Eleştirmen, yapıt yaşayandır. Eleştirmeni olduğu yapıtı duyar, anlamlandırır, yorumlar. Değerlendirir. Eleştirmen, yapıta yaşayışı, yaşantılarıyla yaklaşır. Okur da yapıtı yaşayabilir. Nedir, okurla eleştirmenin farkı? Eleştirmen yaşadığını işler. Yapıta çevirir. Eleştirdiği yapıtı yaşayarak, bu yaşantılarını işleyerek kendi yapıtına, eleştiri yapıtına dönüştürür. Herhangi bir okur, genellikle yaşantıyla yetinir, yaşantıda kalır. Yaşantısını...

Dil Sadece Bir Et Parçası Değildir

Lisan-ı münasipten bıkmış okurlar, Hiç Anadolu Piç Amerika'yı okurken genç kuşak yazarların nefes alma odalarından birine konuk olacaklar. İhtiyarların "lisan-ı münasip" dediği, uygun bir dille anlatma illeti edebiyatın omurgasına çökmüş, çökmek ne kelime, bildiğin belini kırmış ve neredeyse yazının icadından beri halkı halktan korumak için devlet süspansiyonuyla steril,...