Kutsanmış

Şiir, bir önceki isyanların ve haykırışların aksine çok daha derin, olgun ve ürkütücü bir sessizlikle açılır. Yazar, “Son kez dediğim bu savaştan tekrar yalnız ve mağlup çıkıyorum” diyerek, ilişkideki o bitmek bilmeyen yıpratıcı döngünün sonuna geldiğini ilan eder. Bu veda, öfkeyle kapıları çarpan bir kadının değil; gürültü yapmadan, daha alışmış ve kasten kanayarak uzaklaşan bir ruhun sesidir.

Kapanmayan birkaç yaram var.
Tekrar tekrar kanayan,
Ve inançla, aylarca,
Evet tam 10 ay önce girdiğim ve
son kez dediğim bu savaştan,
Tekrar yalnız ve mağlup çıkıyorum.
Bunca yıl biriktirdiğim tüm sancılar,
yeniden ortaya çıkıyor.
Sessiz gidiyorum bu sefer,
daha alışmış..
Sonunu bile bile girdiğim bu savaştan,
kasten kanayarak ve sessiz ayrılıyorum.

Tam karşındaydım, vurman için,
Biliyordum, sonunu biliyordum.
Defalarca gösterdin silahını,
İnan, hiçbirinde gözümü kırpmadım.
Böyle biteceğini biliyordum,
hissedebiliyordum.
Güzel korudun mevkiini.
Keşke, ama keşke,
Sırtımdan vurmasaydın,
en azından bu sefer.

Sana güvenecektim,
dayanacağım duvardın sen.
Ben bu limana demir atacaktım.
Vuruldum, yeniden
Yine sırtımdan..

Şimdi dönülecek bir ev yok,
son kuytumuzu yitirdik..
Kendi ellerinle, isteyerek,
Yine koruyamadın 10 yılı,
bile bile, kasten.

Deşilecek yaram, akacak kanım,
Sana alacağım nefes yok.
Kelimelerimin üzerinden,
başkasına ait nefes geçmiş.
Ve artık,
her şeyi,
son bir kez daha,
kurtarmayacağım!

Mine Saka

02 Nisan 2020
03.17

başka yazılar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.