Eskisi gibi olmaz her zaman her şey. Eskisinden daha iyi olduğunu düşünürsün.
Adamın ağzına sıçar, terk edersin.
Pişman olursun, geri dönersin.
Aşık adam kabul eder, eder ama senden sonraki geçmişiyle.
Eskiden attığın kazıkların pişmanlığını çekmiş bir şekilde doğru dürüst ilerlersin.
Aynı hatalar değil, hiçbir hata yapmamak için çabalarsın.
Hata yapmamak için,
Üzmemek için,
Seni daha çok sevmesi için,
Eskileriyle başa çıkabilmeye
ÇABALARSIN.
Bazen bir şey takılır kafana, söylediği her kelimeyi hatrına getirip puzzle’ı tamamlarsın..
Bazen doğru, bazen yanlış…
O sensiz yapabilir ama bunu yapmak istemez.
Sen onsuz yapamazsın.
Sen yokken olan kadınlar onun hayatında hep iyi,masum olmuştur.
Laf söyleyemezsin…
Söylemekte istemezsin…
O kadar masum olduklarına inanırsın ki bu adamın onları bırakıp sana dönmesi bazen ağır bile gelebilir.
Yazmak istersin onlara,belki özür dilemek,belki uyarmak onları.
İçinde kalmıştır o adamın sana geri döndüğünü bilmemeleri.
Dedim ya, eskisi gibi olmaz her zaman… Ve ayrılıktan sonra değişir ilişki.
Sen için rahat hareket edersin, gizli saklın kalmaz.
Onun da içi rahat eder ama açığı seçiği kalmaz.
O kadar seversin ki şüphe etmezsin; buna güvenip neler yapabileceğini düşünürsün.
Çoğu zaman yanılsan da, geçmişi hep karşına çıkar.
Tekrar araştır puzzle parçalarını, tekrar birleştir.
Tek başınasındır artık…
SEN çok seversin.
SEN üzülürsün.
SEN şüphe edersin.
SEN konduramazsın.
SEN görürsün eski kadınlarını.
SEN yazmak istersin o kadınlara, belki sayfalarca dolu küfür, belki o adamın hep seni sevdiğine dair bir şeyler.
SEN aşıksındır.
SEN ağlarsın.
SEN belli etmezsin.
SEN üzülmesin diye sesini çıkartmazsın.
SEN aranız bozulmasın diye susarsın.
SEN idare etmeye çalışırsın.
En önemlisi de,
SEN pişman olmuşsundur bu yüzden en çok,
SEN seversin.
Ona gelince, hâlâ sever.
Hâlâ çok sever.
Geçmiş yüzünden güvenmez, haklıdır.
Ona aynı şeyleri yaşatacağın gerekçesine inanıp güvenmez, haklıdır.
Sen gidersin diye korkar; haklıdır.
Öperse haklıdır.
Severse haklıdır.
Dokunsa haklıdır.
Çok sever, haklıdır.
Aşıktır, haklıdır.
Söver haklıdır.
Küfür eder, haklıdır.
Artık senin sözüne gerek duymaz ilişki, çünkü sen gitmişsindir..
Bu sebeple o ne yaparsa yapsın haklıdır.
Sesini çıkaramaz olursun.
Güvenirsin; her şeyi gizli saklıdır.
Bir şeylerini karıştırırsın, geçmişi ortalıktadır.
Söylemezsin karıştırdığını, kendin üzülürsün,
Söylersin, kızarsa yine haklıdır.
Dokunsalar ağlarsın. Şu an o durumdasın. Dokunmasalar, bir şey görsen yine ağlarsın… Bazen puzzle parçalarını bulmak istemezsin, bulsan da doğru olmamasını istersin.
Kuytuna sığınmanın zamanıdır. Sonra aklına gelir, yine ağlarsın…
“Neden ağlıyorsun?” sorusuna karşı hiçbir zaman dürüst olamazsın.
Eğer “Benim yokluğumdaki kadınların hâlâ hayatında olmasına ağlıyorum” dersen, terk etmeni hatırlatır; yine ağlarsın.
Artık yapabileceğin bir şey yok.
Seveceksin, merak etmeyeceksin, özeli onda kalacak, geçmişinden bir şeyler çıkarmayacaksın, güveneceksin, karıştırmayacaksın hiçbir şeyi..
Yoksa’ları tahmin bile etmek istemezsin.
Her gün ölürsün.
Her gün başka bir “yokluğundaki kadın’ı” aklına getirip bulup.
Her gün ölürsün.
Şanslısındır; geçmişte sana aşık olan adam seni affedip onun yanında vakit geçirmene, onu sevmene izin vermiştir.
Ama her zaman her şey eskisi gibi olmaz…
Dayanırsan, eskisinden güzel yapabilirsin.
“Yokluğundaki kadınlar” izin verirse yapabilirsin.
Şu an yapabileceğin tek şey sevmek…
Bu yüzden şu an yapabileceğim tek şeyi yapıyorum.
SENİ SEVİYORUM.
Mine Saka


