Sahte Alçakgönüllülük ve Biyolojik Mucize: Montaigne Analizi

Alçakgönüllülük, insan ilişkilerinde ve ahlak felsefesinde her zaman en yüce erdemlerden biri olarak kabul edilir. Ancak insan doğasının karmaşık yapısı incelendiğinde, bu asil davranışın arkasında kimi zaman incelikli bir ego stratejisi ya da toplumsal kabul görme arzusu yatabilir. Gerçek bir tevazu ile kibirden beslenen sahte bir alçakgönüllülük arasındaki o ince çizgi, felsefenin en can alıcı tartışma konularından biridir.

Alçakgönüllülüğün başka bir çeşidi vardır ki, kendini yüksek görmekten gelir. Birçok şeyde bilgisizliğimizi kabul ederiz, akıl erdiremediğimiz taraflar olduğunu edebimizle açığa vururuz. İsteriz ki bizi dürüst namuslu adam bilsinler ve başka şeyleri bildiğimizi ileri sürdüğümüz zaman inansınlar bize. Anlaşılmaz şeyleri, mucizeleri uzakta aramaya ne gerek var? Her gün gördüğümüz şeyler arasında öyle anlaşılmaz gariplikler var ki mucizeler oyuncak kalır onların yanında. Bizi dünyaya getiren tohum, o bir damla akıt ne müthiş şeydir. İçinde babamızın yalnız beden biçimi değil, duyguları, düşünceleri, eğilimleri bile var. Bu bir damla su bunca halleri neresinde saklıyor?

(Kitap 2, bölüm 37)

Montaigne; Denemeler‘den…

patika-yollar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.