Bilimin Şenliği İçin Şenbilim

Ortaçağ Provence kültürünün ozanları Troubadourların kendi şiir sanatlarına verdiği La Gaya Scienza (Şen Bilim) adını, Almancada “Fröhliche Wissenschaft” olarak felsefe gündemine katan Nietzsche’dir. Nedir Şen Bilim? Nasıl bir “bilim”dir? Neden” şen”dir?

Gerçeklik, hep bir tavır içinde yaşanır. “Şenbilim” tavrı, hem “şen” oluşu hem bilimselliği içerir. Bir yaşam bilgeliğidir. Yoksunluğun ve güçsüzlüğün deneyiminden gelir. Yaşanan dünya karşısındaki yetersizliğin, güçsüzlüğün, uyumsuzluğun ardından gelir. Derdi, sıkıntısı olanların, egemen görüşten “rahatsız” olduğu, onun yaşamı engelleyici boyutuna başkaldıranların tavrıdır. Bilim şendir, çünkü yaşamdan yanadır; yaşamdan yana olmak sağlıklı olmak demektir. Beden ve ruhça hastalıkların yol açtığı zorluklardan gelen sağlık: Hastalıklardan geçmiş onları değerlendirebilen bir sağlık.

Neresi “bilim”, şenbilimin? Şenbilim, “bilim”e yöneltilmiş eleştirel bakışın ardından gelen, deyim yerindeyse, bir “üst bilim” (Metascience!). İnsanın gerçekliği bilme çabaları üstüne yönelmiş bir çaba. Hastalıklardan geçmiş, sağlıkla varılan gerçeklik ilişkisi: Parodi. Parodi, Eski Yunanca bir sözcük; köken olarak para ve aoidê sözcüklerindne oluşuyor. Para edatı, yanında, boyuncaü nazaran, hilâfına, tarafından… anlamlarına geliyor. Aoidê: Türkü, şarkı demek. Eğlenceli, alay eden, şaka dolu şarkılardı parodiler. Edebi, “ciddi” bir eserin gülünç biçimde taklidi de olabilirler. Eski dilde bune hezl ya da hezel denirdi. Bir şaka, bir karikatür olarak betimler gerçeği şenbilim. Bilimin bir karikatürü. Alay mı eder bilimle? Aşağılayıcı, iğneleyici bir kopyasını mı çıkarır?

Şenbilim, “düz” bilime saygı duyar. Onunla eğlenmez. Eğlenemez. Hakikat üzerine gerçekleştirdiğimiz her araştırmanın, her kuramın, hakikatin bir kötü taklidi, karikatürü, parodisi olduğunu bilir. Hakikati bulanlara, bulmuş olduğunu savunanlara eleştiri oklarını yöneltir. Mizah yoluyla, hakikat yolculuğu yapanların gözlerini açar. Bir şenliktir hakikat yolculuğu ona; sıkıntılar, hastalıklar, yoksunluklar, uyumsuzluklar yaşamış şenbilimciye hakikat yolculuğu bir şölendir. Bir “hezliyat”tır şenbilim, bir şakadır, latifedir. Hicivdir, taşlamadır. Bu parôidia, parodia demektir: Yol boyunca yürüyüş. (para+hodos! Hodos: Yol!)

Şen bilimi postmodernist bir eğlence, bir “yapısöküm” (deconstruction) olarak anlamamalı. Nietzsche’yi postmodern düşüncenin babası olarak görenlerde böyle bir eğilim olacaktır.

Şenbilim bir “sağlık” arayışıdır. Bu arayış sürekli bir yenilenmeyi, doğuruşu, yaratışı öngörür. Acılardan, sıkıntılardan, doğurarak kurtulmak. Acılardan düşünceler doğurarak. Şenbilim, iyileşenlerin bilimidir; iyileşenlerin sanatı.

Şenbilim, bilginin sağlık içinde, yaşamla bütünleşerek yaşanmasıdır. Bilginin, dar bir çevrede, belli insanların çıkarlarına hizmet eden, insanları uyutan, onların sırtına ağır bir yük olan, onları belli bir düşünme, yaşama alışkanlıkları içine sokan, bu alışkanlıkların gözlerine ördüğü perde yüzünden, onları kör eden, bu gezegendeki yaşamın gelişip serpilmesine ket vuran bir anlayışla yaşanmasına başkaldıran bir anlayıştır. Şendir, çünkü ciddidir; şendir, çünkü içtendir, sorumludur. Her türlü tembelliğe, kolaycılığa, sığlığa, dargörüşlülüğe karşı çıktığı için şendir. Hayattan, sağlıktan yana olduğu için, iyileşmekten yana olduğu için.

Ondokuzuncu yüzyılın sonlarına doğru Nietzsche’nin gördüğü şenbilim ile yürmibirinci yüzyılın başlarındaki şenbilim anlamca farklıdır. “Şen” olmak, bilgiyle, bilimle, şen olmak, acılar hastalıklar, yoksunluklar içinde şen olmak, değişim gerektirir. Şenbilim, dallanıp budaklanan, teknolojiye, piyasa ekonomisine giderek bağlı olan bilimi, hayatı, hayatın bütünlüğüne, genişliğine, yüksekliğine, derinliğine yaklaştırmada, bilim insanlarının tavırlarının oluşmasına katkıda bulunacak. Bilim olanca ciddiliğiyle sürerken, şenbilim, bir “meta” düzeyde, “üst” düzeyde tavır olarak, bilimle yaşamını güzelleştirecek insanın önemli bir sırdaşı, yardımcısı dostu olacak.

Ahmet İnam

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Özgürlük Üstüne

Özgürlüğe öyle düşkünüm ki, koca Hindistan'ın bir köşesini bana yasak etseler dünyanın tadı kaçar neredeyse. Hiçbir yerde saklı, eli kolu bağlı yaşamak da istemem,...

Bilimlerin Kraliçesi Olan İlahiyata

Burada bir kısmını okuyacağınız, Galileo’nun Toskana Büyük Düşesi Christina’ya yazdığı mektup (1615) bir bilimadamının bağımsızlık bildirgesi olarak adlandırılabilir. 1611’den itibaren bu büyük bilimadamı (1564-1642)...

İnsanlığıma Geri Dönmem Bu Kadar Zor mu Komutanım?

İnsanlar beni çok aldattı komutanım. Onlara hep kandım. Bu da yetmezmiş gibi onlara inandım biliyor musun? Küçük ama tehlikeli oyunlarını hiçbir zaman göremedim. Körmüşüm....

İnsan Doğası

İnsan doğasının yetersizliği yüzünden hiçbir şeyi duru ve yalın halde tutamıyoruz. Kullandığımız her şeyin özü bozulmuştur madenlerin bile. Altını işimize yarar hale getirmek için...

Bok Gibi

uzak durduklarınıza yakın oldum ve sevmediklerinizi sevdim sizin tabirinizle bok gibi yaşadım bok çukuruna atladım bilerek isteyerek ve orada uzun bir süre kaldım çıktığımda leş gibiydim istediğimde buydu tam olarak napayım ben bir boktum ve her şeyim bok gibiydi eğitimim...

Woolf Hakkında Bilmek İsteyeceğiniz 20 Şey

Woolf, ablası Vanessa Bell’in ressamlığına özenerek bir şövalede, yazılarına uzaklaşıp yakınlaşarak yazıyordu. Bir yaz, kuşların Yunanca şakıdığına ve Kral 7. Edward’ın yakındaki çalılıktan küfürler...

Prenses

prenses aklına eser gelir gider sever ama asla küsmez prenses kurtarıcı meleğim sinirlenir sonunda bana döner prenses aklıma eser saçları değer sesi aşka davet eder esmer teni ruhumu sobeler prenses her yeri her şeyi benim olan tek ülke prens yapar sefili prenses nefes alıp durur köle...

Dilin Tuzağı

"Stirner’in söylediği bir sözcük, bir düşünce ve bir kavramdır; söylemek istediği ise, ne bir sözcük, ne bir düşünce ne de bir kavramdır. Stirner’in söylediği...

Sürdürülebilir Bir Yaşam Üzerine

Kendimize karşı dürüst olalım: hayatımızda bulundurduğumuz rutin ve alışkanlıklarımızın kaçını sürdürülebilir olarak düşünüyoruz? Eğer kültürel ve toplumsal beklentilerden uzaklaşabiliyor ve bakış açımıza mümkün olduğunca...