Dracula

III.Vlad (Draculea) şatosunda yalnız yaşayan, terkedilmiş bir vampirdir. Bir kadının hayaliyle yüzyıllar boyunca mücadele eden yalnız bir erkektir. Bu kadını o kadar çok sevmiştir ki onun için hayatından vazgeçerek gölgelere karışmayı göze almıştır. Kaybettiği aşkının acısıyla debelenen III. Vlad sevdiği kadını (Winona Ryder, Elisabeta) en sonunda Londra’ da bulur. Fakat Elisabeta, başka biriyle mutludur ve nişanlıdır. Vlad, aşkını yeniden kazanmak ve onu kendine bağlamak için şeytani güçlerini kullanmaya karar verir. Yüzyıllar geçse de ona hala deliler gibi aşıktır ancak Elisabeta bu durumdan habersizdir. Bu Vlad için zordur ama kararlıdır ve durumu lehine çevirmekte geç kalmaz. Kanın aşkla imtihanı başlamıştır.

Olaylar örgüsü tam da burada başlar. Vlad aşkını tekrardan kazanmak için avukat olan Jonathan Harker’ ı yani Elisabeta’ nın nişanlısını şatosunda rehin alır. Elisabeta arada kalan bir ruhtur bir yandan kan kaybeder bir yandan da şeytani bir oyunun içine dahil olur. Vlad ise önüne gelen tüm engelleri aşmanın mücadelesini verir, bu aşka engel olmak isteyenleri uşağı yaparak, teker teker öldürür. Vlad en büyük silah olarak yalanı ve şehveti kullanır ama çok geçmez ki bu şeytani planı Elisabeta farkeder.

Dracula” aşk temasının bu denli güçlü işlendiği nadir filmlerden biri.

Bram Stoker’ ın eşsiz romanından perdeye aktarılan harika bir yapım. Romantizmle bezenmiş harika bir gotik hikaye, eşsiz bir doğu efsanesi… Aşkın kutsandığı hatta tanrıya rağmen hala yaşayabildiği ruhları anlatan bir film. Bu dünyada en şanslı kişi gerçek aşkı bulandır diyen enfes bir eser… “Dracula” bilinçaltından, rüyalara, aşktan, içgüdülere kadar her türlü insani şeyleri tiyatral bir biçimde bize sunuyor. Mekanlarıyla, diyaloglarıyla hiç efekte ihtiyaç duymadan o muhteşem duyguyu seyirciye verebilmiş dramatik bir aşk filmi. Aşkın bu derecede tanrılaştırıldığı bir başka film daha yoktur.

Can Murat Demir

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikGece
Sonraki İçerikÖlüm Bir Başlangıçtır

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Doğan Dolunaya

Beni birazdan terk mi edeceksin? Anımda çok yakındın ya! Bulutlar örtecek seni lakin, Ve işte yoksun artık güya. Yalnız hissedersin, kederliliğimi, Kenarın yıldız gibi parlıyor aha! Kanıtlıyorsun bana sevildiğimi, Olsa da aşkım çok uzaklarda. Hadi git! Işılda daha da ışıltılı, Tertemiz yolda dolu dolu ihtişamla! Atsa da kalbim acıklı hızlı hızlı, Mutludur gece, sabah Akşamla. Johann Wolfgang von Goethe

Mozart Gibi Gülümseyemem Ben

Kaçtık annemle, bir bavul ve sonradan sahte çıkan birkaç mücevheri alarak, Yük treni gibi yavaş bir trenle, Kardan kalın bir örtüyle kaplanmış Furlana kırları boyunca. Gittik Roma’ya doğru. Giderken de, geride bıraktık babamı. Üstünde eski bir asker parkası, Fukara bir ocağın önünde, Paranoya sendromları ve sirozun verdiği kızgınlık nöbetleriyle, Bu yaşadığım, Hayatımdaki tek roman sahnesi, Geri kalan...

İdeolojinin Yok-Merkezi ve Transendent Öğenin Çöküşü

Kant fonetik olarak birbirine yakın olup anlamsal olarak birbirine zıt olan iki kavramı birbirinden ayırt etmişti: Transendental ve transendent. Transendental, bir yöntem olup aklın bizzat kendi faaliyeti yoluyla sentetik öğeleri dışında, yani deneyimle elde edilen öğeler dışındaki deneyimin kurucu öğelerini bulmaya çalışan bir metottur. Transendent ise yine...

Kurucu Öğelerin Devinme Yönü

Nesnelerde yoktur bir içsel itim gücü, kımıldatan. Yükseğe çıkaran, ne bir yön var, ne bir yasa Benim anladığıma göre, nesnelerin özünde. Sakın yanılma yanan nesnelere bakarak. Çıkar yığınla yalım yukarı doğru, büyük Işıyan yemişler de yukarı doğru, ağaçlar da, Sarkar ağırlık nedeniyle topluca, sonradan, Kendiliğinden başaşağı. Yalımlarla fışkırır Ateş evlerin damlarından, uçar talaşlar, yangın Kudurunca çatılar...

Irvin Yalom’la Edebiyat, Terapi ve İnsan Kaygıları Üzerine Bir Söyleşi

California’da yaşayan ve çalışan Dr. Irvin Yalom basına çok seyrek mülakat veren bir yazar. Yalom, sıcak bir Haziran sabahı, BBC Türkçe Yayın Bölümü’nden Ayça Abakan’la, Hyde Park karşısındaki otelinde, edebiyat, terapi, insan kaygıları üstüne söyleşti. Abakan: Size ilk sorum, yazı üstüne… Yazı yazmak niçin sizin için hep çok önemli...

Felsefe Ders Notları: Siyaset Felsefesi

Siyaset, Aristoteles’e göre “Yurttaşların, toplumu ilgilendiren işlerle ilgili olarak yaptığı her şeydir.” Siyaset felsefesi  siyasi yaşamı konu alan, özellikle de devletin özü, kaynağı ve değerinin ne olduğunu araştıran felsefe disiplinidir. Siyaset felsefesi, olması gerekeni ele alır; siyasi otoriteyi, bu otoritenin oluşumunu, kaynağını, gücünü nasıl sürdürdüğünü, siyasi otoriteyle birey arasındaki...

Bakın! Ben Bile Ağlıyorum Albayım!

Bakın! Ben bile ağlıyorum albayım. İmkânsızlık duvarının önünde ağlıyorum. Bu duvar beni çıldırtıyor albayım. Başımı, bu duvara vurup parçalamak istiyorum. Başım ağrıyor albayım; biraz yürümek, biraz kendime gelmek istiyorum. Şimdi ne olacak albayım? Bilge beni istemiyor diye onu göremeyecek miyim artık? Böyle şey olur mu? Biraz önce...

‘Öldürmeyeceksin’ Emrinin Hayvan-Olmaklığa Tasallutu

"...Öldürmeyeceksin" (Tevrat/Çıkış 20:13). "...Öldürmeyeceksin" (İncil/Luka 18:20). 'Öldürmeyeceksin' denildiğinde öldürmemelisin çünkü emir ile aynı an da hayat belirmeye başlar, bu beliriş "evrensel yasa"nın tüm türleri koruma altına aldığının kanıtıdır; biricik olan ayettir, ayetin içinde ölüme karşı çıkış ve varlığa bir saygı duruş mevcuttur akabinde ilahi tahakküm gözle görülür biçimde kendini...

Uğraşma Artık Sevgilim

Bir çok eski sevgilinin arkasından bir şeyler yazdım. Hiç biri bu kadar zor olmamıştı. Gittiğinden beri çok soğuk sevgili. Seni tanıdığım günden daha soğuk.. Yazın ortasında titriyorum.. Belki de ben gittim... Ne için gittiğimi anlattım sana, milyonlarca kere ama sen yine 'seni' dinledin. Hep olduğu gibi... Hani o...