“İlahi Nizam ve Kainat” Hakkında

1959 yılında “Önder” adını verdiğimiz Büyük Vazife Planından gelen bu bilgiler, Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiş, o tarihten beri noter, banka kasalarında korunmuş, zamanı geldiği için 54 yıl sonra yayınlanmıştır.

Türkiye Metapsişik Derneği (MTİAD 1950) kurucusu ve Türkiye’deki Neo-spiritüalizm çalışmaların öncüsü Dr. Bedri Ruhselman Bey’in editörlüğünü yaptığı (tebliğ yoluyla düzenlemek) İlahi Nizam ve Kâinat, tam 54 yıl boyunca mühürlü vaziyette bir kasada saklandı. 2013 yılına yaklaşıldığında yukarının izni ile yayınlanmasına ve insanlıkla paylaşılmasına karar tebliğ edildi ve 2 nisan 2013’de kitap piyasaya çıktı.

İlahi Nizam ve Kâinat’ ın yayınlanma aşamasını Metapsişik Tetkikler ve İlmi Araştırmalar Cemiyeti’nin bugünkü başkanı A. Cemal Gürsoy’dan dinleyelim:

Yarım asırdan uzun süren bekleyişin ardından, kalplerdeki mührün çözülme vakti nihayet geldi. Yeryüzü bundan sonra daha farklı dönecek, insanlar ışığı başka bir şekilde görecek, sesi farklı şekilde duyacak. Bu bilgiler, gezegenin yeniden düzenlenişinde pay sahibi olacak.” Gürsoy “Neden şimdi?” sorusuna şu yanıtı veriyor: “Yeryüzünde hiçbir kişi ya da organizasyon, yukarının iradesine karşı duramaz. Tarih, saat ve güne karar verilmişse, o eylem yerine gelecektir. İlahi düzen kendi tesirini sağlayacaktır.

Kitap, Bedri Bey ve takipçilerine göre, insanlığa, yukarının sonsuz bilgisini sunuyor. İlâhî Nizam ve Kainat gerçekten ilginç bir kitap ve birçok gerçeği daha doğrusu tek bir hakikati ve ona bağlı ruhsal vazife ve planları tanımlıyor ve insanlığın geleceği hakkında birçok kehanette ve saptamalarda bulunuyor. Yaratılış, ilk madde, evren, tekâmül, ruhların sirkülasyonu, Araf, dezenkarnasyom, re-enkernasyon, cennet-cehennem gibi metapsişik konulara değinerek, dünyanın gidişatı, kayıp uygarlıklar, aile, devlet, millet gibi kavramlar hakkında çarpıcı tespitlerde bulunuyor.

Metinler, Bedri Bey tarafından ruhsal plandan tebliğ yoluyla daktilo edildiği için ilk başta dilini ve üslubunu yadırgayabilirsiniz ancak içine girdikçe bu farklılığın tek bir amaçla var olduğunu idrak edebilirsiniz.

Kitaptaki belli başlı konulardan, burada bahsetmek istiyorum:

İlk Madde (Amorf Madde)
Kitapta bu maddeden bahsederken şekilsiz ve hareketsiz olan madde tabiri kullanılmış. Niteliksiz olması vurgulanarak tamamen asli ilkelerin tesirinde ortaya çıkarıldığından bahsedilmiş.

Düalite
Zıtların savaşımını anlatan bir ilke olarak bahsedilmiş, maddenin işlerliğini kazandıran yegâne kanun. Hareketin ve dünyaların oluşumunun tetikleyicisi olarak kitapta çokça vurgulanmış. Evren bu ilke doğrultusunda yani zıtların dengesinde var olmaktadır.

Tekâmül
Ruhun gelişim süreci. Evrendeki sonsuz döngüyü ifade etmektedir. Evrenin tek amacını sembolize eder. İnsanın dünya yolculuğunu sembolize etmekte.

Nefsaniyet
İnsanın varlığı boyunca (dünya yaşamında) yaptığı veya yapacağı seçimlerle alakalı bir süreç. Bu aşamada ruh, varlık planında hayatını sürdürürken -sonsuz tekâmül yolculuğunda- bir seçim yapar, bunlardan “nefsaniyet” içgüdülerle, vazife ise, idrak ve vicdan ile tecrübe edilir. Kitaba göre doğru seçim tabii ki “vazife”dir. Tasavvufta da geçen bu kavram aynen işlenmiş diyebiliriz. Kitapta Nefsaniyet olgusu tekamül yolculuğunu olumsuz etkileyen bir eleman olarak tasvir edilmiş.

Spatyom
Ölümü gerçekleşen bedenlerden ayrılan ruhların diğer âlemlere veya bedenlenmelere uğramadan önce tutuldukları bir geçiş alanı. Bu ara geçiş sürecinde, ruhlar, tekâmül derecelerine göre sınıflandırılmıştır. Ruhların hepsi bu alana mecburen uğramak zorundadır. Geçirecekleri zaman ve koşullar ise onların dünyadaki yaşamının içeriğiyle ve yaşarken üstlendikleri rollerle alakalı olarak belirlenmektedir.

Ünite
Yönetim mekanizmasının beyni. Tekâmülün son noktası. İdrak birliğini temsil eden ünitedir. En yüksek birliği sembolize eder. Normal insan sezgisiyle fark edilemeyecek kadar insana uzaktır. Evrenin ve tüm tekamül planlarının ve tüm madde aleminin yönetiminden sorumlu olan birlik.

MU Kıtası
Kitapta MU uygarlığından tekamül seviyeleri ve teknolojik yetenekleri yüksek bir medeniyet olarak bahsedilmiş, ayrıca bu ilerlemeyle birlikte yozlaşmanın da baş gösterdiği vurgulanmış. Bu gelişme şu anki insanlıktan çok yüksek bir seviyedeymiş ve bu yüzden de dünya haritasından silindikleri belirtilmiş.

Kehanetler
Kehanetler kısmı kitabın sonlarına rastlamakta ve çeşitli rivayetler sunmakta. Kuzey Kutbu’nda ve dünyanın eksenindeki hareketlenmelerden tutun, Marduk hakkında anektodlara, Türkiye’nin ve birçok anakaranın yok oluşuna kadar çarpıcı bilgiler sunmakta.

(Kitabı okumadan önce kulak dolgunluğu seviyesinde de olsa bile, İncil, Tevrat, Kur’an ve Kabala gibi mistik metinler hakkında bilginiz olursa daha verimli bir okuma yapabileceğinizi düşünüyorum.)

Can Murat Demir

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Hiç Karşılaşmadan Yaşıyoruz

Borçlu olmaktır yaşamak, anlamı üstüne düşünmek, bu borcu ödemenin yollarından biridir... Nice insanla sözde birliktelikler yaşıyoruz, hiç karşılaşmadan. Yıllarca birlikte olduğumuz can dostumuza soruyoruz: "Hiç karşılaştık mı...

Amaçsız Şehvetim

İnsan bu dünyada tanrısını arar durur. Aradığı tanrı onun karakteriyle şekillenir. Amaçsız şehvetim beni buralara kadar sürükledi. Sanki evrende başka hiç kimse yokmuş gibi kucağına...

Aydınlanmacılık, Barış, İnanç ve Özgürlük

Bu yazının amacı genel olarak dinler, özel olarak da tek tanrılı dinler adına yürütülen savaşların temellerini sorgulamaktır. Bunu yaparken ilkesel olarak dinler ile onlara...

Valentin ve Sınırsızlık Kapıları

Boşluğun oluşturduğu boyutlar geçit kapılarını anahtar olarak sunmaktaydı. Valentin kendi odasında durmadan bu cümleyi düşünüyordu, artık 27 saat olmuştu ki kendi odasını terk etmiyordu. Beynine...

Kiliselerin ve Kilise Bezemelerinin Sembolizmi

Dini görevlere ve konulara mahsus olan tüm şeyler ilahi anlamlarla ve hikmetlerle doludur ve kutsal güzellikle dolup taşarlar. (...) Kutsal Kitap’ta farklı anlamlar vardır:...

Şeytan Okşar, Tanrı Acıtır!

Bir küfür bin duayı ezerken sen sadece hayatın anlamını düşünürsen yenilirsin. Çünkü hayat, en güzel, en dişi yalandır. Çünkü sessizlik iyi gelir ruhuna, her...

Saklımda

saçlarından dökülen ışıltıları topladım bir bir, heybemdedir hepsi. merhaba diyemediğim bir yansımanın adısın. şimdi ne desen hoşçakaldır, içimin en yakın yalnızlığında… sen yürüdün , arkanda bıraktığın fırtınadan habersiz. sayısız sokakların renklerinde, suretinle...

Karışık Şiirler

Kış Akşamı Son kelimelerimi bir kış akşamı yazdım Ben ilk hecelerimi sildim o kış akşamları Aralıksız sevebilmek İhsaniyet adında, Denizi seyrediyorum dalgalarıyla Bir şiir mahzeni uğruna. Son kelimelerimi bir kış akşamı...

İdeoloji Şairin, Siyaset Şiirin, Ahlak Hayatın Düşmanıdır!

Valery’nin “Şiirin içinde fikir, elmanın içindeki gıda kadar saklı olmalıdır.” sözü, ideoloji-şiir ilişkisi üzerine düşünmemi sağladı. John Ciard’ın: “Şiir fikirlerden söz açmaz, onları bir...

Puşkin ve Erzurum Yolculuğu

Rus Edebiyatı’nı yeni bir boyuta taşıması adına önemli bir isim olarak hatırlayabileceğimiz Alexandr Puşkin'in çalkantılı ve derbeder bir yaşamı olmuştur. O dönemin imparatoru Nikolay...

Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri Başladı

Her yıl kasım ayının üçüncü perşembe günü kutlanan Dünya Felsefe Günü, Aktif Felsefe şubelerinde çeşitli etkinliklerle kutlanacak. Aktiffelsefe’den yapılan açıklamada, felsefenin önemine dikkat çekildi. Açıklamada,...

Açmaz

Ulu Tanrı’m, bu Arap açmazı Türkü yendi Tam bin üç yüz sene bîcareye Müslim dendi Altı bin yıl maval gezdi ağızdan ağıza Kapılan yandı bu iman denilen...

Azize Eufemia

Eufemia, 4. yüzyılın ilk yıllarında yaşamış bir Hristiyan kadını. O yıllarda Hristiyanlık henüz Doğu Roma'da resmen kabul edilmemişti ve İstanbul'da çok tanrılı inanç geçerliydi. Günlerden bir...

Gerçeğin Rüyası

Son duyulan sesler... İnleme sesinden farksız olan çağrışımları andırıyordu... Uykular çok derindir ve uykularınızın her saniye değişen sessiz titreşimleri bilmediklerinize davetiye yollamaktadır. O an sağar, kör...

Aydınlanmış Anarşi ve Stirner

Daha 1980’lerin başında Türkçede sadece bir-iki anarşist kitap bulunurken, bugün bu konuda neredeyse sayısız eser bulmak mümkün. En azından bir çevirmen olarak doğrudan katıldığım...