Felsefe Nedir?

Felsefe, bir takım gizli hikmetlerle dolu olduğu görüntüsü veren, bazı ağırbaşlı ve saygıdeğer insanlarca dile getirilen gizemli kavramlarla bezenmiş, adeta çözülmemek üzere hazırlanmış bir bilmece değildir.

Hayatın bizzat içinden yükselen bir etkinlik olarak felsefe, aslında yaşamın diğer olgularından çok uzaklarda ya da onlardan çok farklı değildir. Sözgelimi kimi zaman o, soğuk algınlığı kadar basit bir şeydir, kimi zaman kalp krizi kadar dramatiktir. Kimi zaman ise, sözgelimi bir veba kadar vurucu ve yıkıcı bir şeydir. Felsefe, insana, geçmişine ait zengin deneyim ve birikimini göstererek, ona, kendi kaderini çizmesinde yardım edebilir. Böylece, onun bugününü doğru değerlendirmesine ve gelecek yönelimleri için isabetli seçimler yapmasına yardımcı olabilir. Çünkü insan sürekli yolculuk içinde olan bir varlıktır. İnsan olmak demek, yolda olmak demektir. İnsan tamamlanmamıştır, dolayısıyla, yaşadığı sürece her bir anda farklılaşmaktadır. Yaşamak, içkin ve belirlenmiş bir var oluşa sahip olmak değil, bu var oluşu andan ana gerçekleştirmeye çalışmaktır. Yaşamak, insanın miras aldığı birikim, donanım ve doğayı, kendi düşünceleri, sözcükleri ve eylemleriyle uzlaştırmaya çalışmasıdır.

Meral IŞILDAK

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Alev Alatlı Taraf Kitap Söyleşisi

1- Beyaz Türk tanımının temeli nedir? Kim neye göre beyaz veya bu “beyaz”lık nerden geliyor? - Ne güzel bir soru! Önce, “siyah” ne ki, “beyaz” ne olsun diye bakmak lâzım. “Siyah”a yüklenilen nitelikler mâlum; ölüm, kötülük, cadılık, büyü. Roma İmparatorluğu ile başladı, zamanla Avrupa’nın bütününe yayıldı. 19. Yüzyılda...

Bazen

Yıldızları süpürürsün, farkında olmadan, Güneş kucağındadır, bilemezsin. Bir çocuk gözlerine bakar, arkan dönüktür, Ciğerinde kuruludur orkestra, duymazsın. Koca bir sevdadır yaşamakta olduğun, anlamazsın. Uçar gider, koşsan da tutamazsın... William Shakespeare

Felsefe, Duygusal Dışkılama ve Sindirim Sistemi

Felsefe, radarı açık bir sezgi makinesini öngörür. Bu makine bazen insan bazense ruhlardan ibarettir. Kavramlarla boğuşan hem ruh hem de insanlardır. Aydınlık gibi görünse de ayak izlerini takip etmek zordur. Burası sıradanlığın cehennemi gibidir. Felsefenin sığlığı hakkında Felsefe ile uğraşa girmek; birtakım dünyevi acıların insan aktörü tarafından uhrevi (tanrısal-kutsi) şeffaf kılıflara...

Aylak Bir Peygamber, Görevsiz Bir Hayalet Öyküsü

Şu kısacık ömründe, arzu ettiklerinin hiçbiri gerçekleşmedi mi? Yanılıyor olabilir misin? Hayır. Bundan eminim. Ben kaybetmiş biriyim. Halbuki yola çıkmadan bir sürü söz verilmişti bana. Ellerimdeki kelepçelerden, ruhumun boyunduruğundan kurtulmak en tabii hakkımdı. Ama öyle olmadı değil mi? Ruhdaşların (yoldaşlığın tanrı katındaki karşılığı) yardım etmezken, üstüne bir de...

Hayyam Rubaileri -VI-

101. Felek, delik deşik ediyorsun yüreğimi; Yırtıyorsun ikide bir sevinç gömleğimi, Esen yelleri ateş ediyorsun bana; Çamura çeviriyorsun içeceğimi. 102. Haram, acı, kötü derler canım şaraba: Oysa ne hoş şey, hele bir güzel sunarsa; İçin bakın; hem doğrusunu isterseni, Haram dedikleri her şey hoş galiba! 103. Dedim ben artık kızıl şarabı içmem; Üzümün kanıymışbu, ben kan dökmek istemem. Gün görmüş...

Bütün Bildiğim

bütün bildiğim şu: kuzgunlar ağzımı öpüyorlar, damarlar arapsaçına dönmüş burada, denizse kan denizi. bütün bildiğim şu: eller uzanıyor, gözlerim kapalı, kulaklarım kapalı, çığlığımı geri çeviriyor gökyüzü. bütün bildiğim şu: burun deliklerimden hayaller damlıyor bize tur bindiriyor tazılar, deliler gülmekten katılıyor, tıkırdayarak ayırıyor saat ölenleri. bütün bildiğim şu: ayaklarım kederdir burada, zambaklar kadar etmiyor sözcüklerim, pıhtılaşıyor şimdi: kuzgunlar ağzımı...

Tanrı Kanatları

Kimsesiz sahralarda kimsenin bilmediği ben varım. Beni ziyaret etmezler ben istediğimde onları ziyaret ederim ve ben istediğimde onlara ziyaret etmelerine izin veririm. Kimsesiz sahralara yönelenler beni görmek isteyenlerdir. Karanlık ve kimsesiz sahralara geldiğinizde bana olan çağrılarınızla beni görmeniz mümkündür. Bilmediğiniz zamanda size gelirim şayet beni görmek sizi...

Nietzsche ve Bataille

Bataille’ın çıkış noktası Nietzsche’dir. Nietzsche’nin felsefeyi ele alış biçimini benimsemiş ve onun açtığı yolda,insanlık serüvenini daha ileriye götürmek istemiştir. Bataille’ı daha iyi kavrayabilmek için Nietzsche’nin felsefede açtığı yolu irdelemek gerekmektedir. Bunun için çok kısa olarak XIX. yüzyıl Alman felsefesine bakalım. Felsefe tarihini incelediğimizde, Kant’ın büyük bir dönüm noktasını temsil ettiğini görürüz....

Mısır’da Sanat, Mimari

Bu medeniyetin en büyük unsuru sanatıdır. Burada, tarihin eşiğinde bulduğumuz sanat, herhangi bir modern milletinkinden üstün, sadece Yunanistan’daki ile kıyaslanabilecek ölçülerde güçlü ve gelişmiştir. Önceleri refah ve barışın sağladığı lüks ortam, daha sonra III. Thutmose ve II. Ramses’in hükümranlıklarında baskı ve savaştan elde edilen ganimetler, Mısır’a devasa...