Kapalı Oda

Şiirsel bir üst erkeklik duygusunu ayaklandıran o dişi, her gece beni içine alıyor, beni benden geri alıyordu. Arzunun sınırları kalkıyor, tenler birer dil hâline geliyordu. Tecavüz ve aşk, aynı nefeste buluşuyor; keskinlik, yargı ve ayrım anlamını yitiriyordu. Sadece iki bedenin arasında kalan, zamansız bir dünya hüküm sürmekteydi. Her şey, bir sıvının içinde yeniden doğuyordu.

İçerisi sıcaktı — yalnızca tenin değil, belleğin ve günahın da terlediği bir sıcaklık. Her hareket, bir dua yahut lanet gibi yankılanmaktaydı. Beden, kendi suçunu hem yaratıyor hem siliyordu. O anlarda kimlik, cinsiyet, geçmiş yoktu. Sadece bir tanıklık: birbirini tanımayan iki varlığın, kendilerini tüketerek birbirlerine dönüşmesi.

“Hayata evet, boşalmaya hayır” diyen bir bilinçle, bedenim sonunda kararını verdi: arzusunu kurban ederek arındı. Kendi iktidarını cezalandırdı. Kutsal bir cinayetle kendisini susturdu. Çünkü içgüdünün sefaleti buydu: Tanrısız bir tapınma, orgazmın içine gömülmüş bir dua.

Bir erkek ve bir dişi… Bundan fazlası olabilirler miydi? Birbirini tanımadan döllenmiş iki bilinç, ölümle sevişen iki yalnızlık. Her dokunuş bir yıkım, her öpücük bir kefaretin yankısıydı.

Günler geçtikçe, kelimeler yerini iniltilere bıraktı. Sözün bittiği yerde, varoluş başlıyordu. Sevişmenin alfabesi kana, haza ve acıya yazılmaktaydı. Her temas, varlığı yeniden icat ediyordu. O oda, iki tenin biricik coğrafyası, ruhun karantinasıydı.

Ben büyüktüm; o ise gençliğin haklı hoyratlığıyla beni küçültüyordu. Dilinin arsızlığı tenimi yakıyor, sonra o ateşi dudaklarıyla söndürüyordu. Her an bir zaferdi, ama aynı zamanda bir yenilgi. Kutuplar birbirine değdikçe buzlar eriyor, tanrının sessizliği aramızda yankılanıyordu.

Sonra ayrılık geldi. Zamanın bile dokunamadığı o tenler birbirine yabancılaştı. Arzunun krallığı çöktü. Biz, artık yalnızca birer kabustuk. Sevişme bir hatıraya, arzu bir küle dönüşmüştü.

Aşk çöplükteydi. Söz zehir saçıyor, nefes taş kesiliyordu. O oda, artık kimseye açılmayan bir türbeye dönüşmüştü.

Kapısına el yazısıyla bir cümle kazındı:
“Kapalıyız.”

Can Murat Demir

patika-yollar

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.