Ana SayfaYazarlarCansu Can"Çocuklarını Yiyen Satürn"

“Çocuklarını Yiyen Satürn”

“Çocuklarını Yiyen Satürn” iki ünlü tabloyu temsil eder. Tablolardan ilki Peter Paul Rubens, ikincisi ise 1819’da Madrid’de dünyaya gelen Francisco Goya tarafından yapılmıştır. Goya’nın, evindeki yemek odasına çizdiği altı resimden biri olan bu tablo, Satürn’ün çocuklarını yiyişini ve Jüpiter’in tahta geçişini simgelemektedir. Aslında resimde kendi çocuğunu öldürdüğü için bir delilik hali içinde görünen Satürn’ün dramı anlatılır. Bazı eleştirmenlere göre Goya bu resmi çizerken Rubens’den esinlenmiştir. Tema bakımından da gençlik ve yaşlılık arasındaki çatışma, her şeyi eritip bitiren zaman gibi konular işlendiği öne sürülmektedir. Alegorik bir eser olduğu için ressamların sadece mitolojik Satürn öyküsünü anlatıp anlatmadıklarına dair net bir bilgi yoktur. Goya’nın çizdiği resimde herhangi bir vahşet ibaresi de mevcut değildir. Fakat Rubens’in tablosu için aynı şeyi söylemek yerinde olmayacaktır. İkinci tabloda, yapılan eylemden ötürü hüzünle karışık delirme ifadesi mevcutken birinci tabloda duygusuzluk ve zalimlik hissi hakimdir.

Goya’nın resmindeki delilik görüntüsünün altında yatan temel neden yaşadığı hayat ile ilişkili olabilir. Zira ressam, yaşamı boyunca pek çok zorlukla karşılaşmış bir insan. İki kere ağır hastalığa yakalanmış, Fransız İhtilali’nden dolayı Engizisyon Mahkemeleri’nde yaşanılan vahşetlere tanıklık etmiş. Bu sebeple tüm bu gördüklerini de sert ve korkunç bir üslupla tuvale aktarması gayet normal bir durum bana göre. Ayrıca zamanla zihni bulanıklaşan birisi için bu tarz resimler yapmak, onun maddi dünyadan aldığı tecrübelerle ruhunu doygunlaştırdığının da bir göstergesidir.

“Çocuklarını Yiyen Satürn” tablosundaki Satürn aslında Kronos’tur. Antik Roma mitolojisinde Satürn olarak geçer Kronos. Yunan mitolojisinde Kronos’un hikayesi annesi Gaia ve babası Uronos’la başlar. Yunan mitolojisinde Gaia toprak anadır. Uronos ise Gaia’nın oğlu ve kocasıdır. Taht kavgası uğruna tüm çocuklarını Gaia’nın içine, toprağa hapseder Uronos. Fakat son çocuk Kronos, annesinin de onayıyla babası Uronos’u hadım ederek tahttan indirir ve kardeşi Reia’yla evlenir. Uranos’la ilgili diğer bir iddia ise onun Gaia’dan meydana gelmeyerek Khaos’tan oluştuğudur. Fakat genel itibariyle ilk varyant kabul edilmektedir. Tabloda resmedilen mitolojik hikayeyse şu şekildedir:

Olympos tanrılarının devri Reia’nın Kronos’tan tekrar hamile kalmasıyla başlar. Daha önceki doğumlarında elinden alınan çocukları Hestia, Demeter, Hera, Hades ve Poseidon’un acısı daha tazeyken bir kez daha hamile kalmak Reia’yı çok endişelendirir. Her doğumdan sonra Kronos’un çocuklarını midesine indirmesi, onu bir hayli üzer. Yeni bir bebeği daha kaybedecek olma korkusu bir anne için hiç de kolay değildir elbette. Fakat kaçınılmaz son budur. Büyük kehanetin gerçekleşmemesi için Kronos’un çocuklarını mideye indirmesi gerekir. Aksi takdirde babasını hadım ederek tahttan indirmesiyle elde ettiği bu müthiş saltanat, bir çırpıda ellerinden kayıp gidecektir. Kronos’un çocuklarını yeme sebebi; her şeyi bilen annesi Gaia ve babası Uranos’un ona söylediği kehanetten ileri gelir. Çocuklarından biri tarafından tahttan indirileceği kehanetini öğrenen Kronos, o dönemden sonra bütün çocuklarından tek tek kurtulmaya başlar. Yalnız atladığı bir şey vardır: Bu sefer Reia’nın karnında taşıdığı çocuk tanrıların babası Zeus’tur…

Bir kez daha hamile kaldığını öğrenen Reia kocası Kronos’a bu sefer hamile olduğunu söylemez. Yeryüzünü dolaşma bahanesiyle gökyüzünden aşağı Girit’e inen Reia, İda Dağı’ndaki bir mağarada Zeus’u doğrur. Doğumdan sonra annesi Gaia’dan yardım isteyen Reia, oğlu Zeus’u su perilerine emanet ederek tekrardan gökyüzüne çıkar. Gökyüzüne geri döndüğünde kocasına bir bebek doğurduğunun müjdesini veren Reia, yeryüzünden getirdiği taşı kundağa sarılı bir vaziyette Kronos’a verir. Kundağın içinde bir bebeğin olduğunu zanneden Kronos ise midesine oturacak taş parçasından habersiz, yeni çocuğunu afiyetle yer.

Uzun yıllar sonra tanrıların babası ve gökyüzünün yeni tanrısı Zeus büyüyüp genç bir tanrı olduktan sonra, babası Kronos için intikam planları kurmaya başlar. Planı kurduktan sonra da babasının karşısına çıkıp; onun oğlu olduğunu, kehanetin doğru olmadığını ve ondan korkması için hiçbir sebebin olamayacağını söyleyip, onu ikna eder. Bu iyimser yaklaşım karşısında şaşıran Kronos kehanet doğru çıkmadığı için çok sevinir. Bunun üzerine Zeus babasına bir dostluk içkisi uzatır. Kronos da bu güzel teklifi kabul ederek dostluk içkisini yudumlar. Ancak ters giden bir şeyler vardır. İçkiyi içen Kronos bir anda fenalaşır ve midesi bulanmaya başlar. Sonra da istifra ederek bu zamana kadar yuttuğu tüm çocuklarını dışarı çıkarır. Böylelikle kardeşlerini de kurtararak tahtın sahibi olan Zeus, babasını Tartaros’a haseder. Kardeşleriyle beraber yeni bir saltanat serüvenine yelken açar. Böylelikle kâinatın tahtı el değiştirmiş olur…

KAYNAKÇA:
Demir, R. (2015). Mitolojik Öyküler. Bornova – İzmir: Kum Saati Yayınları.
Krugmann, R. (2003). Tanrıların Babası Zeus. Kızılay – Ankara: Yurt Kitap – Yayın.
Vikipedi Özgür Ansiklopedi. (28.12.2021 tarihinde erişilmiştir.) Çocuklarını Yiyen Satürn. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ocuklar%C4%B1n%C4%B1_Yiyen_Sat%C3%BCrn
Vikipedi Özgür Ansiklopedi. (28.12.2021 tarihinde erişilmiştir.) Francisco Goya. https://tr.wikipedia.org/wiki/Francisco_Goya
Vikipedi Özgür Ansiklopedi. (28.12.2021 tarihinde erişilmiştir.) Peter Paul Rubens. https://tr.wikipedia.org/wiki/Peter_Paul_Rubens

Cansu Can

Cansu Can
Cansu Can
4 Ağustos 1999 tarihinde İstanbul Kadıköy’de doğdum. 2022 yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümünden mezun oldum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, Adalet Bölümünde ise hala öğrenim görmekteyim. Yazılarımın genel hattını felsefe, mitoloji, ezoterizm, spiritüalizm, sembolizm, edebiyat ve sanat konuları oluşturuyor.

BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Vaveyla

Haklı düşüncelerimizle tuttuğumuz her köşe başı ve onların inandırıcı halleri yaşamımızın çoğul sesidir. Dibine kadar yanlışta olsa, itiraf etmemek ya da en basiti kabul etmemek, yitirilmiş güçlü duyguların karakteristik boşluğudur...

Plath’in Son Gecesinde Ne Oldu?

İngiliz şair Ted Hughes'un, karısı Slyvia Plath'in intiharını çevreleyen hazin dakikaları detaylı biçimde anlattığı, daha önce görülmemiş bir şiiri yayımlandı. İngiltere'de The New Statesman dergisinde...

Pulitzer Ödülü Sahibi Aktör Sam Shepard Hayatını Kaybetti

Pulitzer Ödülü sahibi, oyun yazarı, yazar, yönetmen ve aktör Sam Shepard 73 yaşında hayatını kaybetti. ABD’li oyun yazarı, yazar, yönetmen ve aktör Sam Shepard 73...

Devrim

Bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez: Değişiklik hep kötülüğe ve zorbalığa yol açar. Bir tek parça bozulunca düzeltilebilir: Her şeyin özündeki bozulma...

Biraz Karanlık, Bulanık ve Kirli

Gündüz gözüyle seçilemeyen, algının sıradanlığı içerisinde bir anlam yükleyemediğimiz, yaşamlarına dokunma isteği uyandırmayan insanlar vardır. Ne bakılır, ne görülür ne de fark edilirler. Gecenin...

Karamsar Olmak

Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkuşağı gibi gülümseyebilmektir... Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla baslar. En uzun yolculuklar ise, bir adımla baslar. Gerçek sevgiler...

Dönüş

Bu gökler ben doğarken temizdi; dönüyorum Yeryüzü esrarlıydı, sessizdi; dönüyorum Usul usul sıyırıp kan kokan elbisemi Yüreğimin irinli hücrelerini bırakıp Dönüyorum şekilsiz bir kamburla sırtımda Ağlayanlara sundum zehir dolu...

Hayvanlardan Tanrılara Sapiens: İnsan Türünün Kısa Bir Tarihi

Homo sapiens neden ekolojik bir seri katile dönüştü? Para neden herkesin güvendiği tek şey? Kadınlar üstün sosyal becerilere sahipken, neden çoğu topluma erkek egemen? Güç elde etmekte...

Güzeldiniz

bir zamanlar sizi de sevmiştik hatırlar mısınız güzelsiniz demiştik gerçekten güzeldiniz her gece ayla beraber çıkardınız gökyüzüne gün olur güneşler doğardı aydınlığınızdan gözlerinizin şavkı vururdu duvarlara gün olur dağ...

Liman Kırıntıları

Bahamalı martılar beni çağırdı bir ikinci bahar gecesi. Yalan söyledim yırtık blucinli tayfalara Seni sevmediğimi söyledim. Oysa rıhtımlar en şarkılı dalgalarla yıkanıyordu Midye kabuklarında sakladım gözyaşlarımı; Hastaydım kırık kötümser bir öksürük yapışmıştı boğazıma Seni...

Niçin Böcek Yemiyoruz?

Böcek yeme fikrinin insanda oluşturduğu tek duygu iğrenme duygusudur. İnsanların gıda tüketim alışkanlıklarını, kalori değerleri ve beslenme dengesi değil, dinler, gelenekler kısacası kültürler belirler. Günümüz...

Buda ve Nirvana

35 yaşındayken bir gün Bilgelik ağacı denilen Budi ağacının dibinde düşünürken ilham geldi ve uyanışa kavuştu. Nirvana’ya ulaşmış ve böylece nefret, hırs ve cehaletten...

Darkness Falls

Bundan 150 yıl önce başlar her şey. Matilda küçük çocuklarla anlaşabilen ve onların sevgisini kazanmış biridir. Yaptığı şey çocukluğu terk edip ergenliğe giren çocukların...

Müslümanların Masumiyeti: Film Değil, Rezalet!

Tamamen propagandaya dayalı bir film olan "Müslümanların Masumiyeti" (Innocence of Muslims) hakkında basında çıkan yakıştırmalar dışında söyleyebileceğim tek şey "rezalet" kelimesi sanırım. Filmin finansmanından tutun, fragmanlarına...

Gözyaşlarımın Prensesi

o gün gözyaşlarım kristalleşti ve avuçlarına düştü hesaplamadığım bir anda karıştı tenine gözyaşlarımın prensesi bir adamın çırpınışı gibi son sözleri sonra yine ağladım sessizce korkma benimsin ayrılsak bile dedi gözyaşlarımın prensesi oysa beni ağlatan şey saflığının...