yazar profil sayfası

Cansu Can

4 Ağustos 1999 tarihinde İstanbul Kadıköy’de doğdum. 2022 yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümünden mezun oldum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, Adalet Bölümünde ise hala öğrenim görmekteyim. Yazılarımın genel hattını felsefe, mitoloji, ezoterizm, spiritüalizm, sembolizm, edebiyat ve sanat konuları oluşturuyor.
9 YAZI YAZDI
1 YORUM YAPTI

Kartezyen Düalizme Yeni Bir Bakış

Düalizmin Ortaya Çıkışı Geçmişten günümüze zihin kavramı hakkında pek çok iddia ortaya atılmıştır. Kimilerine göre zihin kavramı doğumla başlayıp bedene yerleşen, ölümle de bedeni terk...

Dönüşüm’e Ontolojik Özne Değerlendirmesi

A) ÖZET Dönüşüm, Franz Kafka’nın 1915’te yayımladığı öykü türündeki eseridir. Edebiyat dünyası tarafından kabul edilmiş bu eser, sadece edebi anlamda hayat bulan bir metin değildir....

Raffaello Sanzio “Atina Okulu Tablosu”

İtalyan ressam Raffaello Sanzio’nun fresk tarzında ortaya koymuş olduğu bu eserde, genel hatlarıyla felsefe ve bilimlerin ilahi boyutu anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Vatikan’da Stanza della Segnatura’da...

Ne Kadar Bilinçliyiz?

A. Bilinç Nedir? Geçmişten günümüze pek çok filozof ve bilim insanı bilinci gizemli buldukları için bu konuyu araştırmaya tabi tutmuşlardır. Genel anlamda bilincin tanımı şu...

Sembolist Çerçevede Yılan

Eril ve dişilliğin anahtarı, doğumun ve kadınlığın simgesi, bilgelik ve ölümsüzlüğün yol haritası: yılan… Pek çok kültürde insanlarda görüntüsünden dolayı korku ve iğrenme duygusu uyandıran...

DÜŞÜNMENİN spotları

Tampon

Sadelik biraz anlamsız değil mi? Korkunun var oluş çabası sanki. Hak edilmemiş bir hediye sakin insan için. Nereye kadar yalnızlar galaksisinden uzaklaşabilirsiniz ki. Doğum ve ölüm sancısını unutamamış hastalıklı diyar mensupları. Saki yapardı beni rahmetli. Alkol cumhuriyetine vize işlemlerimi yürütüyordu sanki. Bir türlü aydınlık sırası gelmedi alkol ortamlarından....

Derrida “Sevgi” Hakkında Konuşuyor

Sevgi hakkında ne demek istersiniz? Ne hakkında? Sevgi. Sevgi mi, ölüm mü? Sevgi, ölüm değil. Ölüm hakkında yeteri kadar şey duyduk. Sevgi? Sevgi. Sevgi hakkında söyleyecek bir şeyim yok. Bari bir soru sorun. Durduk yere sevgiyi inceleyemem. Bir soru sormalısınız. Sevginin genelliği hakkında konuşma yetim yok. Yok. Belki...

Gündelik İşler, Nesne ve Özne Hakkında

Gündelik işler (ile uğraşmak) insanı bir nesne mi yapar? Bir şeye odaklanmak bir saplantı mı yoksa bir nimet midir? Bu sorular aynı zamanda insan varoluşunun kronik bir hastalığına göndermede bulunur: Sıradanlık "Delilerin yaşamı ölümden beterdir" J. Sirach Evet, İnsan denilen varlık alanı meşguliyetleriyle değerlenir ya da kendinde edindiği mülkler...

Yazmak, Arınma Ya da Kendi Üzerine Uzanmak

Yazmak ve Arınma bağlamında burayı işgal etme hakkını kendimde buluyorum dolayısıyla —yazı izin verdiğince— cüretkâr davranmak durumundayım. Baştan söyleyeyim: yazmayan bilmez, yazacaklarım sadece yazarak kendine bakanlara rehber olabilir —silinip tekrar yazılabilir. Bir başlık önerisi: Söylemek söyleneni yapmak olabilir mi? J. L. Austin Arınma, reflektif bir bakışı icbar eder. Dolayısıyla...

“Yaygın Yanlışlar Ansiklopedisi” Zehir Zemberek Bir Eleştiri Kitabı

YAYGIN YANLIŞLAR ANSİKLOPEDİSİ                                                         Yazar: Sefa Kaplan Editör: Utku Yıldırım Kapak: Barış Şehri Sayfa sayısı: 282 Fiyat: 80 TL         TADIMLIK ‘Bu ülkede güvercinleri vurmazlar’: Hrant Dink’in, ‘Ruh Halimin...

Kartezyen Düalizme Yeni Bir Bakış

Düalizmin Ortaya Çıkışı Geçmişten günümüze zihin kavramı hakkında pek çok iddia ortaya atılmıştır. Kimilerine göre zihin kavramı doğumla başlayıp bedene yerleşen, ölümle de bedeni terk eden tinsel bir varlıktır. Kimilerine göre ise zihin bir varlık değildir. Zihin yaşayan bir beden var olduğu müddetçe var olmaktadır. Beden öldüğü andan...

Sanatçı Emre Şengün ‘5’inci Uluslararası Ekslibris Yarışması Özel Ödülü’nü Aldı

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Uzaktan Eğitim Merkezi Grafik Tasarım Birimi Sorumlusu Öğr. Gör. Emre Şengün, İstanbul Ekslibris Derneği, İstinye Üniversitesi ve Selçuk Ecza Deposu tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Ekslibris Yarışmasında Özel Ödülü (Mehmet Rafet Atalık) alarak büyük bir başarıya imza attı. Sanatçı Emre Şengün’ün bugüne kadar Belçika, Çin,...

Hakikat, Metin, Boşluk ve Yorum

Metin’de yani var olan her şeyde “boşluk” temel koşuldur çünkü boşluk tefekkürü, tefekkür de yorumlamayı önceler. Boşluk’u kendimizce tamamlamayı dileriz. Nesnenin yoruma muhtaç olması bundandır. Boşluk diyalektik ya da birlik olacak biçimde nesneyi harekete geçirmek onu doldurmak ister; bu ontolojik gelgit hermenötiğin sonsuz koridorlarında seyreder. Boşluk göstergenin...

“Her Tür Felsefe Bana Gülünç Geliyor”

Bir boşluk üzerinde yaşıyoruz ve kendime bu boşluğun üzerine bir şey inşa etmenin nasıl mümkün olabileceğini soruyorum. Kesinlikle hiçbir şey bilmiyoruz. Ne sınırlı bir evreni, ne de sınırsız bir evreni tahayyül edebiliriz. Ne sınırlı ne sınırsız bir evren, bunları tahayyül etmemiz mümkün değil. Sınırlı, sınırsız, ne sınırlı,...

Derrida ve Filozofların Hayat Öyküleri

Size şu anekdottaki soruyu sormak istiyorum. Biyografi konferansınızda Heidegger'dan alıntı yaparak Aristoteles'in hayatının şöyle özetlenebileceğini aktardınız: "Aristoteles doğdu, düşündü ve öldü." Sonra Marguerite (Eşi) ile olan ilişkinizi sorduğumda bana sadece olguları ve tarihleri verebileceğinizi söylediniz. Bu konu hakkında bir yorumunuz var mı? Heidegger'ın söylediği, bir filozofun doğumu, ölümü...

Dönüşüm’e Ontolojik Özne Değerlendirmesi

A) ÖZET Dönüşüm, Franz Kafka’nın 1915’te yayımladığı öykü türündeki eseridir. Edebiyat dünyası tarafından kabul edilmiş bu eser, sadece edebi anlamda hayat bulan bir metin değildir. Varlık tahayyülü açısından da önemli noktalara metaforik atışlar yapan yazar, hazırladığı bu kurguda küçük burjuva çevrelerinde yozlaşmış bir şekilde yaşamını sürdürmekte olan bir...

Küfr ve Şirk

Küfr, bir şeyin üstünü örtmek demektir. Nitekim Arapça’da, çiftçinin, ektiği tohumun üstünü toprakla örtmesi işlemine küfr denir. Aynı şekilde, insanın kalbinde var olan bir dinî hakikatin üstünü çeşitli sebeplerle, cehalet, garaz ve çıkarcılıktan bir örtü kaplar ki, bu hale küfr denir. Buna göre küfr, dinin yok edilmesi ve dinsizlik...