Raffaello Sanzio “Atina Okulu Tablosu”

İtalyan ressam Raffaello Sanzio’nun fresk tarzında ortaya koymuş olduğu bu eserde, genel hatlarıyla felsefe ve bilimlerin ilahi boyutu anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Vatikan’da Stanza della Segnatura’da duvara çizilmiş bu resmin bulunduğu oda içerisinde, harici pek çok resim bulunmaktadır. Raffaello’nun yapmış olduğu bu eserin ana teması genel anlamıyla felsefe iken, yanında bulunan diğer resimlerin ana teması; teoloji, retorik ve adalettir. İdealizm ve realizmin çatışmasını Platon ve Aristoteles üzerinden yorumlamaya çalışan Raffaello, Platon’u göğü; Aristoteles’i de yeri işaret eder bir şekilde resmetmiştir. İdea dünyasını gökyüzüyle bağdaştıran ressam, reel dünyayı da yeryüzü ile bağdaştırmıştır. Zira Platon, daimî olarak uhrevi olanın merak edilmesi gerektiğini savunan bir filozoftur fakat öğrencisi Aristoteles onunla aynı fikirde değildir. O beş duyuyla algılanan şeylerin hikmetini merak etmekle birlikte, uhrevi olanı fizik dışı tutarak metafizik adıyla incelemeye tabii tutmuştur. Bu sebeple tabloda; görünenin, yani insanın maddi olarak tecrübe edebildiği dünya yeryüzüne ait olarak tasvir edilirken; görünmeyen, bilinemeyen, maddi olmayan, ruhsal alemle ilişik dünya da gökyüzüyle tasvir edilmiştir.

İncelemeye devam ettiğimizde karşımıza çıkan başka bir detaysa, Platon ve Aristoteles taraftarlarının giymiş olduğu kıyafetlerin renkleridir. Platon mor ve kırmızı bir kıyafet giyerken; Aristoteles mavi ve kahverengi bir kıyafet giymiştir. Bunun sebebi morun gökyüzünü yani havayı, kırmızının ateşi, mavinin suyu, kahverenginin de toprağı temsil etmesidir. Ateş ve hava ruhsal alemin duyumlanabilen sembolleri iken toprak ve su dünyevi alemin duyumlanabilen sembolleridir.

Tabloda Platon ve Aristoteles’i net bir şekilde teşhis edebilmemizin temel nedeni, ellerinde tutmuş oldukları kendilerine ait eserlerdir. Platon’un elinde tuttuğu kitap “Timeo”dur. Aristoteles’in elinde tutmuş olduğu kitapsa meşhur “Ethica”dır. Tabloda Platon’un çizimi için modellik yapan kişi Leonardo da Vinci iken, basamakların birinde kolunu mermer cisme dayayan Herakleitos’un modelliğini yapan da Michelangelo’dur. Ressam kendini de küçük bir alanda, basamakların altında en sağda resmin dışında düşünürlere bakarken çizmeyi uygun bulmuştur.

Raffaello Sanzio

Atina ekolünü temsil etmek üzere resme çok sayıda karakter yerleştirildiğini görüyoruz. Bu karakterlerden kesin olanların bazıları şunlardır: Platon, Aristoteles, Sokrates, Pisagor, Öklit, Ptolemaus, Zoroaster, Raffaello, Sodoma ve Diyojen. Kesin olmayanlar yani o kişi olduğu düşünülen karakterler ise şunlardır: Kıbrıslı Zenon, Epiküros, Anaksimandros, Empedokles, Boethius, Xenophon, Timon, Büyük İskender, Arşimet’tir. Bu saydığımız isimler dışında da pek çok isim mevcuttur ancak çoğu sanat tarihçisi tarafından tartışmalı bir şekilde ele alındıkları için isimleri detaylandırma kısmına pek girme taraftarı değilim. Eğilmiş bir şekilde geometrik şekiller çizmeye çalışan karakterin Yunan matematikçi Eukleides olduğu düşünülmekle beraber, Raffaello’nun arkadaşı Bramante de olduğu söylenmektedir.

16. yüzyılda sanatın ve düşüncenin köreldiğini düşünen Raffaello Sanzio, insanların tekrardan düşünmelerini sağlamak için; önceki kıymetli düşünürlerin, bilim insanlarının ve sanatçıların figürlerini resmetmeyi kafasına koymuştur. Düşüncenin altın çağını yakalama fikri bu fresk de yoğun bir şekilde gözlemlenebilmektedir. Kutsal inançlar doğrultusunda yedi ana liberal sanat olarak kabul edilen; gramer, retorik, diyalektik, müzik, aritmetik, geometri ve astronominin temsilcileri tabloda bir araya getirilerek insanlara gösterilmeye çalışılmış. Tablonun sol tarafında müzik ve aritmetik bilenler, sağ tarafında geometri ve astronomi bilenler, ortasında ise bu bilimler üzerinde çalışan Atina’nın en ünlü filozofları yer almaktadır.

Eski Yunan’ın büyüklüğü ve Rönesans döneminin getirdiği yeniden doğuşun, alegorik bir üslupla, düşünürler, sanatçılar ve bilim insanları üzerinden aktarılmaya çalışıldığı tabloda; iki heykel ayrıntısı gözümüze çarpmaktadır. Resmin sağında Apollon, solundaysa Athena heykeli bulunmaktadır. Bilindiği üzere Apollon güneşin, ateşin, sanatın, müziğin ve şiirin tanrısıdır. Kâhin olma özelliğine de sahiptir. Athena da sanatın, zekanın, ilhamın, stratejinin, barışın ve savaşın tanrıçasıdır. Ayrıca resimde Athena’nın elinde tuttuğu Medusa kafası da dikkat çeken başka bir ayrıntıdır. Her ikisini ortak noktada birleştiren şeyse, düşünürlerin onlara muhtaç olması durumudur diyebiliriz. Metnin başında bahsettiğimiz ilahi boyut kavramı da tam olarak burada ortaya çıkıyor zaten. Bilim insanlarını, sanatçıları, filozofları düşünmeye iten ve onlara ilham kaynağı olan kişiler Apollon ve Athena’nın ta kendisi. Tüm bunlardan yola çıkarak Raffaello’nun zihninde, Rönesans döneminin getirdiği aydınlanmanın ve silkelenmenin temel kaynağı olarak ilahi güçlerin baz alındığını söylemenin yerinde olacağı kanaatindeyim. Kısacası Raffaello’nun insanları düşünmeye sevk etmek için hazırlamış olduğu bu çalışmaya; tanrıların insanlara bahşettiği sanat, bilim, zekâ, düşünce gibi yeteneklerin hepsinin uygulama alanlarıyla özdeşleştirilmiş, şekilsel birer kopyasıdır diyebiliriz.

Kaynakça:
Vikipedi Özgür Ansiklopedi. (08.12.2021 tarihinde erişilmiştir.) Atina Okulu. https://tr.wikipedia.org/wiki/Atina_Okulu
Youtube. (08.12.2021 tarihinde erişilmiştir.) Raffaello’nun “Atina Okulu” Freski https://www.youtube.com/watch?v=uO7GVjnt3CU

Cansu Can

Cansu Can
Cansu Can
4 Ağustos 1999 tarihinde İstanbul Kadıköy’de doğdum. 2022 yılında İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümünden mezun oldum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi, Adalet Bölümünde ise hala öğrenim görmekteyim. Yazılarımın genel hattını felsefe, mitoloji, ezoterizm, spiritüalizm, sembolizm, edebiyat ve sanat konuları oluşturuyor.

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

  1. Sistine Şapel ile ilgili şöyle bi bilgi daha vereyim; Şapel’in tavan yüksekliği yaklaşık 40 metredir ve 13 m genişliğindedir. yani çok büyük ve yüksek bi tavan söz konusu. Michelangelo eseri yapabilmek için kendi icadı bi iskele kurduruyor. bu iskele, yerden tavana değil, tavanın en tepesindeki pencelerelerden biribirlerine uzanan levyeler şeklinde. altınada geniş bezler file filan geriyorlar hani sanatçı düşerse diye. bu şekilde hergün ölüm riskiyle 4 senede bitiriyor eseri. Kaynak: https://hoghheim.com/blogs/sanat-tarihi/raphael-atina-okulu

    • Evet Michelangelo’nun yaptığı gerçekten büyük cesaret. Bir sanatçının 4 sene boyunca aynı riski göze alarak eserini tamamlayabilmesi, üstadlık göstergesi kesinlikle. Ayrıca verdiğiniz bu güzel bilgi için de teşekkürler. :))

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Bir Marina Abramovic Performansı: Yapılanlar Kanınızı Donduracak

1979 yılında o zamanlar henüz pek tanınmamış olan performans sanatçısı Marina Abramovic, gösteri sanatları tarihinin en unutulmaz, en konuşulan ve belki de en korkunç...

Seni Seven Kaderindir!

Bazen hiçbir şey hissetmezsin. Sabrın kalmaz, öfkenden deliye dönersin. Çünkü hayat uzaktır o an, çünkü kendine tahammül edemezsin. Boş, bomboş hissedersin. Hiç kimse yoktur...

‘Okumak’ Sorunsalı Üzerine Bir Örnek: Runik Kitap “Nasıl Okumalıyız” Serisi

Nasıl Okumalıyız? sorusunun yaşantımızla ontolojik bir ilgisi olsa gerek. Bu soru üzerinde biraz düşündüüğümüzde karşımıza şu sav çıkar: Nasıl yaşıyorsak öyle okuruz; bu çıkarsama...

Bitmek Üzere

zor bir hayatım olacak. bunu uzun süreden beri görebiliyorum. kendimde olmadığımı da biliyorum. kimsenin yanına yaklaşamıyorum. çünkü insanlar yanlış sorular soruyorlar ve ben her seferinde yalan söylemek zorunda kalıyorum. bunu sevmiyorum...

“İlahi Nizam ve Kainat” Hakkında

1959 yılında “Önder” adını verdiğimiz Büyük Vazife Planından gelen bu bilgiler, Bedri Ruhselman tarafından düzenlenmiş, o tarihten beri noter, banka kasalarında korunmuş, zamanı geldiği...

Tanrılaşan Bir Irk Geliyor: Homo Deus!

Poyzan Nur Taneli’nin çevirisiyle Kolektif Yayınlarından çıkan ve okuyanların yabancılık çekmeyeceği yepyeni bir Harari eseri var karşımızda: Homo Deus: Yarının Kısa Bir Tarihi. Yazar, Sapiens...

“Felsefe Yapma” Nedir, Yararları ve İçeriği

Felsefe, kelime anlamı olarak “bilgelik- bilgi sevgisi”, “bilginin yolunda olmak” gibi anlamlara gelse de bunlar kitabi ve bana göre oldukça yüzeysel-yavan tanımlamalar olup işe...

OMÜ’de Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Felsefe Topluluğu tarafından Dünya Felsefe Günü Etkinlikleri düzenlendi. Atatürk Kongre ve Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliklere; Rektör Prof. Dr. Hüseyin Akan, Rektör...

Ben Zayıf Bir Ruhum

Bir zayıf ruhum ben yeryüzüne dayanmaya çalışan. Şiirlerim intihar dolu. Sessizliğim beni çağırıyor bir sonsuzluğa. Ağrılarımı hisseden dizlerim yağmuru getirmeyecek bana İnanmıyorum. İnanmıyorum bilimin modern yalanlarına. Cinneti yazan aklım bir...

Fantastik Bir Ölüm Üstüne: Zeus

Yapmış olmak güzeldi ki en iyi yaptığım şeydi bu hayatta. İki el yordamıyla şekillendirip, içine biraz kötülük ve biraz da acı katmak, işte tüm...

Kültür ve Anarşi

Büyük İngiliz şair ve eleştirmeni, Rugby’de okul müdürlüğü yapan Thomas Arnold’ın oğlu Matthew Arnold (1822-88) için bir giriş yapmaya gerek yok. Kültür ve Anarşi’nin...

Kadınlar Neden Daha Duyarlıdır?

Osho'nun tüm dinlere karşı bir duruşu vardır. ona göre bir dine inanarak dindar olmak imkansızdır. bu noktada kendisi bir "asi" olarak tanımlanabilir. Fakat onun...

Max Stirner ve (Bireyci) Anarşistler

Her kim tin, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve daha nice kavramlar üzerine yaşamını kuruyor ve o çizgide yaşıyorsa, dindar olandır hatta sabit fikirlidir. Ben’i dışında...

The Night Listener

“Kimin dinlediğini asla bilmezsin” The Night Listener, Toni Collette’in ve Robbin Williams’ın başrollerini aldığı bu psikolojik gerilimde, bir radyo yapımcısının hayalleri peşinde koşarken yaşadığı kayıpları...

Klavyenin Tuşları

klavyelerin tuşları tanıştırıyor artık insanlarımızı. hangilerinin seslerini duyabiliyoruz ? sosyal ağ, gecenin karanlığında kaybolmuş bir fahişe hiç bir aktiviteyle ilgilenmiyoruz internet sayesinde. oturup saatlerce goygoy yapmak yeterli. profillerini sanatsal...