Hoşgeldin İntiharım

Gereksiz kıskandırma çabalarının elinden tutup parka götürdüm bugün. Çok iyi anlaşıyoruz. Onlar olmasa üzülürdüm. Ah be koca çocuk. Elimi bırakıp başkalarına koşan sensin. Senin için cehennemin en dibinde çadır kurdum, gelir misin? Geliyorsan, oraya ‘ateşten gömlek’ bıraktım, giy öyle gel.

Şşşt !

Yavaş ol, kadınların uyuyor. Hatırlamıyor musun? Onları uyutup gelirdin yanıma. Bile bile, intiharım yapardım seni. Kaldır kafanı bak; o yıldız değil. Sana ettiğim laneti görüyorsun. Günahlarını cebinden çıkarma, aşık olursun.

Bu yanan benim canım değil. Hayır hayır, tam aksine yanan bendeki senin canın. Ben çok mutluyum. Elinden geleni benim önüme koy.. Zira ardıma bakmaktan hoşlanmam. Güzel kırmızı şarapla iyi gider ihanetlerin. Şöminemi de mektuplarınla yaktım. Benden daha kıyağı yok sevgilim..

Bahçemize çıkalım mı?
Kaleler kurup maç yapalım.. Ben attığın her kazığı sessizce yerken, sen boş kalende geleni gideni yakala..
Duygularımdan kalelere file yapalım.. İkisine de yeter hissettiklerim sanırım. Skordan bahsedelim biraz ne dersin:

Acılarım : 0
Günahlarım : Diz boyu.

Yapma aşkım,üstüne tabiki de alınmalısın. Bazıları değil, hepsi sana bunların. Ellerinden kurtuldu ya ellerim, o zamandan beri temizim. Arada tenini özlersem ki bunu da kapatabilirim sanırım. Attığın kazıklara rağmen ayaktayım aşkım. Hatta senin için çok güzel sürprizlerim var, gökdelenler diktirdim, senin için..

Her neyse aşkım, geçmişim için geçmişin oldum..
Bu dünya çok kalabalık, intiharımda görüşürüz..

Hoşgeldin intiharım, cehenneme kombine aldım, birlikte gidelim mi?

 

Mine Saka

Mine Saka
Mine Sakahttp://www.felsefehayat.net/
1994 yılının soğuk bir Şubat günü, İstanbul’da doğdum. Yalova Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği mezunuyum. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Konaklama İşletmeciliği lisans öğrencisiyim. Okumaya ve yazmaya tutkum çok küçük yaşlarda başladı. Yazı yazmak benim için özgürlüğün soyut boyuttan somuta boyuta geçişidir. Az konuşan çok yazan, gezelim – görelimci , hızlı karar veren, halinden memnun, çok Beşiktaşlı, biraz ağzı bozuk, biraz kırgın, en çok hırçın, biraz da Mine işte.

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikCesetlik Arifesi
Sonraki İçerikOrgan Mafyası

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Yenilikçi Düşünce ve Şairler

Şair, yeni coşkular keşfeden kimsedir; bu yeni coşkulara katlanmak güç de olsa. Her alanda şair olunabilir; yeter ki insan serüvenci olsun ve bulup çıkarmayı...

Emmanuel Levinas Röportajı: “Başka ve Başkalık” 1993

-İyi akşamlar, Emmanuel Levinas. "Tanrı, Ölüm ve Zaman" 1975-76 akademik yılında verdiğiniz derslerin metinlerinden oluşuyor. O halde gelin sizi tanıtayım. Hiç şüphesiz Fransız düşüncesinin...

Bir Çatı Katı Filozofu: Cioran

Bir yalnız-gezer. Bir zihin esrarı. Bir çatı katı filozofu. Bir yaşam düşmanı. Şüpheyle kutsanmış bir reddedici. -Şişirilmiş bir ego. Giriş. Hayranlık uyandıran derin bir umursamazlıkla Cioran...

İmge

Şiir imge sanatıdır, ama imge yakalamaktan ibaret değildir. Kısa kısa imgelerden nefret ediyorum... Ben uzun şiirde birtakım temalar yakaladım. Temayı geliştirerek uzun şiir sürdürmek...

Avcının Akşam Şarkısı

Yürüyorum kırda sessiz, yabanıl Elimde tüfek sürüne sürüne; Gözlerimde senin ışıklı yüzün, Tatlı hayalin gülümsemede. Gezmedesin sen şimdi, sevimli Kırlar içinde vadilerde; Ah, benim uçup giden hayalim Bilmem görünür mü sana...

Yokluğundaki Kadın-lar

Eskisi gibi olmaz her zaman her şey. Eskisinden daha iyi olduğunu düşünürsün. Adamın ağzına sıçar, terk edersin. Pişman olursun geri dönersin. Aşık adam kabul eder, eder ama...

Boşalmak, Başlamak ve Hiçlik

Düşünüyordum da... Aslında hala düşünüyorum... Nereden başlasam... Başlangıçların sancısından nefret ediyorum! Ucuna kadar gelmiş ama işeyemiyormuşsun gibi, bir başlasan arkası gürül gürül gelecek... Nasıl başlarsan başla, konu dönüp...

Aydınlanmış Anarşi ve Stirner

Daha 1980’lerin başında Türkçede sadece bir-iki anarşist kitap bulunurken, bugün bu konuda neredeyse sayısız eser bulmak mümkün. En azından bir çevirmen olarak doğrudan katıldığım...

Mahvolmaya Yüz Tutmuş Bir Mazi Yani Yitik Bir Sergüzeşt

esaslı bir mürit gibi dinliyorum ruhunun ince nağmelerini söyle bana hangi nota sefil bedenlerimizi daha iyi izah eder ki boşuna değil kifayetsiz ve mesnetsiz düşüşlerim görüyorum korkunç bir bahis...