Yaşamak ve Çalışmak

Doğa bir ana gibi davranmış bize: İstemiş ki ihtiyaçlarımızı gidermek zevkli bir iş de olsun üstelik: Aklımızın istediği şey, iştahımızın da aradığı şey olsun: Onun kurallarını bozmaya hakkımız yok.

Caesar’ın ve İskender’in, en büyük işleri başarırken, doğal ve budan ötürü gerekli ve akla uygun zevkleri bol bol tattıklarını görünce, buna ruhu gevşemek demem; tersine, o zor işleri ve yorucu düşünceleri dinç bir yürekle günlük hayatın bir parçası haline sokmak, ruhu sağlamlaştırmaktır derim. Zevklerin gündelik zaferlerini olağanüstü iş saymışlarsa bilge adamlarmış. Biz pek şaşkın varlıklarız: Filanca hayatını işsiz güçsüz geçirdi, deriz; bugün hiçbir şey yapmadım, deriz -Bir şey yapmadım ne demek? Yaşadınız ya! Bu sizin yalnız başlıca işiniz değil, en parlak, en onurlu işinizdir: Bana büyük işler çevirmek olanağını verselerdi, neler yapmaya gücüm olduğunu gösterirdim, deriz. Önce siz kendi hayatınızı düşünmeyi, çevirmeyi bildiniz mi? Bildinizse bütün işlerin en büyüğünü görmek için büyük fırsatlara ihtiyaç yoktur hangi mevkide olursa olsun, perde arkasında da, perde önünde de insan kendini gösterir.

Bizim işimiz kitap doldurmak değil, ahlakımızı yapmaktır; savaşmak ülke kazanmak değil, yaşayışımıza dirlik düzenlik getirmektir; En büyük en onurlu eserimiz doğru dürüst yaşamaktır. Geri kalan her şey, başa geçmek, para yapmak, binalar kurmak, nihayet ufak tefek eklentiler, yollardır. Bir komutanın, az sonra hücum edecek olduğu bir kalenin eteğinde dostlarıyla tümüyle serbest ve rahatça, kaygısızca sohbete dalması, Brutus’un herkesin kendisine ve Roma’nın özgürlüğüne karşı pusu kurduğu bir sırada gece dolaşmalarından birkaç saat çalarak tam bir sessizlik içinde Polybius’u okuyup notlar yazması ne güzel bir şey! Düşündükçe içim açılır. Ancak küçük ruhlar işlerin ağırlığı altında ezilir; onlardan sıyrılmayı, bir yerde durup yeniden başlamayı bilmezler.

O fortes pejoraque passi
Mecum saepe viri, nunc vino pellite curas;
Cras ingens iterabimus aequor. (Horatius)

Ey benimle bunca çetin işler görmüş yiğitler,
Bugün, dertlerinizi şarapla giderin
Yarın engin denize açılacağız.

Montaigne; Denemeler‘den…

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikHayat ve Felsefe
Sonraki İçerikBilgi ve Düşünce

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Biraz Karanlık, Bulanık ve Kirli

Gündüz gözüyle seçilemeyen, algının sıradanlığı içerisinde bir anlam yükleyemediğimiz, yaşamlarına dokunma isteği uyandırmayan insanlar vardır. Ne bakılır, ne görülür ne de fark edilirler. Gecenin çocuklarıdır onlar. Karanlıkta görünürler. Gündüzün sıkıcı sıradanlığı ürkütür onları. Şafağın ilk ışıklarıyla soylu sessizliklerine çekilip, karanlığın bilgeliğine, derinliğine hazırlarlar kendilerini. Karanlıkta görünürler; çünkü bilgeliğin...

YKS-TYT-AYT Ünitelerine Göre Felsefe Çıkmış Soruları Ve Cevapları

1. ÜNİTE – FELSEFEYLE TANIŞMA 2. ÜNİTE BİLGİ FELSEFESİ 1. Bilimsel kuramların ortaya çıkışını bir mucize olarak göstermek hiçbir şekilde savunulamaz. Bilimin geçmişine bakıldığında, önceleri bir atlama, sıçrama olarak görülen bilimsel çalışmaların, aslında kendinden önceki pek çok kaynaktan beslendiği görülmektedir. Başka bir deyişle, bilimin sellerini veya nehirlerini oluşturan küçük...

Kitaplıklar ve İnsanlık Aynı Kaderi Paylaşırlar

“Kitaplık” bir belgesel niteliği olmasının yanı sıra "Kitap"ın insan yaşamıyla ne kadar da ilgili olduğunun ispatını gözler önüne seriyor. İçeriğiyle hem tarihsel hem de toplumsal birtakım gerçekleri kitap ve kitaplıklar üzerinden okuyucuya sunuyor. Okurken çok zevk aldım, bir kitapsever olarak kitapların ruhunun olduğuna bir kez daha şahit oldum. Kitapların...

Bir Şarkıya Bırak Çığlığını?

Bir masaya oturdum yanımda bir defter içine yazdığım şeyler ve kısık bir çığlık gibi kulaklarıma fısıldayan bir şarkı. Ellerimi öylece koydum masaya. Düşünmeye başladım her şey geçti üstümden. Hayat, ben, umut yaşamak, ağlamak… Bu kelimelerin bir anlamı yoktu artık. Anlam veremiyordum, sadece bakıyordum. Bakmak, bir şeylerin geçeceğine inanmaktı...

Yasa Kitabı ve Yalanlar Kitabı: Hedonist Bir Peygamberin Karanlık Öğretisi

Bu kitabı yazmak ya da kıyısından köşesinden eğip bükmek ne kadar akıllıca olur bilmiyorum ama bir yerden başlamalıyım. Öncelikle şunu da not etmeliyim; tuhaf bir yazgı bu: Göksel bir arzuyu yerine getiriyormuş gibi hissediyorum. Ama bir yandan da korkmuyor değilim zira eğer inançlı bir müritseniz Yasa Kitabı...

Her İmge Bir Tufan Yaratmalıdır

Şair, sazını eline al... Evet ama, sabah gazeteni okuduktan sonra, saçmalıkları ve bağışlanmayacak pislikleri gördüğünde Hiçbir şey söylemeden, alabildiğine konuşmak; şairlere özgü olan buysa eğer, kötü, Bu hiçbir şeyi, şair olmayanların bir şeyiyle karşı karşıya koymak gerekiyor çünkü. Tözde iddialı olmak, yine töz adına bunu zorunlu kılar. Hiçbir...

Materyalizm ve İhtilal

Jean-Paul Sartre da siyasi sola yakındı. Yine de materyalist efsaneyi, yani Komünizmin dayandığı metafiziği beğenmemektedir ve onu kendi “ihtilal felsefesiyle” değiştirmek istemektedir. Sartre, kendi varoluşçuluğuyla bariz bir benzerliği olan bu felsefeyi, “Materyalizm ve İhtilal” isimli ve 1946 yılında Les Temps Modernes’te yayınlanan uzun bir makalede anlatır. Demek ki...

Ben Ses…

Ben ses... Yaşamla ölümün sonsuz çığlığından, acı ile mutluluğun boşluğundan oluştum. Her duvarda yankılandım. Her köşede bağırdım her kavgada en öndeydim. Karanlığı kutsadım, aydınlığı aradım. Ruhum çıkmaz yollara saptı, kayboldum. Kendimi aradım acılarımı buldum. Geceyi diledim, uykuyu istedim, sabahlar böldü uykularımı gündüzler geçti gecelerin üstünden. Ben ses... Yollar öğrendim. Gittim....

Deha Üzerine

Dünya üzerinde her insan farklı bir karakter barındırır vücudunda, bu adli tıptaki parmak izi gibidir adeta. Bu karakterler aynı hayatı farklı yönleriyle yaşar, fakat pek azı bu hayatı çekip sürükleyebilir, onu yeniden tasarlayabilir. Bu noktada bir ayrıma giderek tüm bu karakter ya da psikolojileri bir sınıflandırmaya tabi tutarsak...