Tarih

“Kişi yaşadığı çağı gereğince bilemez” görüşü pek de yabana atılır bir görüş olmasa gerek. Neden derseniz, tarih, ayıklanmış, düzene sokulmuş bir olaylar bütünüdür; başka bir deyişle zamanın akışı içinde önem kazanır geçmiş, onun gerçekte ne olduğu sorusu çözümlenemez, boşlukta kalacak bir sorudur. Belli bir çağın ileride nasıl yorumlanacağı, hani olayların tanımlayıcı bir nitelik kazanacağı, hangi kişilerin en etkili rolleri oynamış, hangi yapıtların en belirleyici gerçeği yakalamış olduklarının nasıl saptanacağı önceden kestirilemez. O gün için önemi başta gelen bir olay, bir kişi, ya da bir yapıt, bakarsınız sonradan neredeyse üzerinde bile durulmaya değmez sayılabilir de, buna karşılık, gölgede kalmış, kimsenin ilgisini çekmemiş, ya da gereğince çekmemiş bir olgu, ileriki yorumcuların gözünde birden öne çıkıverir, baş köşeye kurulur, en açıklayıcı işlevin simgesi oluverir.(1)

(1) “Bilinmeyen”, Cumhuriyet, 21.9.1973, (Yeni Tanrılar, 1996, s.15).

Melih Cevdet Anday

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikKalır
Sonraki İçerikSanat – Sanatçı

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Kavgam

Bazı gerçekler, toplum içinde o kadar yaygındır ki, bu sebepten dolayı cahil halk bunları gözünün önünden geçtiği halde göremez, birkaç defa karşılaştığı halde tanımaz. Bu gibi kimseleri, biri gelip de daha önceden bilmesi gereken bir şeyi söylediği vakit, hayretler içinde kalır. Toplum içinde öyle meseleler vardır ki "Christoph...

Senin Ellerinde Gümüş Zambak Gülüşlerin Var

Senin ellerinde gümüş zambak gülüşlerin var Yüzüme imza tutan esmer altın kırbaç dokunuşların Bağrında tomurcuklanan, umudun sallanan başaktan dirliği Baharı haykıran ruhununun mezardan kalkan perçemleri Yürürlükte ki yıldızların, yüzüne düşen yaprakların cıvgınları Mevsimlerinin burgulu papatyalari, kaderin kokan çiçeklerin sarı açan salkımları Senin bu ellerindeki gülüşün, benim tuttukça yürürlüğe giren yüzümün hüzünlü yalazlanışı var Kelepçe...

Hiç(lik) Üzerine

Bütün çağlarda en bilge kişiler yaşam üzerinde aynı yargıya varmışlardır: O değersizdir. (Nietzsche, Putların Alacakaranlığı, Sokrates Sorunu) Hiçliği düşündünüz mü hiç? Böyle bir şeyin olasılığını hiç hayal ettiniz mi? Ya da bir anlığına yabancılaşma ve yalnızlık hissettiniz mi? Bu garipliğin derinliğinde kayboldunuz mu? Soruların ve istemenin yok olduğu o anı...

Işıksız Gökyüzü

Yüceler yücesi eşsiz bedenine dokunurken ellerim Günah peşinde koşardı arsız ruhum Kuru otlar büsbütün zapt etmiş toprağını Yüzüm kararır kalbim alışamaz sensizliğe Titrek ellerim soğuyor senden uzakta Ah benim kanatsız kelebeğim Işıksız gökyüzüm Neden karıştın yokluğa Varlık E.

Sen Felsefesi

Kocaman cüssesine çok hafif geliyordu kalbi."Benden çaldığı kalbimi de koysun kalbinin üzerine, o zaman cüssesine uygun bir kalbi olur" dedim, kendi kendime. Zaten onun hakkındaki her şeyi kendi kendime yapıyordum. Kendi kendime emir veriyor, kendi kendime hayal kuruyordum... Onunsa kendisinden başka kimsesi yoktu.. Benim kendiliğimle onunkisi çok...

İnsan Aklı

Belki öteki varlıklarda görüldüğü gibi, insanlar için de doğal yasalar vardır; ama bizde kaybolup gitmiştir; çünkü şu mübarek insan aklı her yere karışıp düzen vermeye, komuta etmeye kalkmış, dünyanın yüzünü kendi büyük iddiaları, kararsız görüşleriyle bulandırmış,karmakarışık etmiş. Nihil itaque amplius nostrum est quod nostrum dico artis est. (Cicero) Gerçekten...

Sürrealizm Elli Yaşında

Fransız sürrealizminin 1969’daki tarihsel kopuşunu kabul eden sürrealistlerin sürrealist etkinliği canlandırmak umuduyla çıkarmaya başladıkları coupure projesi çok geçmeden dağıldı ama projeden geriye kalanlar Maintenant adını alarak kolektif çalışmaya devam ettiler. Maintenant, dışa pek açılamasa da uzun soluklu bir kolektif varlık oldu ve çeşitli yayıncılık projelerine katıldı. Esas...

Moderniteyi Reddediyorum!

Modernite, zayıfların ve Hıristiyanların kurtuluşu olarak tüm aydınlığını üzerimize çökertti. Tüm safdilliğiyle, iyi niyetiyle bizim içimize yumuşaklığı yerleştirdi. Şimdi ben size bir mermer kadar sert olmayı öğütlüyorum. Tüm yükünü sırtlanıp kendi yoluna devam eden adamı yaratmayı arzuluyorum. Modernite, tüm yıkıcı ve yaratıcı içgüdülerin reddedilmesini emretti insana. Şimdi sıra...

Ün

Yaptığı iyiliği başkaları duysun diye, kendisine daha fazla değer verilsin diye yapan, doğruluğu dillerde dolaşmak koşuluyla doğru olan adamdan pek hayır gelmez. Gredo che'I resto di quel verno cose Facesse denge di tenerne conto, Ma fur sin'a que tempo si'nascose, Che non e colpa mia s'hor'non le conto: Perche Orlando a far...