Max Stirner’in Çalınan Kafatası ve Engels’in Stirner Çizimleri

Stirner’in biyografisini yazan şair, öykü ve roman yazarı İskoçyalı-Alman J. H. Mackay (1864-1933), günün birinde Berlin Sophienkirchhof mezarlığında gömülü Stirner’in mezarını açıp / açtırıp kafatasını çalar ve özel mülkiyetine alır. Bu edimini Stirner’in mezarını yaptırırken gerçekleştirir (07. 07. 1892). Mezarlık işçisine bir altın verir susması için.
Yıllar sonra (1916?) ekonomik durumu pek kötüleşince, sahip olduğu Stirner arşivini satmaya kalkışır. Dönemin Stirner uzmanlarından ve filozof Rolf Engert (1889-1962), Stirner’in kafatasını satın alır. Mackay’ın arşivi ise Moskova’daki Marks-Engels-Enstitüsü’ne satılır. Arşivini özellikle bu kuruma satmak zorunda kalmış olması Mackay için asla unutulamayacak bir acıdır.

Çizim (1): Friedrich Engels / 1841/42 – Kişiler soldan sağa: Arnold Ruge, Ludwig Buhl, Karl Nauwerck, Bruno Bauer, Otto Wigand, EdgarBauer, Max Stirner [ağzında puro], Eduard Meyen, bilinmeyen iki kişi, Carl Friedrich Köppen.

Engert, ölmeden önce kendi Stirner arşivini Stirner’in kafatasıyla birlikte eşine ve oğluna bırakır. Şu an oğlunun mülkiyetindedir.

2000’li yılların başında Stirner araştırmacılarından bir arkadaşım bana söz konusu kafatasının Stirner’e ait olup olmadığı konusunda emin olmak için bir inceleme yapılmasının gerekli olduğunu söylemişti. Birincisi, kafatasının Stirner’e ait olup olmadığı konusunda bir garanti yoktu. Çünkü neticede yoksul koşullarda ölen Stirner’e bir “yoksul mezarı” lâyık görülmüştü, bu demektir ki Mackay’ın mezarı yeniden yaptırdığı tarihe kadar mezar birkaç kez kullanılmış olabilirdi, bu bir olasılık. Mackay’ın mezarı yeniden yaptırmasıyla bu olasılık kalkmış oldu.

İkincisi, Stirner’in bir fotoğrafı, bir resmi olmadığı için bugünkü bilimsel verilerle kafatası incelemesi üzerinden bir Stirner portresi elde edilebilirdi. Bu da Stirner’in yüz görüntüsü konusunda merakları giderecekti.

Stirner Topluluğu’unun başkanı olarak çalıştığım dönemde (2002/03) konu üzerine tartışmalar ve incelemelere dair ilk adımlar atılmıştı ancak burada söz konusu edemeyeceğim nedenlerden dolayı bu fikirden vazgeçilmişti.

Çizim (2): Friedrich Engels / 1892

Engels’in Stirner Çizimleri

Mackay, Stirner’in biyografisini yaklaşık 10 yıl süren bir çalışma sonucunda yayımlar (1898). Tüm emeğine karşın Stirner hakkında fazla bilgi sunamamaktadır. (Mackay-Stirner Sorununu kapsayan Türkçe iki makalem Web-sitemde mevcuttur) (Max Stirner ve Bireyci Anarşistler / Max Stirner ve AnaStirner üzerine bilgi toplamak için Mackay’ın görüştüğü ve / ya da yazıştığı insanlardan biri de Friedrich Engels’tir. Engels, 50 yıl sonra anımsadığı kadarıyla bir Stirner portresini üstünkörü çizer (1892). Neticede Mackay, Stirner’e dair elde ettiği bilgilerden yola çıkarak bu çizimin Stirner’e benzemediğinin altını çizer.

Diğer bir çizim de Stirner’in takıldığı Özgürler Kulübü elemanlarıyla birlikte Engels tarafından daha önce çizilmiş olanıdır. Bunun daha gerçekçi olması gerekir, çünkü tarih olarak 1841/42 dönemini içerir. Yani henüz Stirner de Engels de yaşıyorlardı. Ancak uzmanlar buna da şüpheyle bakıyor. Bu ikisi dışında Stirner’in ne bir fotoğrafı mevcuttur ne de her hangi bir resmi!

26 Haziran 1856’da Stirner’in ölmesi üzerine Stirner’in yakın dostu Bruno Bauer ressam Ludwig Pietsch’e (1824–1911) Stirner’in ölüm yatağındaki yüzünü çizdirir. “Dostunun düşünsel duruşunu kesin bir kararlılıkla sunan ve Bauer’i çok sevindiren bu çizim” (Pietsch) ne yazık ki kaybolmuştur. Elde edilen tüm bilgilerden varılan sonuç: Yalnızca kaybolan bu çizim Stirner’in yüzünü yansıtabilmiştir.

Bir öteki çizim ise, kesin bir kaynak bulunmamakla birlikte, Stirner’in ölümünden hemen sonra çizilmiş olduğu söylentisidir.  Ancak bu çizim de kaybolmuştur.
Daha sonra oluşan çizimler, resimler vb. Engels’in çizimlerini temel alır.

H. İbrahim Türkdoğan

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerik
Sonraki İçerik

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Doğrudur

Doğrudur, ayyaşlar sevebilir geceyi bir çocuk sevilmeden ölebilir. Yetmişlik bir rakı açılır, içilir. Vıcık vıcık üzerine yapışır kederler. Müzeyyen dinlersen ağlatabilir, doğrudur... Müzeyyen okurken hüzünlü,...

Seyahat Konulu En İyi 10 Kitap

Seyahat çantanızı şimdiden ayarlayın. Bu kitaplardan birini okuduktan sonra sizi seyahat etme duygusundan kimse alıkoyamaz. On kişiden oluşan büyük jürimizden altısının ilk tercihi Evliya...

“Yalnız Olmayan Yazamaz”

Şeref Bilsel yalnızlığı hem poetik hem de çağdaş bir durum olarak belirliyor. Bir yandan kaçınılmaz olana eğiliyor ama asıl şiirin ve şairin karşılıksızlığı meselesinin...

Savoylu Bir Papaz Vekilinin İnancını Açıklaması

Jean Jacques Rousseau (1712-1778) İsviçre’nin Cenevre kentinde doğdu ve Fransa Ermenonville’de öldü. Ataları, On Altıncı yüzyıldaki Din Savaşları sırasında zulme uğradığı için Cenevre’ye kaçan...

“Çerçici” Soruyor: İnsan Aşılması Gereken Bir Varlık mıdır?

Bu sohbetimizde Recep Yılmaz’ı ve son kitabı "Çerçici"yi konuk edeceğiz. Bu konukluk süresince kendisiyle son telif eseri "Çerçici"yi, bunun yanı sıra, yazma serüveninin temel...

Gözlerimi Kapatıyorum

gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme söz vermiştin hatırlıyorum bütün benliğinle içmemeliyim demiştin gözlerimi kapatıyorum sakın sigara içme dudaklarının dumanla sevişmesini kıskanıyorum gözlerimi kapatıyorum kovalarken ölüm bizi nikotin cennetinde her yerini arzuluyorum gözlerimi kapatıyorum sakın sigara...

13 Sayısı Niçin Uğursuzdur?

13 sayısının uğursuz olduğuna ilişkin inanç dünyada o kadar yaygındır ki, yaşamı birçok yönde ciddi olarak etkilemektedir. Bazı ülkelerde evlerin kapılarına 13 numarası verilmez,...

Yıldız Hayat

Meğer garip bir yıldız hayatmış varlığın, Yokluğunu anlatmakta neymiş, varlığınla bu kadar sensizken?! Hiç akla gelmeyecek kelimeler, Olmayan harflerin kuramadığı cümleler Söylesene şimdi neredeler? Geceyle gündüzün kavuşacağını düşündüğüm yerdeyim, En...

“Hepimiz Her Birimiz İçin; Her Birimiz Herkes İçin!”

Nietzsche önermiş olduğu bu seçkinler toplumunun sürekli rekabet ve savaş durumunda, yani toplumun her bakımdan hep gerginlik halinde örgütlenmesi sonucu oluşabileceğini ileri sürmektedir. Buna...

Gerçeğin Düşü

Aynı zamanın döngüsünde farklı âlemlerin tek rengi, düşler ve gerçeklerin yansımasıdır. Birbirlerinden ayrı boyutsal titreşimler ancak keskin hissedişlerle algıları besleyebilmektedir. Algılarsa öğretilen, alıştırılan ve...

Puşkin ve Erzurum Yolculuğu

Rus Edebiyatı’nı yeni bir boyuta taşıması adına önemli bir isim olarak hatırlayabileceğimiz Alexandr Puşkin'in çalkantılı ve derbeder bir yaşamı olmuştur. O dönemin imparatoru Nikolay...

Kim İnanır…

kim inanır annesi ve sevgilisi tarafından istismar edildiğine ve şiddet görerek ayrıldığına henüz otuz sekiz günlükken dünyadan onun da bir çoçukluğu olacaktı kahkahaları ya da sokakta ve ya okulda tanışıp oyun...

Bilmenin, Vakıf Olmanın, Nazari ve Ameli Olması Arasındaki Fark Nedir?

Eflâtun’un ölümünden (İÖ 348) sonra Akademia’nın önderliğini, matematiğe ilgisi bazı öğrencileri rahatsız eden eski bir öğrencisi üstlenir. Yeni önderin “felsefeyi matematiğe çevirmesine” karşı çıkarak...

Wrong Turn I, II

İlki 2003 yılında çevrilen ve yayınlanan serinin ilk filmi dağ adamları efsanesiyle başlıyor. Randevusuna yetişmeye çalışan psikoloğun yanlış bir yola sapmasıyla başlayan hikaye 6...

Ezberbozan Bir Önder: Jiddu Krishnamurti

Jiddu Krishnamurti 12 Mayıs 1895 tarihinde Hindistan’da Brahman bir ailenin sekizinci çocuğu olarak dünyaya geldi. On yaşındayken annesini kaybetti. Babası Theosophical Society adlı bir...