Lautréamont ve Olmayan Bir Sevgi Arayışı

“Şiirimle, bütün olanakları kullanarak, insan denen bu yırtıcı hayvanın ve böyle bir haşaratı yaratmaması gereken Tanrı’nın canına okuyacağım.”

Lautréamont, binbir metamorfozlarla insan adını taşıyan yaratığa ve can düşmanı Tanrı’ya eşi görülmemiş bir meydan savaşı açar.

Ereği: Tanrı’ya ve insanlara özgü kötülükleri, psikolojisinin en derininden kazıyıp, kötülüklerinin bin katını gözler önüne sergiler; iyilik adına icra edilen kötülüğü iyilik dışına itilen kötülükle savaştırarak ayna tutar onlara ve kötülüğü resimlemekte onlardan üstün olduğunu kanıtlar.

Isidore Lucien Ducasse
Isidore Lucien Ducasse

Dehşet saçan korku düşünceleri, alt üst olmuş bir psişik yapı, normatif olmayan ve normal kabul edilmeyen; karanlığı ve umutsuzluğu deşen fantezilerle kötülüğü insanlık dışı bir güzellikle en uca taşıyarak Yaratıcı’yı öldürür. Tanrı’nın şeytani, zalim ve acımasız, kıyıcı ve merhametsiz yüzünü sergilerken, Tanrı’nın iyi-kötü ayrımının bir sahte oyun olduğunu ve insanların bu oyunu sistemleştirerek oynadıklarını gösterir. Sevginin kötülükle iç içe işlendiği bu eserde şu tümcedeki biriciklik bilinmeyene armağan edilen ölümcül bir hediyedir:

“Kadınları sevmem ben! Hermafroditleri bile! Bana benzeyen, insan soyluluğunun en belirgin, en silinmez harflerini alınlarında taşıyan varlıklar gerek bana!”

H. İbrahim Türkdoğan

POPÜLER BAŞLIKLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Önceki İçerikHastalık
Sonraki İçerikEn İyi ve En İkonik Giriş Cümleleri

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Midemi Bulandıran Hayata Veda Etmek

Saat gecenin 1’i. Balkona çıkıyorum başımı gökyüzüne kaldırıyorum, puslu bir sokağın rutubeti doluyor içime. Yüksek apartmanların asık suratsızlığı ve soğuk görünüşü aldığım nefesin yavaşlamasına...

Kadın Yüzü

Yaradan, kadın yüzü çizmiş sana eliyle, İstek dolu sevgimin efendisi dilberi; İnce kadın yüreğin öğrenmemiştir hile, Bilmez kadınlardaki kancık döneklikleri; Gözlerin daha parlak, kahpelikten yoksundur, Neye bakarsa baksın altın...

Max Stirner’in Çalınan Kafatası ve Engels’in Stirner Çizimleri

Stirner’in biyografisini yazan şair, öykü ve roman yazarı İskoçyalı-Alman J. H. Mackay (1864-1933), günün birinde Berlin Sophienkirchhof mezarlığında gömülü Stirner’in mezarını açıp / açtırıp...

Sarsakların Üzüntüsü

Ne acınasıdır anlayışı, önünü görmezce isteği, Ne korkunç, ne karanlık bir gece içinde Geçip gidiyor şu kısa yaşam. Bilinmez mi Doğanın gövdesel acılardan uzak, tininse Korkulardan, kuşkulardan sıyrılmış...

Oğuz Atay’ın Bilinmeyen Röportajı

Oğuz Atay severlere güzel bir hediye olsun diye, hem de nostalji niyetine ölümünden 5 yıl önce, 1972 yılında verdiği bir röportajı sizlerle paylaşıyorum. Sevdiği...

Yaratılışın İlk Zerresi‏

Onlar küreden süzülen kıvılcımlarla yeniden oluşarak bir çevre etrafında şekil kazanıyorlar. Siyah güllerden ve ağaçlardan oluşan bahçenin merkezinde bilinmeyen kendini saklayan yeşil nokta, toprak altındaki...

Dalgalar

"Hayallerle sıcaklaştırılmamış sözcükleri, kaldırım taşları gibi soğuk soğuk çarpıyor kafama." "Bu mavi hep böyle kalabilseydi; bu açıklık hep böyle durabilseydi; bu an hep böyle kalabilseydi..." "Yüreğim...

Albert Fish (Öcü Adam)

Elektrikli sandalyede ölmek ne de büyük bir zevk olacak! Bu tadacağım en büyük zevk olacak. Şimdiye dek tatmadığım tek zevk! Fish' e Amerika'nın öcüsü adı...

Pascal’ın Tutuştuğu Bahis

Şimdiye kadar incelemiş olduğumuz delil ya da kanıtlar, Tanrı'nın varoluşunun lehine ve aleyhine olan delillerin hepsi de Tanrı'nın varolduğunu veya varolmadığını kanıtlamayı amaçlıyordu. Onlar...