Ölmeden Önce

Bir çam kozalağının bile ayırt edebildiği gün-gece dönümleri, her şeyin yaşamın özünden olduğu bilgisini fısıldamaktadır… Dikkatsizce, önemsemeden fırlatılan bir taş, evren ruhunda hissedilmektedir. Peki, ama ruhumuz evrenle bütünken insan dediğimiz bilinç gerçekten yaşayıp, ölebilir mi? Günümüzde beşeri patikalar insanların yaşaması gereken şekiller ve usullerce, belirlenmiş kalıplar arasında özgür oldukları zannedilen fikirlerin dayatmalarıyla tekdüzeleşen görüntülerden ibarettir…

Birey şeklini aldığı görüntünün tamamen kendi seçimi olduğuna inandırılmış, kaçış yapabileceği tüm kapılar bu inanç sistemiyle örtülmüştür. Kozalağın veya taşın doğanın verdiği şekilden başka bir görünüme ihtiyacı yoktur. Neye ait olduklarını çok iyi bildikleri için eksilmeden, farklı bir arayışa girmeden sonuna kadar oldukları şeyi savunmaktadırlar.

Hissedilmiş ne varsa ölümden önceki zamandır!

Hayatın doğru bilgisi, asla farklı olamayacağımız tüm evrenin kendisidir. Gördüklerimiz, görmediklerimizden yalnızca zaman ve mekan önceliğine sahiptir… Sıralandırılmış görevler yüzünden, ruh olması gerekenin dışına itilip ötekileştirilmiştir… Toplum, inandığı bilince inandırmak istediği için büyük çapta yaptırımlara sahiptir. Bu yaptırımların yıkımsal çığlıkları hiç bir muhatap bulamamaktadır. Birey tam da bu noktada, ruhunu beslediğini zannederken aslında onunla tek taraflı bir vedalaşma yaşamaktadır. O ana kadar yaşanılmış, hissedilmiş ne varsa ölümden önceki zamandır!

Sıkışan bilinç farkındalıklarını kaybedip, Dünya, doyumsuzluğuna ulaştığı için maddelerin doyumsuzluğuna esir düşer.

Kozalakla kısa bir süreliğine yer değiştirse ruhlarımız; yaşadığımızı ya da gerçekten öldüğümüzü anlarız.

Serdar Bayraktar

Serdar Bayraktar
Serdar Bayraktarhttp://www.felsefehayat.net
1984 Ankara doğumlu, memur bir ailenin küçük çocuğuyum. İlk ve orta dereceli okulları Ankara'da okudum. Niğde Üniversitesi Radyo Tv Yayımcılığı 2006 yılı mezunuyum. Resim ve müziğin de önemli yeri olduğu hayatımda yazmak çok daha heyecan verici bir duygu. Bu yüzden yazmayı her şeyin önünde tutuyorum. Ankara'ya aşığım ve hayatımı orada devam ettiriyorum.

POPÜLER BAŞLIKLAR

2 YORUMLAR

  1. Serdar bence iyi gidiyorsun… Sade, öz yazılar üretmeye devam et.. Bence şiire biraz daha ara vermeli, bilinçlendirici, uyarıcı ve var olan her şeye yol gösterici metinler üretmelisin. Bence manzumu terkedip nesre dönmen harika oldu. Teşekkürler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Joker: Cinnetin ya da Patolojik Kötülüğün Haklılaştırılması

Joker. Günahsız bir mağdur. Toplumsal hastalığın (değerlerin) mağdur ettiği sıradan ahlakın ve hiçe sayışların çılgınlığa sürüklediği bir fenomendir. Direndiği şey sıradanlık ve onun  türevlediği...

Hayatı Boyunca Susan Bir Çocuktu Gençliğim

Yağmur sonrası toprak kokan şiirler Gür ormanların ikliminden Bir ikindi vakti Sessizce Odamın en kahpe yerine En orospu haliyle Sırnaşıyordular. Ve kadın Sırf stabil düşler kurabilsin diye Tüm bilekler, tüm bacak araları ve...

Metafor Yağmuru

kendinde olan mülklerle, mutlu olan insanlara sesleniyorum yine: cümle cümle dökülen bir ölümü özlüyorum! güzel yağıyor bu gece.. ilham perileri benden bir çocuk doğuracak! ol dediğimde olan acı...

Kül Rengi Sinema: Burton Sineması

İlk izlediğim filmi sanırım 1990 yapımı Türkçe'ye "Makas Eller" diye çevrilen Edward Scissorhands idi. Çok garip bulmuştum ve etkileyici. O zamanlar çocuktum etkilenmem kolaydı...

Tevinkurus / Vahiy

Artık batıyor Dünya kutsal sanatlar da kurtaramaz bu mezbeleyi. Silah tüccarları atmosferde köşe kapmaca egemenlik hezeyanı yazgısına insanlığın ölüm ilmeği. Uslar yetinmeyi biliyorsa da uygulatmıyor/ ihtiras azraili. "Birbirinizi seviniz", diyorsa da dinler inandırıcı değil ki herkes...

Kanatlarımda Dünya

Bilinç ağında örülen gelişim, farkındalıkların artması ve doğru şekilde yaşama uyarlanmasıyla hayatsal bilincimizde kat edilen mesafelerin doğru izleri taşımasına sebeptir. Konular bazında bilinç; seçimlerimizin...

Öğelerin Hızı

Anlayacaksın özdeksel öğelerde ne tür devinim Bulunur, Memmiusum kolayca, bir iki sözden: Yayar Aurora günün ilk kızıllığını kırlara, Uçar renk renk kuşlar sessiz ormanlarda, Çınlar yayılan sesleri yükseklerde,...

Derrida “Sevgi” Hakkında Konuşuyor

Sevgi hakkında ne demek istersiniz? Ne hakkında? Sevgi. Sevgi mi, ölüm mü? Sevgi, ölüm değil. Ölüm hakkında yeteri kadar şey duyduk. Sevgi? Sevgi. Sevgi hakkında...

Zenne: Dancer

Zenne, G.Doğu’da şehit olmuş bir binbaşının oğlu; akli dengesini askerde kaybetmiş bir abinin kardeşi olan zenne Can’ın, Urfalı muhafazakar bir ailenin oğlu Ahmet’in ve...

Yeni Kapınız Hayırlı Olsun

Sultan IV. Murat, kılık değiştirerek halkın arasında dolaşmaktan çok hoşlanırmış. Koyduğu yasaklara uyulup uyulmadığını da yerinde denetlermiş tebdil-i kıyafet gezerken. Bir gün yine kılık...

Ne Olacak Bu Bohemlerin Sefaleti!

...En azından bir süre eskisine göre daha az korkunç bir görünüm içinde olmak: iyi giyinmek, ayakkabıların boyalı, saçların taralı olması, gülücükler dağıtmak... VERLAINE' DEN RIMBAUD' A İki adam...

Geri Dönmem Gerek

Şimdi kalkmam gerek. İçimi toplamam gerek kış bitti artık. Şimdi kalkmam gerek bir yolculuğa çıkmam, hayata doğru bir yolculuğa bırakmam gerek kendimi. Tam hayatı astığım yerden...

Vidocq

Paris 1830... 19.yy Fransa'sının dar ve vebalı sokaklarında bir adam geziniyor... Haşmetli Vidocq, simyacı katilin peşindedir. Barut madenlerinde köşeye sıkıştırdığı katili yakalamak üzeredir. Simyacı, imparatorluk için...

12 Angry Men

12 Angry Men... Şehrin fakir mahallesinde yaşayan bir genç, onu idama (elektrikli sandalye) mahkûm etmek isteyen on bir kişi ve içgüdüsel hareketlerle, mantıksal kurgulamalarla...

Yanık Bir Akşamüstü

yanık bir akşamüstünden kopup, ölü bir gecenin içine düşüyordum. kalbim duman içinde, avuçlarımda sabahın leşi bir sarhoşun küfürlerinden kaçıp kahpe bir yalnızlığa sendeliyordum dudaklarım sansür içinde gözlerimde bir kış uykusu mülteci duygulardan...