Özlemle…

Özlemle…

Günlerden hoşçakaldı… Bunu neden söylediğimi anlatamadım, sığınmak istedim, öylece kaldım!

şehri altüst edip bulabilmek seni
akıllardan geçip görebilmek seni
rüyalarla karışıp düş alemine
anladım her şey özlemle

Yetim kalmış bir şehirde damla damla hüzünlerle adımladığım sokaklar bir gün nasılsa sana çıkacaktı. Ve üstelik sen de biliyordun. Hissettin gelecek, yaşanılacak o anı,
bir olan yüreklerin her atımında bizi
anlatmalarını…

Gelemediğim, kalamadığım işin kötüsü bir türlü varamadığım bir yer, bize dair… Aklımın her sesi kucaklaşıp duygularla hudut tanımaksızın yol alırken sana;

sular görüyorum, sularda geceler
sesler duyuyorum, seslerde heceler
canıma can olur her günüm bekler
umudun umududur yollarında izler

toprağa kazılmış yuvalarda canlar
toprağa can, suyla canından olanlar
geleceği belliyken ona inanlar
hayat iki hece
biri doğdun biri öldün ya
dert boşa tasa boşa
iyiler iyi kötüler kötü ya

Ve günlerden hoşçakaldı. Gidiyorum işte anlasana…
Dün doğdum, bugün ölüyorum
Yarın Özlemle…

Serdar Bayraktar

POPÜLER BAŞLIKLAR

4 YORUMLAR

  1. Pınar Hanım öncelikle başınız sağolsun, Lakin biz burada güzel sözler sarfediyoruz Serdar hakkında.
    Sizden rica ediyorum bunun yerine Serdar’ın anısını yaşatmanın derdine düşelim.
    Çok rica ediyorum.

    • Teşekkür ederim baş sağlığı için. Lakin amacım tartışmak değil. Elbette Serdar hakkında güzel söylemler paylaşıldın. Lakin had ve hudut sınırları içersinde. Hakkı olmayan bir kişi müstakbel eşim için böyle söylemlerde bulunuyor ise, buna müdehale etmek de bana haktır. İsmini dahi bilmediğimiz biri bu şekilde gelişi güzel şeyler yazmamalı.

  2. Deniz Hanım Serdar çok iyi bir çocuktu. Harika bir insandı. Onunla yüz yüze görüşmüyor olsam da bana bu güzel hissi yaşatmayı başardı.
    Harika bir yazardı, ondan geriye yazıları ve bana hediye ettiği imzalı kitabı kaldı.
    Çok üzgünüm ama elden bir şey gelmiyor,
    Işıklar içinde uyusun.

    “Hissedilmiş ne varsa ölümden önceki zamandır!”
    Serdar Bayraktar

    • Pınar Hanım burası bir kültür sanat sayfası,
      Serdar bu sayfa için çok kıymetli bir yazar-insandı.
      Bu maksatla yazıya yorumları kapattım. Bu alanı bu maksatla kullanmanıza izin veremem. Bilginiz olsun.
      Tekrar başımız sağolsun. Hoşçakalın

Comments are closed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

OKU OKU OKU

Tozlu Tarihin Kalp Atışları

... Bir avuç gözyaşımız kaldı yağmurlarda eriyip giden insanlıklarımızdan ve onca uçuruma sahiptik sırf atlamayı düşünmek için. Onca şeye sahiptik sırf sahip olmak için. Ne gerek vardı ki zaten takılı kalan hayallere ve ne kadar tozlandı kim bilir umutlarımı sakladığım çekmecelerim. Çek git, ne halin varsa sonun olacaktı...

Bir Safir

Düşünüyor Jerzy, ne o, elden ele dolaştırdığın? Ne de çok üflemeyi severmişsiniz. O bana üfledi, ben havaya, Havva Adem'e üfledi, şeytan da Havva'ya o zaman. Hayat mı o, gözlerinizdeki ışığın varlığı? Bir anahtar kadar kolay mı ışıksız kalmak. Benim damarlarımda dolaşıyor varlığım, her bir hücremde yeniden doğup...

All About Eve

Margo (Bette Davis) , kariyerinin zirvesinde aranılan bir oyuncudur. Her istediği olan ve etrafında da büyük egosuyla tanınan bir kadındır. Bir hayranı olan ve kendisiyle tanışmak isteyen Eve sonunda Margo ile konuşma fırsatı bulur. Hiçbir şey olmasa da alkış vardır Kuliste geçen diyaloglardan sonra Eve' e kanı ısınan Margo,...

Gri Akşamlar

gri kış akşamları, sokaklarda, sarhoş, yürüyeceğim çarpa çarpa sağa-sola. ayaklarımda izleri olacak pis kaldırımların kirletsin, bırakacağım kendimi rüzgara ne bir şey hissedeceğim, ne bir tepki vereceğim ve salt bir boşluk kaplayacak içimi ucubeler gibi ucra köşelere çekileceğim; mahrum! sanki yanımda bir kadın varmış gibi. İlkay Beyaz

Provasız Hayat

dağılmış zerreler haneler sessiz viran bakışlar korkak gözler çaresiz büyük gelir olmuş üzerimizde durmaz insanlık yaşamak zor artık inandıklarından kaçarak ödünç nefesler pay edilememiş hiç kimse kendinden önce ölmemiş sevgiye yaklaştıkça tüketilmiş gizlenmiş kalpler vuslatı uzaklardan beklerken hasret yürekte beklemiş acılardan sıyrılıp belirirse gülümsemeler yangın yeri kurtulursa ateşinden dumanından çocuk gözlerimiz korkusuz bakarsa yaşama anlaşılır tükenmeyen umutların engin...

Aldanışın Kalesi

Uykusuzluktan irkilerek: - Sevgisiz büyüyen bir kızın nefreti kadar doğalım, dedi. - Bu yüzden acı çekmek çok güzel! Küçük bir beyincik, tecavüz ve sadakat… Acının moderniteye yenilmesi kadar samimiydi ve bir o kadar da hazin… İnsancıklar ordusu içinde yürürken,ne kadar da yalnızım! Bir aşk ve bir fahişe: Tanrının uzandığı günahın tek bekçisi....

Devrim

Bir devleti hiçbir şey yenilik kadar rahatsız etmez: Değişiklik hep kötülüğe ve zorbalığa yol açar. Bir tek parça bozulunca düzeltilebilir: Her şeyin özündeki bozulma ve çürüme eğiliminin bizi ilkelerimizden uzaklaştırmasına da karşı koyabiliriz; ama koca toplumu yeniden kalıba dökmeye, bu kadar büyük bir yapının temellerini değiştirmeye kalkmak,...

Dr. Bedri Ruhselman

Neo Spiritüalizm’in kurucusu Dr. Bedri Ruhselman, 1898’de İstanbul'da doğdu. Tıp öğreniminin dördüncü yılında, müzikle ilgilendi, Tıbbiye’den ayrıldı. Prag konservatuvarına girdi, keman virtüözü oldu, yurda dönünce, önce okullarda müzik öğretmenliği yaptı, sonra da, yarı kalan tıp öğrenimini tamamlamak üzere tekrar Tıbbiye’ye girdi, Tıp Doktorluğu ünvanını kazandı. Tıp doktorluğu ünvanını...

Trans ve Tarihçesi

G. Lapasade’nin çok zor bir çalışma olan bu denemesi fizik ve fizik üstü arasında mevcut olan ilişkinin pek küçük bir kesitinden söz etmektedir. Kitapta trans hakkında genel bir malumat verildikten sonra sıra ile iki tür trans biçiminden söz edilmektedir. Bunlardan birincisi “Şaman tipi trans; ikincisi de trans’ın...