Seri Katillerde 3 Tipik Davranış

Seri katilleri (patolojik olarak) incelediğinizde çocukluklarına ait bazı ortak (tipik) davranışları görebilirsiniz. Bu davranışlar genelde diğer normal seyirdeki insanlarda da vuku bulan şeyler ancak burada önemli bir fark var, o da “bu davranışların sürekliliği…”

Seri katillerdeki bu istikrar diğer insanlardan onları ayırıyor. Onlar hiçbir zaman sürprizlerle dolu değillerdir. Bu cümlenin açılımı şu: Seri katil ergenlikte dahi altına işeyebilir, bir binayı ya da mahalleyi yakabilir, hayvanlara işkencede bulunabilir. Bir seri katilin hayatı tek düzedir, genelde aynı davranış düzleminde sürüp gider.

Albert Fish. 1875 yılında babasının ölümünden sonra, kimsesiz çocukların bakıldığı bir çocuk bakımevine yerleştirilen Fish, yedi yaşına kadar kaldığı bu kuruma uyum sağlayamadığı için ruhsal yapısı bozuldu. Annesinin yanına cinsel istismara uğradıktan sonra aşırı baş ağrılarından yakınan Albert Fish, lise öğreniminin ardından bir yandan gezip bir yandan geçici işlerde çalışmaya başladı. 1882 yılında eşcinsel eğilimleri ortaya çıktı. Küçük suçlara bulaşan Fish, 1910 yılında ilk kez cinayet işledi.

Küçük bir giriş yaptıktan sonra bahsi geçen ortak davranışları 3 ana başlıkta toplayabiliriz: Altını ıslatma, Kundakçılık ve Sadizm.

Altını Islatma
Her çocuk altını ıslatır. Ben de 10 yaşıma kadar altıma işedim, bu gayet normaldir ancak bu davranış ergenliğe kadar sürüyorsa anormaldir. Bu patolojik bulgu seri katillerin ortak noktalarındandır ve totale baktığınızda seri katillerin hemen hemen ½60’ı ergenliklerinde bile altlarını ıslatırlar. Bu davranışın altında taciz ve şiddetle yoğrulmuş bir çocukluk yatar.

Kundakçılık
Çok iyi hatırlıyorum, 7-8 yaşlarındayken bütün mahalleyi yakma planlarım vardı. Tabii daha sonra bu karanlık planımı rafa kaldırmak zorunda kaldım, çünkü büyüyordum. Seri katillerden ayrılan yanım da bu sanırım. Onların kibrit ile imtihanları benimki gibi küçük yaşlara rastlar ancak onlar bunu bir hobi olarak görürler ve alevlerin içinde çığlık atan insanları izlemek büyük bir zevktir onlar için. Ben burada onlardan ayrılıyorum.

Kundakçılık zarar verme içgüdüsüyle eş zamanlı çalışır ve birçok seri katilde de vuku bulmuştur. Aslında durumu en iyi şu cümle özetler: Kibrit ve seri katil ayrılmaz bir ikilidir. Örneğin; Henry Lee Lucas ve aptal suç ortağı Ottis, çocukluklarının geçtiği mahallede bir evi yakmışlardır. Carl Panzram ise çocukluğunda kaldığı ıslah evini ateşe vermiş ve yaklaşık 100.000 $’lık hasara sebep olmuştur. Bu tarz örnekler daha da çoğaltılabilir.

Sadizm
Diğer insanlara zarar verme eğiliminin bir diğer sonucu da Sadizm’dir. Seri katillerde çokça rastlanan “hayvanlara işkence” ve “tecavüz” yine bu sadizmin uzantılarıdır.

Peter Kurten
Peter Kurten

Örneğin; Peter Kurten koyunlarla cinsel ilişkiye girmeye bayılıyordu, bunu keşfettiğinde sadece 13 yaşındaydı. Jeffrey Dahmer ise hayvan leşlerini toplardı ve biriktirirdi. Katil Çift’lerden Ian Brady yaşadığı apartmandaki kedileri pencereden atarak onları düşerken izlemeyi severdi. Sosyopatların kedilerle olan bu ilişkisi bayağı manidardır çünkü işkence hayvanı genelde kedidir ve bu davranış seri katiller arasında popülerdir.

Ian Brady
Ian Brady

Seri katillerin klişeleşmiş olan ortak davranışlarından bahsettik ancak bu şu demek değildir, bu davranışları sergileyen bütün çocuklar birer seri katil adayıdır,  tabi ki bu genelleme büyük bir yanılgıdır. Yazıdaki amaç, suç bilimcilerinde desteklediği gibi genel bir seri katil tipolojisi çizebilmektir.

 

Can Murat Demir

Yararlanılan Eser: Hrold Schechter, David Everitt; A’dan Z’ye Seri Katiller Ansikolpedisi, 3. Baskı 2206

Seri katillerle ilgili diğer dosyalar için bknz:
Seri Katiller Neyle Beslenir?
Karındeşen Jack’in Polise Gönderdiği Mektup
Seri Katiller ve Sıradışı Psikolojiler 

Editör (CMD)
Editör (CMD)http://www.felsefehayat.net
Yazılarını Mavi Melek Edebiyat Topluluğu, Düşünbil gibi dergilerde yayınlama fırsatı buldu. FOL Kitap öncülüğünde bazı kitapların hazırlanmasında görev aldı. Bu kitaplardan bazıları "Sorunsallıkta Yaşamak", Jan Patočka, Plotinos, "Tanrı, Ruh ve Mit", Henri Bergson. 2009 yılından bu yana felsefehayat.net'in (kurucu) editörlüğünü sürdürmektedir.

POPÜLER BAŞLIKLAR

3 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

DİĞER YAZILAR

REKLAM

Dahası - Ötekiler - BAŞKASI

Felsefeyle Titreşen Şiir

Şiir felsefesiz de yazılır. Nasıl, yaşanıyorsa yaşam, felsefeye değmeden. Şiirin şiir olarak değerini göstermez, felsefeden beslenişi ya da yoksun kalışı. Felsefe, Batıda, üç bin...

Arınma Odası

Şiirsel üst erkekliğimi ayaklandıran bu dişi, her gece beni içine alıyordu. Hem tecavüz, hem de aşk bir aradaydı. Keskinlik yoktu, sadece iki tenin arasında...

Sonsuzluğun Metafiziği: Doğa

Doğa, estetik bir kurtuluşun anahtarı, sanatın kaynağı, insan varoluşunun dingin bir yoldaşıdır. Doğa, her şeye rağmen vardır. Size rağmen, sizden harici olarak hep var olacaktır....

Saflığın Seni Bulması

Kopan varlığa laf geçmez, artık o senin değildir. Gücünü toplayıp bir daha döndüğünde, yokluk tek tesellidir. Böyle anlarda ne yapmalı? Cevap: İçinizin boşaldığını ve anlık bir...

Aşk Tanrıyı Utandırdı

Herkeste sahte iman sahte güman, Dedikü ben severüm melaikeüm Dedi ben severüm aşk temizdür yarim benüm, Derdi nale çekünce yırttı kefen gitti kerem Koşti koldan kola yardan yare...

Yolcu

Yürüyordu... Ayağının altında ezilen çimlerin çığlıklarını duyuyordu, toprağın soğuk nefesi ruhunu üşütüyordu, gecenin karanlığında yürüyordu “O”... Kanserli ciğerleri onu nefes almakta zorluyordu, her nefes alışında yaşamadığını...

Metal Müzik ve Aşk Fenomeni

Aşk nedir? Tanımlanabilir mi? Metal müzik aşkı nasıl niteler? … Eğer müzik akla ve duygunun üst katlarına seslenmemiş olsaydı ona sanat diyemezdik, onu basit gösteri danslarının estetik katına...

Ölmek Özgürlüğü

Filozofluk yapmak kuşku duymaktır derler, öyleyse benim için saçmalamak, aklına eseni söylemek, daha zorlu bir nedenle, kuşkulanmak olmalıdır. Çünkü araştırmak, çözüm getirmekse kürsü başkanının...

Bu Gece

bu gece hissetmiyordum hayatı... bu gece özlemeye adanmıştı. uzakları özlemeye anlatılamayan şeyleri anlatmayı özlemeye... belki de en çok da kendini özlemeye... insanların arasından biraz sıyrılıyorum bu gece, bu kalabalıktan... kendime...